Hucurat Suresi

HUCURAT SURESİ
Resmi Mushaf: 49 / İniş Sırası: 106 / Medine’de inmiştir. 18 ayettir.
Rahman ve Rahim olan Allah’ın adıyla
1. Ey iman edenler! Allah’ın ve O’nun Resulünün önüne geçmeyin ve Allah’a karşı gelmekten sakının! Şüphesiz Allah, hakkıyla işitendir, her şeyi bilendir.
2. Ey iman edenler! Seslerinizi Nebi’nin sesinin üzerine yükseltmeyin ve kiminizin kiminize bağırdığı gibi ona da sözle bağırmayın ki siz farkında olmadan amelleriniz boşa gider.
3. Şüphesiz Allah’ın Resulünün yanında seslerini kısanlar var ya, işte Allah onların kalplerini takva için imtihan etmiştir. Onlar için bir bağışlanma ve büyük bir mükâfat vardır.
4. Şüphesiz ki sana odaların arkasından seslenenler, onların çoğu akıl etmezler.
5. Keşke onlar senin onlara çıkmana kadar sabretselerdi, elbette onlar için daha hayırlı olurdu. Allah çok bağışlayandır, çok merhamet edendir.
6. Ey iman edenler! Eğer size bir fasık bir haber getirirse, o takdirde araştırın! Sonra bir topluma bilmeden sataşırsınız da yaptığınıza pişman olursunuz.
7. Bilin ki içinizde Allah’ın Resulü vardır. Eğer birçok işte size uysaydı, elbette sıkıntıya düşerdiniz. Ancak Allah size imanı sevdirdi ve kalplerinizde onu süsledi. Size küfrü ve fasıklığı ve isyanı kötü gösterdi. İşte onlar doğru yolda olanlardır.
8. Allah’tan bir lütuf ve bir nimet olarak. Allah hakkıyla bilendir, hüküm ve hikmet sahibidir.
9. Eğer mü’minlerden iki topluluk savaşırlarsa, aralarını düzeltin! Eğer ikisinden biri diğerine saldırırsa, saldıran tarafla, Allah’ın emrine dönünceye kadar savaşın! Eğer dönerlerse, o ikisinin arasını adaletle düzeltin ve adil olun! Şüphesiz ki Allah, adil olanları sever.
10. Mü’minler ancak kardeştir. Kardeşlerinizin aralarını düzeltin! Allah’a karşı gelmekten sakının! Umulur ki merhamet edilirsiniz.
11. Ey iman edenler! Bir topluluk bir toplulukla alay etmesin, belki kendilerinden daha hayırlı olurlar. Kadınlar da kadınlarla (alay etmesinler), belki kendilerinden daha hayırlı olurlar. Kendinizi kötülemeyin ve lakaplarla çağırmayın! İmandan sonra fasıklık ne kötü isimdir. Kim tevbe etmezse, o takdirde işte onlar, zalimlerin ta kendileridir.
12. Ey iman edenler! Zannın çoğundan sakının! Muhakkak ki zannın bazısı günahtır. Kusur araştırmayın! Kiminiz kiminizin gıybetini / dedikodusunu etmesin! Sizden biriniz ölü iken kardeşinin etini yemeyi sever mi? İşte ondan tiksindiniz! Allah’a karşı gelmekten sakının! Şüphesiz Allah, tevbeleri kabul edendir, çok merhametlidir.
13. Ey insanlar! Gerçekten biz sizi, bir erkek ve bir dişiden yarattık. Birbirinizi tanımanız için, sizi milletler ve kabileler olarak kıldık. Şüphesiz ki Allah katında en üstün olanınız (ondan) en çok sakınanızdır. Şüphesiz ki Allah, hakkıyla bilendir, her şeyden haberdardır.
14. Bedeviler dediler ki: “İman ettik.” De ki: “Siz iman etmediniz. Fakat deyin ki: ‘Biz Müslüman olduk.’ İman kalplerinize henüz girmedi. Eğer Allah’a ve O’nun resulüne itaat ederseniz, amellerinizden hiçbir şey eksiltmez. Şüphesiz ki Allah, çok bağışlayandır, çok merhametlidir.”
15. Mü’minler ancak Allah’a ve O’nun resulüne iman eden, sonra da asla şüphe etmeyen ve mallarıyla ve canlarıyla Allah yolunda cihat eden kimselerdir. İşte onlar doğru olanların ta kendileridir.
16. De ki: “Allah’a dininizi mi öğretiyorsunuz? Allah göklerde olanı ve yerde olanı bilir. Allah her şeyi bilendir.
17. Müslüman olmalarını sana minnet (*) ediyorlar. De ki: “Müslümanlığınızı bana minnet etmeyin!” Hayır, aksine! Allah size minnet eder ki sizi imana iletti; eğer doğru kimseler iseniz!
(*) Minnet etmek, yaptığı bir iyilikten dolayı karşısındakini gönül borcu altında bırakmak, başa kakmak demektir.
18. Şüphesiz ki Allah, göklerin ve yerin gaybını bilir. Allah yapmakta olduklarınızı hakkıyla görendir.

Kudret Uğurlu Eminsoy

Kudret Uğurlu Eminsoy

Emekli Binbaşı İlahiyatçı Öğretmen Yazar

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir