Doğu Akdeniz’de Savaş Çıkar mı?

Doğu Akdeniz’deki olaylar bizi Yunanistan ile savaşa mı götürüyor? Bu soruya gerçekten hayır cevabı vermeyi çok isterdim. Ancak evet cevabı da veremiyorum. Çünkü her şey o kadar sinsi bir şekilde kurgulanmış ki geleceği görmek neredeyse imkansız. Dünyanın üzerinde kara bulutlar var. Her yerde karanlığın uşakları cirit atıyor. Peki bunlara karşılık Allah’ın askerleri nerede?
Devletleri insan karakterlerine benzetiyorum. Nasıl ki sizin malınızı zorla almak isteyen birisine karşı savunma yaparsınız, işte devletlerinde yapması gereken de aynen budur. Kişilerin saygınlığı onun ahlaki değerlerindedir. Devletlerinde kendine özgü bir ahlakı olmalıdır. Böylece milli ahlaki değeri olan bir devlet uluslararası platformlarda saygı görür.
İşte Doğu Akdeniz’e ben böyle bakıyorum. Akdeniz’de araştırma yapmak diğer devletler gibi bizim de en doğal hakkımızdır. Nimeti paylaşmayan ve bizim hakkımızı gasp ederek kendisinin olmasını isteyen hasetçi devletlere elbette taviz verilmemelidir. Hakkımızı sonuna kadar aramak hakkımızdır. Fakat tam da bu noktada şu soru aklıma geliyor. Hakkımızı nasıl aramalıyız?
Asker kökenli birisi olduğumdan çok iyi bilirim ki askeri çözümler çok can acıtır. Bu nedenle askeri alanda kahraman olmamızın yanında siyasi alanda da kahraman olmamız şarttır. Savaş alanında kazanıp da masada kaybettiğimiz çok tarihi hatıralarımız var. Unutmamalıdır ki akıl kaba kuvvetten daha kuvvetlidir. Bu nedenle askeri çözümler her şeyin bittiği yerde başlatılmalıdır. Başlatılırken de kesinlikle tereddüt edilmemeli ve Türk askerine güvenilmelidir. Demek ki öncelikle siyasi görüşmeler başlatılmalıdır. Akli çözümler üretilmelidir. Bir askeri harekatın maliyeti bizim için olduğu kadar karşı taraf için de karşılanabilecek boyutun çok çok üzerinde olduğu bilinmelidir. Yunanistan Türkiye’ye karşı bir askeri harekatın maliyetini kaldırabilecek kadar zengin bir ülke değildir. Bu demektir ki eğer bize karşı aptalca bir askeri harekat yaparsa, bunun ardında gizlice onları destekleyen güçler var demektir. İşte bu güçleri baştan yok ederseniz savaşı kimse göze alamaz.
Şöyle ki siyasi ortamlarda göstermelik hukuki mücadeleler resmi olarak yapılırken perde arkasında da gayri resmi siyasi, ekonomik anlaşmalar yapılarak şer odaklarının birleşme yolları kesilebilir. Sakın uluslararası yapılarda adalet aramaya filan kalkmamalıdır. Adalet arayacak kadar saf olmak sonumuzu getirir. Birleşmiş Milletler BM gibi kuruluşlar ancak güçlünün zayıfı nasıl sömüreceğinin planlarının yapıldığı şer yuvalarıdır. Akıllı davranmalı ve uyanıkça ittifaklar kurulmalıdır. Tüm bu çabalara rağmen yine de savaş isteniyorsa elbette ki biz dünden hazırız.
Ben ezelden beridir hür yaşadım, hür yaşarım.
Hangi çılgın bana zincir vuracakmış? Şaşarım!
Kükremiş sel gibiyim: Bendimi çiğner, aşarım;
Yırtarım dağları, enginlere sığmam taşarım.
Sevgi ışığınız, kalbiniz rehberiniz olsun.

Sevgi Paylaştıkça Artar
Kudret Uğurlu Eminsoy

Kudret Uğurlu Eminsoy

Emekli Binbaşı İlahiyatçı Öğretmen Yazar

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir