30 Ağustos Zafer Bayramına Doğru; Savaşlar, Yangınlar ve Salgınlar

KİŞİ KÖRSE GÜNEŞİN SUÇU NE?

26 Ağustos. Büyük Taarruzun başlangıcı. Nihayet tüm düşmanları Allah’ın izniyle önümüze katmış ve denize doğru ilerlediğimiz günlerden bu günlere ah neler geldi geçti neler? Neredeyse bir asır zaman geçti ama hala acısı dün gibi kalbimizde. 100 senelik bir zaman akıllanmak için yetmez mi? Vakti zamanında Amerikan mandası isteyen zihniyetler hala iş başındayken ABD emperyalizminin şekerle kaplı zehirli elmalı şekerinin ne kadar öldürücü olduğunu nasıl anlatacaksın ki? Geçmişte yaşananlardan ders almak şöyle dursun Amerikan Demokrasisine kanmaya hevesli körlere güneşten bahsetmenin ne faydası var?

SAVAŞLAR, YANGINLAR VE SALGINLAR

Dünyayı savaşlar, yangınlar ve salgınlarla vuruyorlar. Bu işlerin sorumluları kim? Bu soruya cevap yok. Cevap vermesi gereken yetkililer, makamlarda oturanlar sus pus. Susmak da nedir? Onaylamak değil mi? Eğer susarsan sen de o işe ortaksın. Gerçi konuşsak da ne elde ediyoruz? İbrahim’in yangınına su taşıyan güvercin misali “Maksat safımız belli olsun” diyoruz ya artık Allah kabul etsin, YA HAK! Halkın pet şişelerle itfaiye araçlarını doldurmaya çalışması gibi halimiz. Ne içler acısı değil mi? Boş verin yangın uçağını, anlaşıldı ki Orman vs.sinin itfaiye aracına koyacak suyu yok ve su olsa da suyu koyacak itfaiyesi yok. Peki şimdi bu işleri barışta yapması gerekip de yapmamış görevini ihmal etmiş kişilere hesap sorulacak mı? Yangının sebebi PKK gibi terör örgütleriymiş, hava sıcaklığındaki artışmış, uzaydan lazerle yakılmış ve daha neler neler. Kardeşim mazeret sonucu değiştirmiyor. Onlar suçlular ama ya sen? Neden bu suçluları önceden düşünüp de bunlara karşı tedbirini almadın?

AFGANİSTAN DÜZELİR Mİ?

Yangınlar olurken aynı zamanda da dört bir yanımızı savaşlar sarmış durumda. Afganistan neresi Türkiye neresi? Bize ne demek mi lazım? Hayır aslında aramızda kilometreler var ama maalesef Afgan göçmenler işte kapımızda. Suriyeli göçmenleri henüz sindirememişken şimdi de Afgan göçmenler geldi. Atsan atılmaz, satsan satılmaz. El mahkum insanlık hatırına kapıyı açacağız. Böylece tarih tekerrür edecek ve bitleri kanlanan Afganlar da aynı Suriyeliler gibi başımıza bela olacaklar. Acaba diyorum kapalı kapılar ardında Türkiye’nin başına bir çorap mı örüyorlar? Bakalım zamanla göreceğiz. Şimdilik sabır ve Taliban için dua edeceğiz. Afganistan düzelir mi düzelmez mi bilmem ama düzelse iyi olur yoksa biz bozulacağız. Taliban işi düzeltir ve artık Amerika’nın Talibanı olursa ve Afganistan’da cocacola sattırırsa inşaallah biz de Afgan göçmenleri BELKİ geri gönderebiliriz.

AŞILARINIZI OLDUNUZ MU?

Yoksa siz de aşılandıramadıklarımızdan mısınz? Tekerleme gibi oldu ama artık aşınızı olmanız yasal bir zorunluluk. İster sevin ister sevmeyin bu aşıyı olacaksınız. Aşıda zorlama yoktur. Sadece aşısını olmayan işine gidemez. Artık neresinden bakarsan bak fark etmez. Sonuçta aşını yaptıracaksın. Etrafta o kadar bilgi kirliliği var ki yok aşı ile bizi kısırlaştırıyorlarMIŞ, DNA’larımızı değiştiriyorlarMIŞ, içimize çip takıyorlarMIŞ, mış, miş, muş. Hangisine inanacağımızı şaşırdık. Bir prof olun diyor, bir prof olmayın diyor. Bu nasıl bir toplumsal karmaşadır ki birbirimize olan güvenimiz sarsılıyor? Asıl amaçta bu olsa gerek. Toplumda güven ortamını yok etmek. Sonuçta bilim adamlarına, devletime güvendim ve gittim ya Allah Bismillah diyerek aşımı oldum. Darısı olmayanlara.

İyi ve güzel günler bizim olsun. Hepinize sağlıklı, huzurlu ve temiz bir hayat diliyorum. 30 Ağustos Zafer Bayramına yaklaşırken “ZAFER BİZİMLE OLSUN” Sevgilerimle.

Kudret Uğurlu Eminsoy

Kudret Uğurlu Eminsoy

Emekli Binbaşı İlahiyatçı Öğretmen Yazar

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir