36. Ders Arapça Öğreniyorum Arapça’da Emir Kipi | Emr-i Hazır – Nehy-i Hazır

Arapçada emir kipi, Türkçedekinden farklı olarak, emrin olumlu ve olumsuz oluşuna göre ikiye ayrılır. Olumlu emir “emir”, olumsuz emir ise “nehiy” olarak adlandırılır. Ayrıca Türkçede dilek istek kipi olarak adlandırdığımız üçüncü şahıslara yönelik zaman kipi Arapçada yine olumlu veya olumsuz oluşuna bağlı olarak “emir” ve “nehiy” biçiminde adlandırılır. Bu yüzden emre veya nehye muhatap kişinin durumuna bağlı olarak Arapçada emir kipi; emr-i hâzır, nehy-i hâzır, emr-i gâ’ib, nehy-i gâ’ib biçiminde dört gruba ayrılır.

Emr-i Hâzır

Emr-i hâzır, ikinci şahıslara, yani karşımızdakine dönük emir kipidir. Bu bakımdan Türkçede “emir kipi” olarak adlandırılan kipin tam karşılığıdır. Türkçede fiilin mastar ekinden arınmış hâli emir kipini oluştururken (git-mek: git, gibi), Arapçada sülâsî fiillerde emr-i hâzır kipi, fiilin ilgili şahsa ait muzâri çekiminden elde edilir. Dolayısıyla emr-i hâzır için şu ayrık özne zamirlerine ait muzâri fiiller kullanılmaktadır:

أنْتَ، أنْتُما، أنتُم

أنْتِ، أنْتُما، أنْتُ

Arapçada sülâsî bir fiilden emr-i hâzır elde etmek için şu yol izlenir:

  1. Fiilin, ilgili şahsa ait muzârisi alınır. (Biz burada ikinci tekil eril şahsa yönelik emr-i hazır kipini bulalım. Fiilimiz 1كَتَبَ . kalıptan olduğu için muzârisi يَكْتُبُ dur. Burada ilgili şahsın muzârisi أنْتَ تَكْتُبُ dur.)
  2. Fiilin başındaki muzâraat harfi atılır.(Bu durumda fiilimizin başındaki ت muzâraat harfini atıyoruz ve geriye كْتُبُ kısmı kalıyor.)
  3. Baştaki muzâraat harfini attıktan sonra ardından gelen harf okunmuyorsa, yani sükûn ile harekeliyse:
  4. Bu harfi okuyabilmek için fiilin başına bir elif harfi getirilir. Bu elifi harekelemek için aynu’lfiilin harekesine bakılır. Aynu’l-fiil damme ile harekeliyse elif damme ile; damme ile harekeli değil ise elif kesra ile harekelenir.
  5. Muzâraat harfini attıktan sonra ardından gelen harf okunabiliyorsa, yani harekeliyse başa elif getirilmez.
  6. Son olarak fiilimizin sonu cezm edilir:

Bu sonucu, emr-i hâzır kipinin çekim biçimi olarak şu şekilde düzenleyebiliriz:

Bir fiilin emr-i hâzırını doğru olarak bulabilmek için o fiilin aynu’l-fiilinin muzârideki harekesini, bir başka ifadeyle hangi kalıptan olduğunu bilmemiz gerektiğini de unutmayalım. Örneğin,

جَلَسَ“ fiili ikinci kalıptandır. Emr-i hâzır çekimini yapınız?” şeklinde bir soru ile karşılaştığımızda ilk olarak fiilimizi muzâriye çevirecek, daha sonra ilgili şahsın muzârisini alacağız. Burada جَلَسَ fiilinin muzârisi يَجْلِسُ , ilgili şahsın muzârisi ise أنْتَ تَْلِسُ sen oturuyorsun’dur. Buradan –otur anlamında emr-i hâzır elde etmek için fiilin başındaki muzâraat harfini atıyoruz. Kalan kısmı “cim”in sükûn ile harekeli olması dolayısıyla okuyamadığımız için fiilin başına bir elif getiriyoruz. Elifi harekelerken aynu’l-fiilin harekesine bakıyoruz. Burada aynu’l-fiilimizin harekesi damme olmadığı için elifi kesra ile harekeliyoruz. Son olarak fiilimizin sonunu cezm ediyoruz ve اِجْلِسْ emir fiilini elde ediyoruz.

Şimdi de 3. kalıptan bir fiil olan ( فَتَحَ – açtı ) fiilinin emr-i hâzırını bularak çekelim. Fiilimiz 3. Kalıptan olduğu için muzâride aynu’l-fiilin harekesi fethadır:

 

 

Burada elifi harekelemek için aynu’l-fiilin harekesine baktık. Damme olmadığını görünce elifi kesra ile harekeledik. Sülâsî fiillerin emr-i hâzır kiplerinde elifin hiçbir zaman fetha ile harekelenmeyeceğini unutmuyoruz.

Şimdi de emr-i hâzır ile başlayan bir fiil cümlesinin i‘râbını yapalım:

(Bize yemek pişirin!) ! اُطْبُخْنَ الطّعامَ لَنا

اُطْبُخْنَ : Emr-i hâzır, fâ‘ili bitişik zamir olan nûn-u nisve ( ن) . Buradaki nûn, zamir olduğu için hiçbir zaman düşmez.

الطّعامَ : Mef‘ûlun bih, mansûb, nasb alâmeti sondaki fetha.

لِ : لَنا : Harf-i cer, نا : mahallen mecrûr, çünkü zamir.

Nehy-i Hâzır

Nehiy sözcüğü Arapçada yasaklama anlamındadır. Nehy-i hâzır, ikinci şahsa yönelik olumsuz emir demektir. İlgili şahsa ait muzâri fiilin başına nehiy lâ’sı ) لا الناهية lâ en-nâhiye( getirilerek yapılır. Nehiy lâ’sı, başına geldiği muzâri fiili cezm eder, nehiy lâ’sı ile nefiy lâ’sını birbirinden ayıran tek özellik de budur. Nefiy lâ’sı, hatırlanacağı üzere, başına geldiği muzâri fiilin i‘râbında hiçbir değişiklik yapmayıp sadece anlamı olumsuza çevirirken, nehiy lâ’sı başına geldiği muzâri fiili cezm eder ve anlamı olumsuz emre çevirir.

Şimdi de nehy-i hâzırla kurulan bir cümlenin i‘râbını yapalım.

(Eve girme!) ! لا تدْخُلْ إلى البَيْتِ

لا : Lâ en-nâhiye, muzâri fiilin başına gelir, onu cezm eder ve anlamını olumsuz emre çevirir.

تَدْخُلْ : Muzâri fiil, ikinci şahıs, tekil, eril, başındaki lâ en-nâhiye’den dolayı meczûm, cezm alâmeti sükûn, fâ‘ili gizli zamir ( .(أَنْتَ

إلى : Harf-i cer

البَيْتِ : Mecrûr, cer alâmeti sondaki kesra.

(Bahçeye gitmeyin!) ! لا تَذْهَبوا إلى الحديقة

لا : Lâ en-nâhiye, muzâri fiilin başına gelir, onu cezm eder ve anlamını olumsuz emre çevirir.

تَذْهَبوا : Muzâri fiil, ikinci şahıs, çoğul, eril, başındaki lâ en-nâhiye’den dolayı meczûm, cezm alâmeti nûn harfinin düşürülmesi (hazfu’n-nûn), fâ‘ili bitişik zamir olan vâvu’l- cemâ‘a ( .(و

إلى : Harf-i cer

الحديقةِ : Mecrûr, cer alâmeti sondaki kesra.

Sevgi Paylaştıkça Artar
Kudret Uğurlu Eminsoy

Kudret Uğurlu Eminsoy

Emekli Binbaşı İlahiyatçı Öğretmen Yazar

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir