İzmir’de Deprem; Yine İhmal Yine Gözyaşı; Kentsel Dönüşüme Nasıl Başvurulur?

İzmir’de Deprem 2020

Ege Denizi’nde Sisam Adasının yakınlarında 6,6 şiddetinde meydana gelen deprem yine bizleri yasa boğdu. İzmir’in belirli bölgelerinde etkili olan deprem, pek çok binanın yıkılmasına sebep olurken, depremin denizde meydana gelmesi nedeniyle kıyı bölgelerinde de tsunami meydana geldi. Şu ana kadar 35 kişinin vefat ettiği depremde oldukça büyük çapta da maddi zarar ve hasar oluştu. Enkazlarda kurtarma çalışmaları halâ devam ediyor. Ölenlere Allah’tan rahmet ve geride kalan ailelerine de başsağlığı ve sabır diliyorum.

Yine İhmal ve Yine Gözyaşı

Büyük Marmara depremi olduğunda Adapazarı’ndaydım. O depremi yaşayanlardanım. Çok sözler söylendi. Neler yapılmalıydı? Bazıları hadisenin sıcak olduğu günlerde uygulanmaya başlansa da zaman geçtikçe yara kabuk bağladı ve olanlar unutuldu. Onca sözün özü depreme dayanıklı evler yapılmalıydı. Çünkü Türkiye genelde bir deprem bölgesiydi. Televizyonlarda ve gazetelerde ve neredeyse her yerde vatandaşlar uyarıldı. Şunu yapacaksınız, bunu yapacaksınız diye konuşmayan, yazmayan kalmadı. Devletimiz bu konularla ilgili yeni yasalar çıkardı. Eski evlerin yenilenmesi için planlar yapıldı. Bu konuda yardım paketleri çıkartıldı. Tüm bunları sağır sultan bile duydu. Genelde tüm uyarıların özeti şunlardı:

1- Ev yapılırken malzemeden çalınmamalı ve evin hakkı verilmeli

2- Evler dere yataklarına, fay hatlarına yapılmamalı

3- Eski evlerin depreme dayanıklılığı ölçtürülmeli ve görülen eksiklikler giderilmeli

4-Eski evler devletinde teşvik paketleriyle bankadan alınacak kredilerle yıkılıp depreme dayanıklı bina olarak yeniden yapılmalı

Şimdi soruyorum sizlere kaçımız evinin depreme dayanıklılığını ölçtürdü. Ölçüm sonunda eksikleri tamamladı. Eski evde oturanlardan kaçımız evlerini devletin yardımıyla yeniledi? Resmi rakamlara göre kentsel dönüşüm ile yenilen evlerin yüzdesi yaklaşık yüzde 50 civarlarında bulunuyor. Peki ya gerisi ne olacak?

İşleri her zaman devletten beklememelidir. Devlet daha ne yapsın? Kanunu çıkarmış, desteği veriyor. Ee artık sonrası da bize aittir. Bir zahmet ayağa kalkıp işe koyulmalı değil mi? Depremde, selde evin zarar görünce devlete el avuç açıp yardım edin diyorsun da evini dere yatağına yaparken devlete neden sormamıştın? Öyleyse bundan sonra yeter artık diyelim ve İzmir depremi vesilesiyle bir başlangıç yapalım. Ne mi yapalım? İşte onlar…

Kentsel Dönüşüm İstatistikleri

Elazığ’daki 6.8 şiddetindeki deprem gözleri kentsel dönüşüme çevirdi. 2012 yılında Başkan Recep Tayyip Erdoğan tarafından başlatılan dönüşüm hamlesiyle, Türkiye genelinde bugüne kadar 81 ilde 631 bin 723 riskli binanın 515 bin 813’ü yıkıldı. 2020 ocak ayı da hesaba katıldığında, yıkılan riskli bağımsız birim sayısı 520 bini buldu. 8 yılda 1 milyon 332 bin bağımsız birim dönüştü. İstanbul’da 338.641 bina tespit edildi, 272.361 konut dönüştü.

65 BİN KONUT

6.7 milyon riskli konutu dönüştürmek için gaza basan Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’nın hazırladığı 5 yıllık eylem planına göre, ülke genelinde acil dönüşmesi planlanan 1.5 milyon konut bulunuyor. Bu nedenle yılda 100 bini İstanbul’da olmak üzere 300 bin konutun ‘yerinde, gönüllü ve hızlı dönüşüm’ temel ilkeleri ışığında dönüşmesi planlanıyor. Bu kapsamda, İstanbul’da 65 ayrı alanda çalışmalar tam gaz devam ediyor. Bu çalışmaların 48’ini ilçe belediyeleri, 9’unu bakanlık, 8’ini ise özel sektör yürütüyor. Bu yıl, 25 bini İstanbul’da olmak üzere ülke genelinde toplamda 65 bin konutun dönüşümüne başlandı. İstanbul’da en büyük dönüşüm projeleri Esenler, Gaziosmanpaşa, Başakşehir ve Üsküdar’da hayata geçiyor. İstanbul dışında en büyük kentsel dönüşüm projeleri ise Ankara, Adana, Kayseri, Konya ve Samsun’da başlatıldı.

3.9 MİLYARLIK YARDIM

Hükümetin ana gündem maddesi olan kentsel dönüşüm kapsamında bugüne kadar 128 milyon liralık faiz desteği verildi. Dönüşüm kapsamında 767 milyon TL tutarında kamulaştırma yapıldı. 687 milyon TL riskli alan kira yardımı, 3.2 milyar riskli yapı kira yardımı olmak üzere yaklaşık toplam 3.9 milyar TL kira yardımı ödendi.

DÖNÜŞÜME NASIL BAŞVURULUR?

1-Binasını dönüştürmek isteyenlerin önce Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’na başvurarak ‘Risk Raporu’ alması gerek. Raporu bakanlığın belirlediği kamu ve özel sektörden lisans verilen kurumlar veriyor. Bu kurumlar bakanlığın internet sitesinden öğrenilebilir.

2-İkinci adım, dilekçe. Riskli binada hak sahibi olan bir kişi müracaatını dilekçe ile raporu veren kuruluşa yapmak durumunda. Rapor için sadece binanın tapusu yeterli. Müracaat sonrasında bekleme süresi başlıyor. Yaklaşık bir hafta sonra yetkili personel gelip gerekli olan tetkikleri yapıyor. Çalışma bir gün sürüyor. İnceleme sonucu 7-10 gün içinde çıkıyor.

3-Rapor, ‘Binanız sağlam’ ‘Yenilenmesi gerekiyor’ ‘Takviye güçlendirme gerekiyor’ şeklinde sonuçlanıyor. Sonuca göre kentsel dönüşüm süreci başlıyor.

Müteahhit seçimi nasıl yapılır?

Kentsel dönüşümde en önemli kısım bina için müteahhit seçimi. Projenin doğru ve eksiksiz gerçekleştirilmesi adına müteahhit seçimine çok dikkat edilmeli. Nelere dikkat edebilirsiniz?

-Müteahhidin Çevre ve Şehircilik Bakanlığı tarafından müteahhitlik lisansının bulunup bulunmadığına bakın.

-Önceki referanslarını başarıyla tamamlayıp tamamlamadığını kontrol edin.

-Binaya uygun ekipmanı var mı, inceleyin.

-Sermayesi bina için yeterli mi, bakın.

Hem kira yardımı hem kredi alınır mı?

Kentsel dönüşüme başladıktan sonra devletin verdiği teşviklerden yararlanabiliyorsunuz. Binada daire sahipleri için kentsel dönüşüm doğrultusunda kredi ve kira yardımından bir tanesi daire sahibinin uygunluğuna göre seçiliyor. Aynı anda bu iki yardım alınamıyor. Daire sahiplerinin alabileceği kentsel dönüşüm kredisi yalnızca riskli olan binanın yeniden yapılması ya da var olanın güçlendirilmesi için kullanılabilir. Kiracılar ise dönüşüm kredisiyle, daireyi boşaltırken geri ödemesiz taşınma yardımı alabilirler.

Anlaşma sağlanamazsa ne yapılır?

Kentsel dönüşüm kapsamındaki incelemeler sonucunda yeni binayı yapacak müteahhit ya da müteahhit firma, binanın yapım şekli ve paylaşımından kat maliklerinin 2/3’ü ile mutabakat sağladığı takdirde anlaşma sağlanmış olur. Fakat hakların adil olarak dağıtılmasına rağmen anlaşmaya yanaşmayan daire sahiplerinin, tebligat yoluyla apartman yönetim toplantısına gelmesi sağlanır. Toplantı sonucunda da anlaşmaya varılamaması durumunda kat maliklerinin sahip oldukları hisseler, kanuna uygun şekilde açık artırma yöntemiyle satılır. Satın alan çıkmaz ise devlet bu hisseleri kamulaştırır. Satışın evvelinde gayrimenkul değerleme uzmanı binanın değerini hesaplar. Bu değer üzerinden anlaşmaya varılamayan hissedarın satış işlemi için bakanlığa başvurulur.

Haydi iş başına! Evlerimizdeki eksiklikleri giderelim ve gözyaşına son verelim. Canımızdan tasarruf olmaz. Hele hele sevdiklerimizin canından hiç olmaz.

 

Sevgi Paylaştıkça Artar
Kudret Uğurlu Eminsoy

Kudret Uğurlu Eminsoy

Emekli Binbaşı İlahiyatçı Öğretmen Yazar

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir