SON DAKİKA

kudretuğurlueminsoy

Mersin Tarsus’un Tarihi ve Turistik Yerleri

Mersin Tarsus’un Tarihi ve Turistik Yerleri
Bu haber 12 Temmuz 2020 - 12:35 'de eklendi ve 11 views kez görüntülendi.

1. St. Paul Kilisesi

St. Paul Kilisesi, İncil’de iki kez Tarsuslu olduğunu yinelenen, İsa’nın 12 havarisinden biri olan ve Hristiyanlığı yaymak uğruna pek çok mücadele veren St. Paul adına yapılmış bir 12. yüzyıl kilisesi. Bazı kaynaklarda, 1198’de bu kilisede Papa’nın elçisi I. Leon’u Ermeni kralı olarak taç giydirdiği anlatılıyor.

Aziz Paul Kilisesi, 460 metre alan üzerine dikdörtgen planlı tasarlanmış. Kemerli ana giriş kapısı ve yanlarda birer penceresi bulunan kilisenin sütun başlıkları korinth tarzda boyanmış. Zemini ise beyaz ve siyah mermer plakalarla kaplı olup dua edilen alanın önündeki üçgen form siyah ve beyaz mermerlerle vurgulanmış.

Tarsus-Aziz-Paul-Kilisesi

St. Paul Kilisesi

Kesme taşlardan yapılmış kilisenin, gri renkli granit sütunlarının antik çağdan kaldığı rivayet ediliyor. Tavanın merkezinde Hz. İsa, Doğu kısmında Yohannes ve Mattaios, batıda ise Marcos ve Lucas freskleri yer alıyor. Roma tarzı kalın ve yüksek duvarları olan kilise, 1415’te Ramazanoğlu Ahmet Bey tarafından onarılarak camiye çevrilmiş.

Tarsus’ta bugün müze olarak hizmet veren ve Hristiyanlar için çok değerli olan kilise tarih, kültür ve inanç turizminin Tarsus’taki merkezi konumunda olduğundan ilk görülmesi gereken yerlerden birisi.

2. Aziz Paul Kuyusu

Aziz Paul Kuyusu

St. Paul Kuyusu, Hristiyanlar için önemli bir ruhani merkez. Hristiyanlığın Batı Avrupa’ya yayılmasında büyük rol oynayan ve İncil’de ‘Müjdeleyici’ olarak ismi geçen St. Paul’un evinin yeri olarak kabul edilen bir avluda bulunuyor. St. Paul’un doğum yeri olarak bilinen ve Aziz Paul’a adanan yer, tarihte uzun kara yolculuklarıyla Avrupa’dan Kudüs’e hacı olmak için gidenlerin mola yeriydi.

Yaz-kış suyu hiç eksilmeyen kuyunun ağız taşı silindir şeklinde olmasına rağmen, asıl kuyu gövdesi kare biçiminde tasarlanmış. Derinliği 38 m olan kuyunun çapı ise 1.15 metre kadar. Aziz Paul Kuyusu, ülkemizin UNESCO Dünya Miras Listesine aday olarak gösterilen kültür varlıklarından birisi.

3. Tarsus Ulu Cami

tarsus görülecek yerler

Tarsus Ulu Camii

Tarsus Ulu Camii, 1579’de Ramazanoğlu beyi Piri Mehmet Paşa’nın oğlu İbrahim Bey tarafından yaptırılmış. Cami-i Kebir ya da Cami-i Nur diye adlandırılan Ulu Camii, yakın döneme kadar kentin merkezi konumundaydı. Bugün etrafındaki türbe ve imaret ile 1895’de eklenen saat kulesi ile büyük bir külliye görünümünü koruyor.

İnşaatında tümüyle kesme taş kullanılan, dikdörtgen planlı tek minareli camiye, kuzey yönünden, Memluk mimari özelliklerini taşıyan siyah-beyaz mermerlerle süslü taç kapıdan giriliyor. Klasik Osmanlı süsleme sanatının en iyi örneklerinden olan mermerden mihrap enfes. Caminin doğu duvarına bitişik türbede Hz. Şit, Hz. Lokman Hekim ve Halife Me’mun’un sandukaları Tarsus’un inanç turizmindeki yerini sağlamlaştırıyor.

4. Kırk Kaşık Bedesteni

kırk kaşık bedesteni

Kırk Kaşık Bedesteni

Kırk Kaşık Bedesteni, her dönemde hareketli ticari hayatı olan ve yolların kesişme noktasında bulunan Tarsus’ta, Ulu Cami’nin hemen yanı başında, Ramazanoğulları Beyliğinden Piri Paşanın oğlu İbrahim Bey tarafından 1579’da yaptırılmış.

Kuruluşunun ilk zamanlarında imarethane ve medrese olarak kullanılmışsa da cumhuriyetten sonra kapalı çarşı olarak kullanılmaya başlanmış. Yapının dış cephesinde bulunan kaşık süslemelerinden dolayı bu isimle anılıyor. Batı ve Doğu yönünde uzayan iki kapıdan girilen bedesten 21 oda ve bunları kaplayan 7 kubbeden oluşuyor.

Ulu Cami’nin hemen yanında yer alan Kırkkaşık Bedesteni, yöresel el sanatlarına ait seramik, ahşap, bakır, gümüş, deri, dokuma turistik hediyelik ürünler olmak üzere, yöresel damak tatlarının sunulduğu, kent tarihinin, toplumsal ve kültürel yaşamının anlatıldığı çeşitli yayınların sergilenip satıldığı bir çarşı görünümünde. Tarsus gezisinde hediyelik eşya ve hatıra alınacak yerlerin en iyisi.

5. Kleopatra Kapısı

Tarsus-Gezilecek-Yerler-Kleopatra-Kapisi

Kleopatra Kapısı, Tarsus’un hemen girişinde yer alan ve Deniz Kapısı olarak da bilinen tarihi bir kapı. Bugün denizden içeride olan Tarsus bir zamanlar büyük bir liman kentiydi. Mısır’ın ünlü Kraliçesi Kleopatra’nın denizden kayıklarla gelip, bu kapıdan şehre girerek Romalı General Antonius ile Tarsus’ta buluştuğu söyleniyor.

Yapılış dönemi konusunda kesin bir bilgi bulunmamakla birlikte, kullanılan malzemeye göre Bizans dönemi sonları veya Abbasi devrinde tekrar yapıldığı düşünülüyor. Kleopatra Kapısı, Bizans döneminde kentin çevresini saran surların geçiş kapılarından biriydi. Evliya Çelebi’nin Seyahatname’sinde de adı geçen kapı, Horasan harcı kullanılarak, at nalı şeklinde inşa edilmiş.

Tarsus’un surlarından geriye kalan tek ve şehrin batı önüne açılan ana kapısı, Restore edilerek aslından oldukça farklı bir yapıya büründürüldü. Kleopatra Kapısı’nın yüksekliği 8.50 m, genişliği ise 5.60 metre.

6. Danyal Peygamberin Mezarı ve Makam Cami

Makami-Danyal-Kabri

Danyal Peygamberin Mezarı ve Makam Cami, Türkiye’deki tek peygamber kabri olan ve Musevi, Hıristiyan ve Müslümanlar tarafından peygamber olarak kabul edilen Danyal’ın naaşının bulunduğu mezar yapısı. Mezar ve yanı başındaki cami inanç turizmiyle öne çıkan Tarsus’un en önemli yapılarından biri.

Dikdörtgen planlı, tonozlu ve kemerli bir yapı olan caminin doğusunda yer alan mezarlık, peygamberin na’şının çalınmaması amacıyla Hz. Ömer’in emri ile Berdan Nehrinden gelen ufak bir çayın suyu geçirilerek yapılmış. Böylece naaş caminin arka ve alt kısımlarında suyun giriş yerinde bulunan kalın mazgal demirleri altına defnedilmiş.

7. Şahmeran Hamamı

Şahmeran Hamamı

Şahmeran Hamamı, yılanların şahı olarak bilinen insan başlı, yılan gövdeli efsanevi Şahmeran‘ın öldürüldüğü söylenen yer. Hamam, Tarsus ilçe merkezinde Vakıf İşhanı’nın hemen yanında yer alıyor.

Romalılardan kalma bir temel üzerine Ramazanoğulları tarafından yaptırılmış hamam, mimari planı ve ölçüleri bakımından bir Türk hamamının özelliklerini taşıyor. 4 eyvanlı yapı, sıcaklık ve halvet kısımlarından oluşan hamam, restore edilerek hizmete tekrar sunulmuş.

Giriş kapısı üzerinde yer alan kitabesinde Mahmut Paşa Vakfına ait olduğu ve 1873’te Mir Mahmut Galip tarafından onarıldığı yazılı olsa da hamam tarihte çok kez onarım görmüş. Uzun bir süre kullanılmayan hamam, 1990’da tekrar onarılarak hizmet vermeye başlamış.

8. Antik Yol

Antik-Yol-Tarsus

Antik Yol, Tarsus ilçe merkezinde 1993’te otopark yapımı esnasında gün yüzüne çıkan, Roma döneminden kalan bir yol. Poligonal teknikle yerleştirilmiş bazalt taşlardan oluşan 60 metrelik yolun en önemli özelliği ise halen kullanılır durumda olan kanalizasyon sistemi.

Tarsus Cumhuriyet Alanında yer alan antik yoldan geçenler arasında tarihin en ünlü isimleri olan Kleopatra, Cicero, St. Paul ve Hadrian yer alıyor. Şehrin en merkezi noktasında konumlanan Antik Yol ile ilgili bir arkeopark projesi bulunsa da yol, günümüzde bakımsız ve ziyarete kapalı.

9. Tarsus Şelalesi

Tarsus-Selalesi-Gezilecek-Yerler

Tarsus şelalesi

Tarsus Şelalesi, Berdan Çayı üzerinde, 15 metrelik bir mesafeden Roma döneminde nekropol alanına dökülen nefis bir şelale. Taşıdığı alüvyonlarla Çukurova deltasının ortaya çıkışında önemli rol oynayan Berdan Irmağı, Orta Torosların güneydoğu yamaçları olan Bolkar Dağlarından filizlenen derelerden alıyor.

Bizans İmparatoru Jüstinyen tarafından MS 500’lü yıllarda kenti su taşkınlarından korumak için çayın yatağının değiştirilmesiyle bugünkü şelale oluşmuş. Antik ismi Kydnos olan yerde çoğu tahrip olmuş konalemera olarak adlandırılan yapıya sahip kayalara oyulmuş Roma mezarları bulunuyor.

Yaklaşık 15 metre yükseklikteki kayalıklardan dökülen su, özellikle kış ve bahar aylarında karların erimesiyle en yoğun debisine ulaşıyor. Mart ayında yaptığım Tarsus gezimde şelale çok güçlü bir debiyle akıyordu. Söylentilere göre, Büyük İskender Kydnos’da yıkandıktan sonra zatürre olup, kısa bir süre sonra Suriye’de ölmüş. Halife Memun’un da yine aynı şekilde Tarsus’ta öldüğü söyleniyor.

10. Tarsus evleri

Gorulecek-Yerler-Tarsus-Evleri

Tarsus evleri, Tarsus’un tarihsel birikiminin ilçedeki en iyi yansımaları. Kerpiç, taş ve ahşaptan iki katlı olarak yapılan evlerin çok azının geçmiş yüzyıla ait olduğu biliniyor. Tarihi ve kültürel dokusuyla ilgi çeken ve bugün hala zamana direnen evlerin büyük çoğunluğu, Cumhuriyet dönemi mimarisini yansıtıyor.

Bütün evlerin en vazgeçilmez parçalarını rengârenk çiçeklerle ve serin gölgeli ağaçlarla süslü olan avlular oluşturuyor. Türk geleneksel mimarisinin en belirgin özelliklerinden biri olan bu avlular, sıcak iklimleri katlanılır kılan unsurlar olarak Tarsus evlerinde de yerini alıyor.

Tarihi Tarsus evlerinin 300’e yakını tescillenmiş. Henüz tescil edilmemiş evlerle birlikte sayıları 600’den fazla olan evlerin, uzun kenarlarının sokağa dik ve paralel yerleştirildiği, ağırlıklı olarak alt katların işlik olarak düşünüldüğü için yüksek tutulduğu gözleniyor.

11. Eshab-ı Kehf Mağarası

Eshab-ı Kehf Mağarası

Eshab-ı Kehf Mağarası, Hıristiyan ve Müslümanlarca kutsal bir ziyaret yeri olarak kabul ediliyor. Tarsus’a, 14 km uzaklıktaki Dedeler köyünde yer alıyor. Dünyanın birçok yerindeki yedi uyurlar inanışının Anadolu’daki en önemli merkezi Tarsus’taki Eshab-ı Kehf Mağarası, Tarsus inanç ve kültür turizminin önemli bir parçası.

Encülüs Dağının eteklerindeki çöküntü mağarası oluşumuna 15 basamaklı bir merdivenle iniliyor. Kuran-ı Kerim’de Kehf Suresinde sözü edilen mağaranın içerisinde 4 mezar bulunuyor. Burada yatan şehitlerin Tozkoparan Müfrezesine mensup oldukları söyleniyor. Tarsus’tan Çamlıyayla’ya giden yolun solunda kalan mağaranın üstüne, 1873’te Sultan Abdülaziz tarafından yaptırılan kitabe ve cami eklenmiş.

12. Roma Yolu ve Kilikya Zafer Takı

Tarsus Gezilecek Yerler

Tarsus’a 15 km uzaklıktaki Sağlıklı Köyü’nün yukarı kısmında bulunuyor. Roma Yolu’nun MS 1. yüzyılda yapıldığı ve yaklaşık MS 4. yüzyıl ortalarına kadar kullanıldığı düşünülüyor. Genişliği 2.94 ile 3 metre arasında değişen Antik Roma Yolu, Tarihi İpek Yolunun da uzantısıydı.

Roma Yolunun sağlam kalan bölümlerinde yapılan incelemelerde yola dikdörtgen kireç taşı bloklar ve her iki kenarına arabaların dışarı çıkmasını engelleyen yüksek tretuvarlar yerleştirildiği anlaşılmış. Araç çıkışını kolaylaştıran kavisler ve iki arabanın karşılaşabilmesi için daha geniş bırakılan alanlar, yolun sağlam kalan bölümlerinin en ilginç noktaları.

Yol güzergahı üzerinde Roma ve Bizans devirlerine ait mezarlar ve yolla ilgili yazılı onarım kitabeleri bulunuyor. Tarsus’un yaklaşık 2 bin önceki ihtişamını gözler önüne seren yol, St. Paul, Cicero, Julius Casear, Athenedoros, Nestor, Kleopatra, M. Antonius, Augustus ve Hadrian tarafından kullanılmış. Siz de yürüyün.

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT
YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.
POPÜLER FOTO GALERİLER
SON DAKİKA HABERLERİ
İLGİLİ HABERLER
Do NOT follow this link or you will be banned from the site!