35. Ders Arapça Öğreniyorum | Fiillerde Olumsuzluk – Cezm Alametleri – 2. Bölüm

Cezm, isimlerle ilgili bir kavram olmayıp, sadece fiillerle ilgili bir kavramdır ve fiillerin de son harfinin harekeleri veya son ekleriyle alakalıdır. Cezm veya Türkçe kullanımıyla “cezim”, şu şekilde tanımlanabilir: “Bir fiilin sonunun ‘sükûn’ ile harekelenmesi veya ‘sükûn’ harekesinin yerine geçecek başka bir alâmeti barındırması durumudur”. Üzerinde cezm alâmeti barındıran fiile “meczûm” (yani cezm edilmiş, cezimli) denir. Her fiil kipi için cezm söz konusu değildir; başında cezm edatı bulunan muzâri fiiller, emir veya nehiy kipine dönüşen muzâri fiiller meczûmdurlar. Dolayısıyla sadece muzâri fiiller cezm edilebilirler, mâzî fiil için veya gelecek zaman kipi için cezim söz konusu değildir.

Çekim biçimini daha önce görmüş olduğumuz muzâri fiil, aslında “merfû” haldeki muzâri fiildir. Merfû haldeki bu muzâri fiil, başında bir cezm edatı kullanıldığında veya emir ya da nehiy kipine dönüştürüldüğünde aşağıdaki işlemlerden biri ile meczûm yapılır. Başka bir deyişle, aşağıdaki işlemler, bir muzâri fiilin cezm edilmiş olduğunun göstergeleri, alâmetleridir:

1. Muzâri fiilin son harfinin damme harekesinin sükûna çevrilmesi:

Bildiğiniz gibi bir muzâri fiilin 3. tekil şahıs eril ve dişil, 2. tekil şahıs eril ve 1. tekil ve 1. çoğul şahıs yapıları sonlarına ek almazlar, son harflerinin harekeleri damme’dir. Aslında bu damme, fiilin merfû oluşunun alâmetidir ve “sükûn” harekesine dönüştüğünde fiil meczûm olmuş olur. Fiilin cezm edilmiş olduğunun alâmeti, yani cezm alâmeti, damme harekesinin sükûna dönüşmüş olmasıdır. Ama biz kısaca, cezm alâmeti “sükûn” deriz. Şimdi bunu, ilgili muzâri fiil yapılarının başına bir cezm edatı, mesela ) لَمْ ) getirerek örneklendirelim.

هو يَكْتُبُ ← هو لَمْ يَكْتُبْ
هي تَكْتُبُ ← هي لَمْ تَكْتُبْ
أنتَ تَكْتُبُ ← أنتَ لَمْ تَكْتُبْ
أنا أَكْتُبُ ← أنا لَمْ أَكْتُبْ
نحن نَكْتُبُ ← نحن لَمْ نَكْتُبْ

Dikkat edileceği üzere, yukarıdaki örneklerde damme ile merfû olan muzâri fiiller, bir cezm edatı olan لَمْ) ) dolayısıyla meczûm oldular. Bu örneklerde meczûm fiillerin cezm alâmetleri, sonlarındaki damme harekesinin “sükûn”a dönüşmüş olmasıdır; kısaca “sükûn”dur.

2. Merfû hâldeki muzâri fiilin sonunda bulunan ( ِين( )ون( )ان ) eklerindeki nûn’ların düşürülmesi.

Üçüncü ikil eril ve dişil şahıslarda, 3. ve 2. çoğul eril şahıslarda ve 2. tekil dişil şahısta fiilin sonuna gelen eklerdeki nûn’ların varlığı ref alâmeti iken, düşürülmesi cezm alâmetidir. Şunu da unutmayalım ki, eril çoğullarda düşürülen nûn harfinin yerine vâv’lardan sonra mutlaka bir elif harfi getirilir. Şimdi bunları yine muzâri fiilin ilgili yapılarını ) لَمْ ) ile kullanarak örneklendirelim.

هما يَكْتُبَانِ ← هما لَمْ يَكْتُبَا
هما تَكْتُبَانِ ← هما لَمْ تَكْتُبَا
أنتِ تَكْتُبِينَ ← أنتِ لَمْ تَكْتُبِ
أنتما تَكْتُبَانِ ← أنتما لَمْ تَكْتُبَا
هم يَكْتُبُونَ ← هم لَمْ يَكْتُبُوا
أنتم تَكْتُبُونَ ← أنتم لَمْ تَكْتُبُوا

Dikkat edileceği üzere, yukarıdaki örneklerde nûn’ların varlığı ile merfû olan muzâri fiiller, bir cezm edatı olan ( لَمْ ) dolayısıyla meczûm oldular. Bu örneklerde meczûm fiillerin cezm alâmetleri, sonlarındaki nûn’ların düşmüş olmasıdır (hazfu’n-nûn veya sukûtu’n-nûn).
Fiilin 3. ve 2. çoğul eril formlarında nûn’ların düşürülmesinden sonra yerlerine elif getirilmiş olduğunu fark etmiş olmalıyız.

Not: Muzâri fiilin 3. ve 2. çoğul şahıs dişil formlarındaki nûn’lar (nûnu’n-nisve’ler) fiile bitişik özne zamiri olmaları dolayısıyla hiçbir zaman düşmezler, her durumda varlıklarını muhafaza ederler. Örnek:

هُنّ يَكْتُبَْ ← هُنّ لَمْ يَكْتُبَْ
أنتُّ تَكْتُبَْ ← أنتُّ لَمْ تَكْتُبَْ

Dikkat edileceği üzere yukarıdaki örneklerde muzâri fiilin başına bir cezm edatı olan ( لَمْ ) gelmesine rağmen, muzâri fiilin yapısında hiçbir değişiklik olmadı.

3. Muda‘‘af fiillerde şeddenin üstündeki damme harekesinin fethaya dönüştürülmesi.

Bilindiği üzere şedde harekesi tıpkı sükûn harekesi gibi harfin kendi sesini verir, ünsüzdür. Şedde ve sükûn işlevsel olarak aynı olduğundan birlikte bulunamazlar. Bu yüzden sâlim fiillerden farklı olarak, muda‘‘af fiillerin sonuna ek almayan muzâri formları (bunlar, 1. maddede de belirtildiği üzere muzâri fiilin 3. tekil eril ve dişil şahıs, 2. tekil eril şahıs ve 1. tekil ve 1. çoğul şahıs yapılarıdır) cezm edilirken, şeddenin üstündeki damme harekesi fetha harekesine dönüştürülür ve cezm alâmeti muda‘‘af fiilin ilgili formları için “fetha” olarak kabul edilir. Örnek:

هو يَُرُّ ← هو لَمْ يَُرَّ

4. Nâkıs ve lefîf fiillerde sondaki illetli harfin düşürülmesi.

Nâkıs ve lefîf fiillerin lâmu’l-fiilleri, yani son harfleri illetlidir. Bu fiillerin muzârilerinde illetli harfler sadece kendilerinden önceki harfin harekesini uzatan med harfleri konumundadırlar ve meczûm olacaklarında sondaki illetli harf düşürülür. Cezm alâmeti, illetli harfin düşürülmesi (hazf harfi’l-‘ille veya sukût harfi’l-‘ille)’dir. Örnek:

هو يَْشِي ← هو لَمْ يَْشِ
هو يَدْعُو ← هو لَمْ يَدْعُ

Her iki örnekte de, “lem” cezm edatından dolayı meczûm olan muzâri fiillerde cezm alâmeti illetli harfin düşürülmesidir, çünkü bu fiiller nâkıs fiillerdir.

هو يَرْوِي ← هو لَمْ يَرْوِ

Bu örnekte de, lefîf fiilin muzârisi “lem”den dolayı meczûmdur ve cezm alâmeti illetli harfin düşürülmesidir, çünkü lefîf fiildir.

Şimdi muzâri bir fiili ( لَمْ ) ile çekelim ve muzâri fiilin sonunda meydana gelen değişimi cezm alâmetleri yönünden inceleyelim:

Sevgi Paylaştıkça Artar
Kudret Uğurlu Eminsoy

Kudret Uğurlu Eminsoy

Emekli Binbaşı İlahiyatçı Öğretmen Yazar

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir