Ameller Niyetlere Göredir

Konu 26 Hadis 26: Ameller niyetlere göredir hakkında

حَدَّثَنَا عبد الله بن مسلمة قال أخبرنا مالك عن يحي بن سعيد عن محمَّد بن إبراهيم عن علقمة بن وقَّاصٍ عن عُمر أنَّ رسول الله صلى الله عليه وسلم قال الأعمال بالنيات و لكل امرئ ما نوى فمن كانت هجرته إلى الله ورسوله  فهجرته إلى الله ورسوله ومن كانت هجرته لدنيا يصيبها أو امرأة يتزوجها فهجرته إلى ما هاجـر إليه

Ömer İbni Hattab, Allah ondan razı olsun, şöyle dedi: “Resulullah sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu: “Ameller niyetlere göredir. Kişinin eline geçecek olan da ancak niyet ettiğidir. Kimin hicreti Allah’a ve Resulüne ise, onun hicreti Allah’a ve Resulünedir. Kim de elde edeceği bir dünyalığa veya evleneceği bir kadına kavuşmak için hicret etmişse, onun hicreti de hicret ettiği şeyedir.”
Buhari, İman: 41 – (54)
Bu konuda İbnu Mesut Allah ondan razı olsun, şöyle demiştir: “ Söz geçersizdir, doğru bir niyet olmadıkça. Söz ve doğru niyet geçersizdir, amel olmadıkça. Söz, doğru niyet ve amel de geçersizdir, sünnete uymadıkça.”
Söz ile özün bir olması, niyetin ve işin sıhhatine delalettir. Kişi eğer yaptığı işte, niyetini gizli tutar ve ard niyetle yaptığı halde iyi bir iş yapıyormuş gibi bir görüntü vermeye çalışırsa belki bazı dünyalık menfaatler kazanabilir ama ahirete dönük hiç bir kazancı olmaz. Çünkü Allah açıklanan veya gizlenen ne varsa hepsini en iyi bilendir. Kişi ancak kendisini kandırır da elbette bunun farkına varmaz. Kazananmış gibidir ama aslında sadece bir kaybedenden başka bir şey değildir.

إِنَّهُ يَعْلَمُ الْجَهْرَ مِنَ الْقَوْلِ وَيَعْلَمُ مَا تَكْتُمُونَ

“Şüphesiz, Allah sözün açığa vurulanını da bilir, gizlediğinizi de bilir.” 21 / Enbiya, 110

يُخَادِعُونَ اللّهَ وَالَّذِينَ آمَنُوا وَمَا يَخْدَعُونَ إِلاَّ أَنفُسَهُم وَمَا يَشْعُرُونَ

“Bunlar Allah’ı ve mü’minleri aldatmaya çalışırlar. Oysa sadece kendilerini aldatırlar da farkında değillerdir.”
2 / Bakara, 9
He ne iş yapılırsa yapılsın, maksat Allah’ın rızası olmalıdır. Dünya işleri dahi, Allah rızası için yapılırsa ibadete dönerler. Niyet temizlenip, sadece Allah’ın rızası ile donatılırsa, her yapılan işte ibadet sevabı alınır. Böylece hem dünyada hem de ahirette kazananlardan olunur.
Büyüklerimiz, “Niyet hayır, akıbet hayırdır.” diye buyurmuşlar, hangi işin başı hayır ise sonunun da hayırla biteceğini beyan etmişlerdir. Elbette ki bu sözün tersini de “Niyet şer ise, akıbet de şerdir.” şeklinde düşünmek doğaldır. Demek ki bir işi olumlu veya olumsuz kılan husus, niyetin hayırlı veya şerli olması iledir. Bir işin tamamı, başı, ortası ve sonu olmak üzere üç safhadır. Her şeyden önce işe yalnızca Allah rızası için niyet edilir. Başında besmele çekilir ve Allah’ın adıyla başlanır. Ortasında sabır ve sabet ile çalışmak gerekir. Çıkan zorluklara sabır ve çalışmakta sebat göstermelidir. Sonunda da şükretmek lazımdır. Başarıyı verenin sadece ve sadece Allahu Tealâ olduğunun bilincinde olarak “Elhamdulullah” demek, bir kulun kulluk görevidir. Sonuç başarısız bile olsa demek ki bu iş bizim için hayırlı değilmiş demeli ve küsmemeli, olumsuz bir tavır almamalıdır. İstediğimiz olmamışsa, başarısızlığın nedenlerini araştırmalı ve bundan da ders çıkartarak bir daha ki sefere, aynı yanlış yol tekrar kullanılmayıp, elde edilen tecrübe ileride Allah’ın izniyle başarıya çevrilmelidir.
Maddi menfaatler için yapılan ibadetler, birilerine şirin görünmek için namaz kılmak, oruç tutuyormuş gibi gözükmek tamammen yalancılık ve ikiyüzlülüktür. Yapılan bu ibadetin niyetini bilen Allah, muhakkak ki ibadeti kabul etmeyecektir.
Bir yerde okumuştum. Bu konuyla ilgili güzel bir hikaye olacağından sizinle de paylaşmak isterim. Günlerden bir gün, bir adam kendi kendine der ki: “Bu gece şu mescide gideyim de sabaha kadar Allah’a ibadet edeyim.” Sonra gece mescidde kalır. Başlar namaz kılmaya. Başlar da tam o sırada kapıdan birisinin mescide girdiğini farkeder. Bunu duyunca da “Güzel namaz kılayım da beni sabaha kadar namaz kılan bir abid sansınlar.” diye içinden geçirir. Böylece farzı, sünneti, müstehabı ne varsa sabaha kadar kılar. Sabahın ilk ışıkları mescidin içini aydınlatırken, sabah cemaati de mescide gelmiştir. Adam sabah namazını da kılmak üzere yerinden kalkınca bir de ne görsün. Mescidin yan tarafında küçük bir köpek yavrusu mışıl mışıl uyumakta. Adam “Eyvah!” der. “Yazıklar olsun sana! Demek ki sabah kadar bir köpek için mi namaz kıldın?” Secdeye kapanır ve hüngür hüngür ağlayıp, tövbe eder. Sonra da “Allah rızasının dışında bir daha hiç bir ibadet yapmayacağım. Yalnızca Allah’a kulluk edeceğim.” diyerek söz verir. Bir daha da sözünden Allah’ın izniyle dönmez.
Kalın sağlıcakla. Resulullah ışığınız, Kur’an rehberiniz olsun.

Sevgi Paylaştıkça Artar
Kudret Uğurlu Eminsoy

Kudret Uğurlu Eminsoy

Emekli Binbaşı İlahiyatçı Öğretmen Yazar

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir