38. Ders Arapça Öğreniyorum | Ayrık Nesne Zamirleri – Mansûb Munfasıl Zamirler

Ayrık nesne zamirleri (mansûb munfasıl zamirler) nasb durumunda olan bir ismin yerine kullanılan zamirlerdir. Bu zamirler, bitişik nesne zamirlerinin (mansûb muttasıl zamirler) başına iyyâ ( إيّا ) ön eki getirilmiş hâlidir. Aşağıdaki tabloda bu zamirleri inceleyelim.

Örnek: (Allah Ali’yi bana bağışladı) . وَهَبَني اللهُ عَلِيًّا

Bu cümlede iki mef‘ûlun bih vardır. Birisi fiile bitişik nesne zamiri olan mutekellim yâ’sı ( ي), diğeri ise Ali ( عَلِيًّا )’dir. Ali’nin yerine zamir kullanmak istersek, bu zamir ayrık nesne zamiri ( إيّاهُ ) olmak zorundadır. Çünkü fiile bitişik bir nesne zamiri vardır, fiile ikinci bir nesne zamirinin bitişmesi mümkün değildir.

Dolayısıyla cümle şöyle olacaktır: . وَهَبَني اللهُ إيّاهُ – Allah onu bana bağışladı. “Allah” lafzını “mubteda” yaparak başa alırsak, o zaman cümle şöyle olacaktır: اللهُ وَهَبَني إيّاهُ.

Ayrık nesne zamirleri cümle başında kullanıldığı zaman vurguyu üzerine çekip yalnız, ancak anlamı da kazanırlar. Şimdi örnek cümlelerle bunları daha iyi kavrayalım.

(Sana ibadet ederiz yâ Rabbi.) . نَعْبُدُكَ يا ربِّ

Bu cümlede mef‘ûlun bih olan bitişik nesne zamiri ( كَ)’yi fiilin sonundan alıp ayrık nesne zamiri halinde cümle başında kullandığımızda, cümle ( إيّاكَ نعَْبُدُ يا ربِّ ) biçimini alır ve anlamı da “Yalnızca sana ibadet ederiz yâ Rabbi” şekline dönüşür.

Şimdiye değin öğrenmiş olduğumuz bilgiler çerçevesinde “Yalnız sana ibadet ederiz – إيّاكَ نعَْبُدُ ” cümlesinin i‘râbını yapabiliriz:

إيّاكَ : Öne geçmiş (mukaddem) mef‘ûlun bih, mahallen mansûb, çünkü zamir (ayrık nesne zamiri).
نَعْبُدُ : Muzâri fiil, birinci şahıs, çoğul, fâ‘ili gizli zamir ( .(نَْنُ

(Allah onları bana bağışladı.) . وَهَبَنِ اللهُ إيّاهُمْ

وَهَبَ : وَهَبَنِ , Mâzî fiil, üçüncü şahıs, tekil, eril; ن , kaynaştırma nûn’u veya fiilin sonundaki fetha harekesini korumaya yaradığı için koruyucu nûn (nûn-u vikâye); ي , mef‘ûlun bih, mahallen mansûb, çünkü zamir (bitişik nesne zamiri).
اللهُ : Fâ‘il, merfû, ref alâmeti sondaki damme.
إيّاهُمْ : Mef‘ûlun bih, mahallen mansûb, çünkü zamir (ayrık nesne zamiri).

(Bakan konferansta yalnız seni övdü.) . إيّاكَ مَدَحَ الوَزيرُ في المؤُْتََرِ

إيّاكَ : Öne geçmiş (mukaddem) mef‘ûlun bih, mahallen mansûb, çünkü zamir (ayrık nesne zamiri).
مَدحَ : Mazî fiil, üçüncü şahıs, tekil, eril.
الوَزيرُ : Fâ‘il, merfû, ref alâmeti sondaki damme.
في : Harf-i cer
المؤُْتََرِ : Mecrûr, cer alâmeti sondaki kesra.

Sevgi Paylaştıkça Artar
Kudret Uğurlu Eminsoy

Kudret Uğurlu Eminsoy

Emekli Binbaşı İlahiyatçı Öğretmen Yazar

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir