Mücadele Suresi

MÜCADELE SURESİ
Resmi Mushaf: 58 / İniş Sırası: 105 / Medine’de inmiştir. 22 ayettir.
Rahman ve Rahim olan Allah’ın adıyla
1. Gerçekten Allah, kocası hakkında seninle mücadele eden ve Allah’a şikâyette bulunan kadının sözünü duydu. Allah ikinizin karşılıklı konuşmanızı işitiyor. Muhakkak ki Allah hakkıyla işitendir, her şeyi görendir.
2. Sizden kadınlarından zıhar (*) eden kimseler! Onlar (kadınlar) onların anneleri değildir. Onların anaları ise ancak onları doğuranlardır. Muhakkak ki onlar, gerçekten sözün kötü ve asılsız olanını söylüyorlar. Şüphesiz ki Allah, elbette çok affedicidir, çok bağışlayıcıdır.
(*) Cahiliye döneminde boşamaya yönelik bir adet olarak uygulanan Zıhar, bir adamın karısına onu boşamak maksadıyla “Sen bana göre annemin sırtı gibisin.” demesidir. Bu da zahr (sırt) kelimesinden türetilmiştir.
3. Kadınlarından zıhar eden sonra da dönenler, dedikleri şey için, temas etmelerinden önce bir köleyi hürriyyetine kavuşturur. İşte bu size, kendisiyle öğüt verilendir. Allah yapmakta olduklarınızdan haberdardır.
4. Fakat kim bulamazsa, o takdirde temas etmelerinden önce, arka arkaya iki ay oruç tutar. Kimin de buna gücü yetmezse, bu durumda altmış fakiri doyurur. İşte bu size, Allah’a ve O’nun Resulüne iman etmeniz içindir. İşte bunlar Allah’ın hudutlarıdır. İman etmeyenler için de pek acıklı bir azap vardır.
5. Muhakkak ki Allah’a ve O’nun Resulüne karşı gelen kimseler, gerçekten apaçık ayetler indirmiş olduğumuz halde, kendilerinden öncekilerin perişan edildiği gibi perişan edildiler. İman etmeyenler için aşağılayıcı bir azap vardır.
6. O gün, Allah onların hepsini diriltir de yaptıklarını onlara haber verir. Onlar onu unuttuğu halde, Allah onu saydı. Allah her şeye şahittir.
7. Allah’ın göklerdekileri ve yerdekileri bildiğini görmedin mi? Gizli konuşan üç kişi olmaz ki onların dördüncüsü O olmasın. Beş kişi olmaz ki onların altıncısı O olmasın. Bundan daha az olmaz ki ve daha çok olmaz ki, O onlarla beraber olmasın. Sonra kıyamet günü, yaptıklarını kendilerine haber verir. Şüphesiz Allah her şeyi bilendir.
8. Gizli konuşmaktan men edilen kimselere bakmadın mı? Sonra ondan men edildikleri şeye geri dönerler ve günahla ve düşmanlıkla ve Resul’e isyanla ilgili gizli gizli konuşurlar. Sana geldiklerinde de seni, Allah’ın onunla selamlamadığı şeyle selamlarlar ve kendi içlerinde derler ki: “Söylediğimizden dolayı Allah bize azap etse ya!” Cehennem onlara yeter. Oraya yaslanacaklar. Ne kötü bir varış yeri!
9. Ey iman edenler kimseler! Gizli konuştuğunuz zaman günahla ve düşmanlıkla ve Resul’e isyanla gizli konuşmayın! İyilikle ve takva ile gizli konuşun! Kendisine toplanacağınız Allah’a karşı gelmekten sakının!
10. Gizli konuşma ancak iman edenleri üzmesi için şeytandandır. Allah’ın izniyle olmaksızın onlara hiçbir şeyle zarar verici değildir. İman edenler, Allah’a tevekkül etsinler!
11. Ey iman edenler! Meclislerde size “Genişleyin/yer açın!” denildiği zaman, hemen genişleyin ki Allah da size genişlik versin/yer açsın. “Kalkın!” denildiği zaman da hemen kalkın ki Allah içinizden iman edenleri ve ilim verilenleri derecelerle yükseltsin. Allah yapmakta olduklarınızdan haberi olandır.
12. Ey iman edenler! Resul ile gizli konuştuğunuz zaman, gizli ko-nuşmanızdan önce bir sadaka takdim edin! Bu sizin için daha hayırlı ve daha temizdir. Eğer bulamazsanız, o takdirde muhakkak ki Allah çok bağışlayandır, çok merhamet edendir.
13. Gizli konuşmanızdan önce sadakalar takdim etmekten çekindiniz mi? Öyleyse yapmadığınızda, Allah tövbenizi kabul etti. O halde salâtı (namazı) ikâme edin ve zekâtı verin ve Allah’a ve O’nun Resulüne itaat edin! Allah yapmakta olduklarınızdan haberdardır.
14. Allah’ın kendilerine gazap ettiği bir kavmi dost edinenlere bakmadın mı? Onlar, sizden değildir, onlardan da değildir. Onlar biliyor oldukları halde yalan üzerine yemin ederler.
15. Allah onlar için şiddetli bir azap hazırladı. Muhakkak ki onların yapmakta oldukları şey ne kötüdür!
16. Yeminlerini bir kalkan edindiler de böylece Allah’ın yolundan alıkoydular. Artık onlar için aşağılayıcı bir azap vardır.
17. Allah’tan gelen bir şeyde, onların malları ve onların çocukları onlara hiçbir fayda sağlamayacaktır. İşte onlar ateşin sahipleridir (cehennemliklerdir). Onlar orada sürekli kalacaklardır.
18. O gün, Allah onları toptan diriltir de size yemin ettikleri gibi O’na da yemin ederler. Kendilerini bir şey üzerinde sanırlar. Dikkat edin! Muhakkak ki onlar, yalancılardır.
19. Şeytan onları ele geçirdi de onlara Allah’ın zikrini unutturdu. İşte onlar şeytanın taraftarıdır. Dikkat edin! Muhakkak ki şeytanın taraftarı, ziyan edenlerin ta kendileridir.
20. Muhakkak ki Allah’a ve O’nun resulüne muhalefet edenler, işte onlar en alçaklar içindedir.
21. Allah yazdı ki: “Elbette galip geleceğim, ben ve Resullerim.” Muhakkak ki Allah, çok kuvvetlidir, mutlak güç sahibidir.
22. Allah’a ve âhiret gününe iman eden bir kavmi, babaları veya oğulları veya kardeşleri veya aşiretleri olsalar bile, Allah’a ve O’nun resulüne muhalefet eden kimseleri sevip dostluk kurduğunu bulamazsın. İşte onlar var ya, onların kalplerine imanı yazdı ve onları kendinden bir ruh ile destekledi. Onları altlarından ırmaklar akan, içinde sürekli kalacakları cennetlere sokar. Allah onlardan razı oldu, onlar da ondan razı oldular. İşte onlar Allah’ın taraftarıdır. Dikkat edin! Muhakkak ki Allah’ın taraftarı, kurtuluşa erenlerin ta kendileridir.

Sevgi Paylaştıkça Artar
Kudret Uğurlu Eminsoy

Kudret Uğurlu Eminsoy

Emekli Binbaşı İlahiyatçı Öğretmen Yazar

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir