Hadid Suresi

HADİD SURESİ
Resmi Mushaf: 57 / İniş Sırası: 94 / Medine’de inmiştir. 29 ayettir.
Rahman ve Rahim olan Allah’ın adıyla
1. Göklerdekiler ve yerdekiler Allah’ı tespih etmektedir. O, mutlak güç sahibidir, hüküm ve hikmet sahibidir.
2. Göklerin ve yerin mülkü O’na aittir. Diriltir ve öldürür. O, her şeye gücü yetendir.
3. O, ilktir ve sondur ve görünendir ve görünmeyendir. O, her şeyi hakkıyla bilendir.
4. O, gökleri ve yeri altı günde yaratan sonra arşın üzerine hükümranlık kurandır. Yere gireni ve ondan çıkanı ve gökten ineni ve ona çıkanı bilir. O, her nerede olursanız sizinledir. Allah yapmakta olduklarınızı hakkıyla görendir.
5. Göklerin ve yerin mülkü O’na aittir. İşler Allah’a döndürülür.
6. Geceyi gündüzün içine girdirir. Gündüzü de gecenin içine girdirir. O, göğüslerin özünü (kalplerde olanı) en iyi bilendir.
7. Allah’a ve O’nun resulüne iman edin ve sizi hakkında halifeler kıldığı şeylerden infak edin (ihtiyaç sahiplerine harcayın)! Sizden iman eden ve infak eden kimselere, onlar için büyük bir mükâfat vardır.
8. Resul sizi Rabbinize iman etmeniz için davet ederken ve sizin sözünüzü almış olduğu halde, eğer iman eden kimselerseniz, size ne oldu da Allah’a iman etmiyorsunuz?
9. O, sizi karanlıklardan aydınlığa çıkarması için kuluna apaçık ayetler indirendir. Şüphesiz ki Allah, elbette size çok esirgeyicidir, çok merhametlidir.
10. Göklerin ve yerin mirası Allah’ın olduğu halde, size ne oldu ki Allah yolunda infak etmiyorsunuz (ihtiyaç sahiplerine harcamıyorsunuz)? Sizden fetihten önce infak edenler ve savaşanlar bir olmaz. İşte onlar, sonradan infak eden ve savaşanlardan derece olarak daha büyüktür. Allah hepsine en güzelini vadetti. Allah yapmakta olduklarınızdan haberdardır.
11. Kimdir bu, Allah’a güzel bir ödünç olarak borç verecek kimse? Onun için o, kat kat arttırılır. Onun için çok değerli bir mükâfat da vardır.
12. O gün, mü’min erkekleri ve mü’min kadınları görürsün, onların nurları önlerinde ve sağlarında koşuyor. Bugün sizin müjdeniz, içinde sürekli kalanlar olduğunuz, altlarından ırmaklar akan cennetlerdir. İşte bu, büyük kurtuluşun ta kendisidir.
13. O gün, erkek münâfıklar ve kadın münâfıklar, iman edenlere derler ki: “Bize bakın da nurunuzdan alalım.” Denilir ki: “Arkanıza dönün de nur arayın!” Aralarına kapısı olan bir sur vurulur. Onun görünmeyen kısmında rahmet ve ön tarafından görünen kısmında da azap vardır.
14. Onlara “Sizinle beraber değil miydik?” diye seslenirler. Onlar da derler ki: “Evet, fakat siz, kendinizi fitneye düşürdünüz ve gözetleyip beklediniz ve şüphe ettiniz ve Allah’ın emri gelene kadar kuruntular sizi aldattı ve sizi çok aldatan (şeytan) aldattı.”
15. Artık bugün, sizden ve iman etmeyen kimselerden bir fidye alınmaz. Yeriniz ateştir. Size yaraşan odur. Ne kötü bir varış yeri!
16. İman eden kimseler için, kalplerinin Allah’ın zikrine ve Hak’tan inene saygı duymasının vakti gelmedi mi? Önceden kendilerine kitap verilenler gibi olmasınlar! Onların üzerinden uzun zaman geçti de kalpleri katılaştı. Onlardan çoğu doğru yoldan çıkmışlardır.
17. Bilin ki Allah yeryüzünü ölümünden sonra diriltir. Andolsun, size ayetleri açıkladık. Umulur ki siz akıl edersiniz.
18. Muhakkak ki sadaka veren erkekler ve sadaka veren kadınlar ve güzel bir ödünç olarak, Allah’a borç verenler, onlar için, (verdikleri) kat kat arttırılır ve onlar için çok değerli bir mükâfat da vardır.
19. Allah’a ve O’nun resulüne iman edenler, işte onlar, Rablerinin katında sıddıklar ve şahitlerdir. Onlara mükâfatları ve nurları vardır. İnkâr eden ve ayetlerimizi yalanlayanlar, işte onlar, cehennemin sahipleridir (cehennemliklerdir).
20. Bilin ki, dünya hayatı ancak bir oyun ve bir eğlence ve bir süs ve aranızda bir övünme ve mallarda ve çocuklarda çoğaltma yarışıdır. Bir yağmur örneği gibidir. Onun bitirdiği bitki çiftçilerin hoşuna gider. Sonra kurur da sen onu sararmış görürsün. Sonra da çer çöp olur. Ahirette şiddetli bir azap ve Allah’tan bir bağışlama ve hoşnutluk vardır. Dünya hayatı aldatıcı bir menfaatten başka bir şey değildir.
21. Rabbinizden bir mağfirete ve genişliği, göğün ve yerin genişliği kadar olan cennete koşun! Allah’a ve O’nun resulüne iman edenler için hazırlandı. İşte bu Allah’ın lütfudur. Onu dilediği kimseye verir. Allah büyük lütuf sahibidir.
22. Yeryüzünde ve nefislerinizde isabet eden hiçbir musîbet yoktur ki mutlaka onu yaratmamızdan önce bir kitapta (Levh-i Mahfûz’da yazılı) olmasın! Şüphesiz ki bu, Allah’a kolaydır.
23. Kaybettiğinize üzülmemeniz ve size verdiğine de sevinip şımarmamanız içindir. Allah her kendini beğeneni, çok övüneni sevmez.
24. Onlar ki cimrilik ederler ve insanlara cimriliği emrederler. Kim de yüz çevirirse, muhakkak ki Allah, zengindir, hiçbir şeye muhtaç değildir, övgüye layıktır.
25. Andolsun ki, elçilerimizi kesin delillerle gönderdik ve onlarla beraber insanların adaleti ayakta tutmaları için Kitabı ve mizanı indirdik. İçinde büyük bir kuvvet ve insanlar için menfaatler olan demiri de indirdik. Allah’ın, kendine ve O’nun resulüne, görmeden yardım eden kimseyi bilmesi için. Muhakkak ki Allah kuvvetlidir, mutlak güç sahibidir.
26. Andolsun ki Nuh’u ve İbrahim’i gönderdik ve peygamberliği ve Kitabı, o ikisinin neslinde kıldık. Onlardan doğru yolda olan da vardır. Onlardan çoğu ise doğru yoldan çıkmış olanlardır.
27. Sonra resullerimizi, onların izlerinin üzerine peş peşe gönderdik. Meryem oğlu İsa’yı da peşinden gönderdik ve ona İncil’i verdik. Ona tâbi olanların kalplerinde bir şefkat ve bir merhamet kıldık. Onu, ruhbanlığı, onlar icat ettiler. Allah’ın rızasını kazanmak hariç, onu üzerilerine biz yazmadık. Onun gereklerine de hakkıyla riayet etmediler. Yine de onlardan iman edenlere mükâfatlarını verdik. Onlardan çoğu ise doğru yoldan çıkmış olanlardır.
28. Ey iman edenler! Allah’a karşı gelmekten sakının ve O’nun resulüne iman edin ki size rahmetinden iki pay versin ve sizin için, onunla yürüyeceğiniz bir nur kılsın ve sizi bağışlasın! Allah çok bağışlayandır, çok merhamet edendir.
29. Kitap ehli, Allah’ın lütfundan hiç bir şeye güçlerinin yetmeyeceğini ve lütfun Allah’ın eliyle olduğunu, onu dilediğine vereceğini bilmezlik etmesin! Allah büyük lütuf sahibidir.

Sevgi Paylaştıkça Artar
Kudret Uğurlu Eminsoy

Kudret Uğurlu Eminsoy

Emekli Binbaşı İlahiyatçı Öğretmen Yazar

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir