Haya, Utanma Duygusu

Konu 18 Hadis 18: Haya, utanma duygusu hakkında

حَدَّثَنَا أَحْمَدُ بْنُ يونُسَ حَدَّثَنَا زُهَيْرٌ حَدَّثَنَا مَنْصورٌ عَنْ رِبْعِيِّ بْنِ حِراشٍ حَدَّثَنَا أبو مَسْعودٍ قالَ النَّبِيُّ صلَّى اللهُ عَلَيْهِ وسلَّمَ إِنَّ مِمَّا أدْرَكَ النَّاسُ مِنْ كَلَامِ النُّبُوَّةِ الْأُولى إِذَا لَمْ تَسْتَحْيِ فَاصْنَعْ مَا شِئْتَ

(Öncekiler yazılmadı) Ebu Mesud, Allah ondan razı olsun, şöyle dedi: Resulullah sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu ki: “Bütün peygamberlerin ittifak edip, söyleye geldikleri söz şudur: “Utanmazsan istediğini yap!” Buhari, Edep: 78, (6120)
Abdullah ibnu Ömer, Allah ondan ve babasından razı olsun, şöyle dedi: Resulullah sallallahu aleyhi ve sellem birinin yanından geçiyordu. O şahıs kardeşini hayası konusunda ona zarar verdiği gerekçesiyle azarlıyordu. Bunun üzerine Resulullah sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu: “Onu bırak! Muhakkak ki haya imandandır.”
Resulullah sallallahu aleyhi ve sellem bir gün ashâbına, “Allah’tan hakkıyla hayâ ediniz!” buyurdu. Ashab, “Yâ Resûlallah! Biz zaten Allah’tan hayâ ediyoruz, elhamdülillah!” deyince, Resulullah sallallahu aleyhi ve sellem buyurdu ki: “Hayâ, sadece sizin anladığınız manada değildir. Allah’tan hakkıyla hayâ etmek, bütün organları her türlü günah ve haramdan korumaktır. Dünyanın geçici nimetlerine aldanmamaktır. Ölümü ve ölümden sonraki hayatı asla unutmamaktır.” Tirmizî, Sıfatü’l-kıyâme: 24
Edep ve hayâ, bir insana yaraşır şekilde ahlaklı yaşamaktır. Edep ve hayâ, insanın nefsini terbiye etmesi, kendini ve haddini bilmesidir. Edep ve hayâ, iman insanı fena davranışlardan nasıl alıkoyuyorsa, o da tıpkı iman gibi insanın fenalık yapmasına fırsat vermez, onu kötülüklerden vazgeçirir. Edep ve hayâ, utanma duygusu demektir.
Hayâ, kişinin kendisine, topluma, meleklere ve Allah’a karşı utanması demektir. Bunlar içinde en makbulû da Allah’a karşı olanıdır. Ancak bunu elde etmek çok zordur. Elbette ki bu konuda kişi kendisini yetiştirmelidir. Başlangıçta zahiri sebeplere karşı utanma duygusu elde edilince, gerisini de Allahu Tealâ lütfederek istekli gönüllere yerleştirir.
Allah’ın razı olduğu bir kul olmak yolunun bir durağı da hayâdır. Söz ve davranışlar edeple değerlenir ve tersinde ise kıymetsizleşir. Sözlerin güzeli hayâ ile söylenendir. Duaların güzeli edeple yapılanıdır. Her türlü ibadette edep ve hayâya mutlaka riayet etmelidir. Çünkü Allah, hayalı olan kimseleri sever.

اُتْلُ مَا اُوحِىَ اِلَيْكَ مِنَ الْكِتَابِ وَاَقِمِ الصَّلوةَ اِنَّ الصَّلوةَ تَنْهى عَنِ الْفَحْشَاءِ وَالْمُنْكَرِ وَلَذِكْرُ اللّهِ اَكْبَرُ وَاللّهُ يَعْلَمُ مَاتَصْنَعُونَ

“Sana vahyedilen Kitab’ı oku ve namazı kıl! Muhakkak ki, namaz, hayâsızlıktan ve kötülükten alıkoyar. Allah’ı anmak elbette (ibadetlerin) en büyüğüdür. Allah yaptıklarınızı bilir.” Ankebut, 45
Edep ve hayâyı hayatın her alanına dahil etmelidir. İçerde ve dışarda, her yerde hayalı davranmalıdır. Çünkü hayada güzellik vardır ve eğer böyle davranırsak hayat güzelleşir. Hem kişiler bir fert olarak, hem de toplum temizlenir, kirlerinden arınır ve sanki bir gül bahçesine döner. Böyle bir kimsede veya toplumda boş sözler, dedikodu, yalan, iftira gibi tahrip edici, gayri ahlaki davranışlar bulunmaz. Edepli insan, kendi ayıpları hariç, hiç bir ayıp, hiç bir kusur aramaz. Böylece İslâm ahlakı ile dolan kalbinden, etrafa nurlar yayılır. Hayâlı insan, gecenin karanlığını yok eden güneş gibidir. O da çevresindeki karanlıkları aydınlığa çevirir. Hareketleri ve sözleri ile Resulullah sallallahu aleyhi ve sellem’e yaraşır bir ümmet olarak çevresine örnek olur.

قُلْ لِلْمُؤْمِنينَ يَغُضُّوا مِنْ اَبْصَارِهِمْ وَيَحْفَظُوا فُرُوجَهُمْ ذلِكَ اَزْكى لَهُمْ اِنَّ اللّهَ خَبيرٌ بِمَا يَصْنَعُونَ

“Mümin erkeklere, gözlerini (harama) dikmemelerini, ırzlarını da korumalarını söyle. Çünkü bu, kendileri için daha temiz bir davranıştır. Şüphesiz Allah, onların yapmakta olduklarından haberdardır.”  Nur, 30

وَقُلْ لِلْمُؤْمِنَاتِ يَغْضُضْنَ مِنْ اَبْصَارِهِنَّ وَيَحْفَظْنَ فُرُوجَهُنَّ وَلَا يُبْدينَ زينَتَهُنَّ اِلَّا مَا ظَهَرَ مِنْهَا وَلْيَضْرِبْنَ بِخُمُرِهِنَّ عَلى جُيُوبِهِنَّ

“Mümin kadınlara da söyle: Gözlerini (harama bakmaktan) korusunlar; namus ve iffetlerini esirgesinler. Görünen kısımları müstesna olmak üzere, zinetlerini teşhir etmesinler…” Nur,31
Edep ve hayâ, tüm organlarımızı, özellikle dış dünyaya açılan pencerelerimiz olan duyu organlarımızı, her türlü haramdan uzak tutmaktır. Gözü harama bakmaktan, kulağı çirkin sesleri duymaktan, burnu kötü kokulardan, dili boş sözlerden ve haram yemekten, eli hakkı olmayana dokunmaktan korumalıdır.
Edepsizlik, insanlığın yok oluşudur. Değersiz olmaktır. Allahu Tealâ’nın ahsenil takvim olarak yarattığı ve halifelik verdiği o insan, hayâsını kaybetmekle, değersizleştirir. Resulullah sallallahu aleyhi ve sellem, bu kişilerin ne yazık ki hüsrana uğrayacaklarını bildirmektedir. Sonunda hüsrana uğrayanlardan olmamak için büyük bir gayretle eğer varsa kalbimizdeki ahlaki hastalıkların tedavisine çalışmalıdır. Namazla, zikirle, dua ile, Kur’an-ı Kerim okumakla, şükürle, sabırla, kalbimizi tasfiye ve nefsimizi de teskiye etmek lazımdır. Bu yolda en güzel örnek insanların rehberi Resulullah sallallahu aleyhi ve sellem’dir.
Öyleyse hesap günü gelmeden, kalbi murakabe etmeli ve tövbe edip, doğru yolda, istikameti muhafaz etmeye çabalamalıdır. Her halimizde Resulullah sallallahu aleyhi ve sellem’in ahlakını ve edebini örnek almalıdır. Kalın sağlıcakla.
Resulullah ışığınız, Kur’an rehberiniz olsun.

Sevgi Paylaştıkça Artar
Kudret Uğurlu Eminsoy

Kudret Uğurlu Eminsoy

Emekli Binbaşı İlahiyatçı Öğretmen Yazar

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir