Gıybet

Konu 2 Hadis 2: Gıybet hakkında

حَدَّثَنَا يَحْيَ بْنُ أَيُّوبَ وَ قُتَيْبَةُ وابْنُ حُجْرٍ قَالُوا حَدَّثَنَا إِسْمَاعِيلُ عَنِ الْعَلَاءِ عَنْ أَبِيهِ عَنْ أَبِي هُرَيْرَةَ أَنَّ رَسُولَ اللهِ صلَّى اللهُ عَلَيْهِ وسلَّمَ قَلَ: أتَدْرُونَ مَا الْغَيبَةُ؟ قَالُوا: اللهُ و رَسُولُهُ أَعْلَمُ. قَالَ: ذِكْرُكَ أَخَكَ بِمَا يَكْرَهُ. قِيلَ أَفَرَأَيْتَ إِنْ كَانَ فِي أَخِي مَا أَقُولُ؟ قَالَ: إِنْ كَانَ فِيهِ مَا تَقُولُ فَقَدِ اغْتَبْتَهُ وَ إِنْ لَمْ يَكُنْ فِيهِ فَقَدِ بَهَتَّهُ.

Bize Yahya b. Eyyub, Kuteybe ve İbn Hucr rivayet etti. Dediler ki bize İsmail, Alâ’dan, o da babasından, o da Ebu Hureyre’den naklen rivayet etti ki Resulullah sallallahu aleyhi ve sellem dedi ki: “Gıybet nedir bilir misiniz?” Dediler ki: “Allah ve Resulu daha iyi bilir.” Dedi ki: “Kardeşini hoşlanmadığı bir şeyle anmandır.” Denildi ki: “Ya kardeşimde benim söylediğim bulunursa, ne buyurursun?” Dedi ki: “Söylediğin onda varsa, onu gıybet ettin demektir. Eğer onda yoksa, ona bühtan etmiş olursun.”
Müslim, iyilik, sıla ve adab bahsi 70 – (2589)
Gıybet, bir kimsenin arkasından onun hoşlanmayacağı şeyleri söylemektir. Bühtan yalan batıl demektir. Bunun aslı bir kimsenin yüzüne karşı batılı söylemektir. Gıybet ile bühtan’ın ikisi de haram ise de şeri bir maksatla gıybet etmek mubah olur. Gıybeti mubah kılan sebepler altıdır:
1-Zulme uğradığını anlatmak için gıybette bulunmak caizdir. Bununla beraber bir mazlum hükümdar veya hakim gibi velayet ve kudret sahibi birinin huzuruna çıkarak, filan bana zulmetti yahut şöyle böyle yaptı diye şikayette bulunabilir.
2-Kötülüğü değiştirmek ve asiyi yola getirmek için yardım istemek caizdir. Bununla beraber kuvveti olduğunu sandığı kimseye giderek: “Filan şöyle böyle kötü hareketlerde bulunuyor, onu bunlardan men et!” demek caizdir.
3-Fetva almak için gıybet caizdir. Bir kimse müftiye giderek: “Filan bana zulmetti yahut babam veya kardeşim şöyle şöyle yolsuzluklarda bulundular. Bunları yapmaya hakları var mıdır? Benim onların zulmünden kurtulmama çare nedir?” diyebilir.
4-Müslümanları şerden sakındırmak için gıybet caizdir. Bunun pek çok vecihleri vardır. Biri ravileri, şahitleri ve musannıfları cerhetmektir. Bu caizdir. Hatta Nevevi “Şeriatı korumak için bu vaciptir.” der. Müşavere anında bir kimsenin kusurunu söylemek, kusurlu mal satarken müşteriye o malın kusurlu olduğunu bildirmek, satılan kölenin hırsız, zani veya sarhoş olduğunu haber vermek, fasık bir alimden fıkıh dersi almaya giden kimseye onun fıskını söylemek hep bu caiz vecihlerden sayılır.
5-Fasıklığı veya bidatçılığı yüze vuran bir kimseyi aşikare irtikab ettiği günahlar sebebiyle gıybet etmek caizdir.
6-Tarif için bir kimsenin körlük, topallık, kısalık, uzunluk gibihallerini söylemek caizdir. Fakat bunları o şahsı küçültmek niyetiyle söylemek haramdır. Hatta sakatlığını anmadan tarif mümkünse o suretle tarif yapmak evlâdır.
Yapacak işi olmayan boş kimseler başkalarını konuşmaktan oldukça zevk alırlar. Çünkü başka Dünya’ları yoktur. Ancak işi gücü olan başkalarıyla değil işiyle uğraşır. Halk arasında gıybete dedikodu denilmektedir. Dedikodu belki bir latife olsun için genelde kadınlara has bir özellikmiş gib gösterilse de aslında erkeklerinde kadınlardan aşağı kalır tarafı yoktur. İster kadın olsun, isterse erkek başkalarını konuşmak, dedikodu etmek haramdır. Sözlerimiz eğer hakkında konuşulan kişiyi üzecekse, hangi niyetle söylemiş olursak olalım bu yaptığımız işe gıybet denir ve haramdır.
Kendimiz hakkında konuşulsaydı, hoşumuza gitmeyecek şeyleri, başka kimseler için söylemek, bir Müslümana yakışmayan davranışlardandır. Din kardeşimiz aleyhinde konuşmak ne kadar da kötüdür! Kardeşimiz hakkında alaylı şekilde konuşmamak gerekir. Bu hem ahlaki olarak çirkindir hem de kul hakkına girdiği için bizi büyük bir tehlikeye sokmaktadır. Gıybet kul hakkı olan günahlardan olduğu için bu günahın kefareti ancak gıybeti edilen kişiden özür dilemek ve helallik almaktır. Düşünün! Böyle bir durum da bizim için oldukça zordur, değil mi? Yapmış olduğun hayırlı işlerden doğan sevapların, gıybetten dolayı ahitette gıybetini yaptığın kimselere verilir. Eğer verilecek sevabın da kalmadıysa bu takdirde karşı tarafın günahları sana yazılır. Ne kadar da kötü bir durum değil mi? Bunlara ilave olarak elbette Allahu Tealâ’dan da af dilemek lazımdır.
O halde kimsenin gıybetini yapmamalı, arkasından konuşmamalıdır. Hele hele “Ben dedikodu yapmıyorum. Gerçekleri söylüyorum.” demek tam bir cahillik göstergesidir. Zira konumuz olan hadis-i şerif’ten de görüleceği gibi eğer dediğin doğruysa gıybet, doğru değilse de iftira olur. Anlayacağımız şudur ki, kimsenin aleyhinde, onun duyduğunda hoşlanmayacağı bir şeyi, arkasından söylemeyeceğiz.   
Allahu Tealâ gıybet etmeyi yasaklamıştır. Gıybet etmeyi, ölü eti yemeğe benzeterek yapılan işin ne kadar çirkin ve tiksindirici olduğuna dikkat çekmiştir.
“Ey iman edenler! Zannın birçoğundan sakının. Çünkü zannın bir kısmı günahtır. Birbirinizin kusurlarını ve mahremiyetlerini araştırmayın. Birbirinizin gıybetini yapmayın. Herhangi biriniz ölü kardeşinin etini yemekten hoşlanır mı? İşte bundan tiksindiniz! Allah’a karşı gelmekten sakının. Şüphesiz Allah tövbeyi çok kabul edendir, çok merhamet edendir.” (Hucurat, 49/12)
Başkalarına kardeşinin ayıplarını söylemenin yanında kaş göz yapmak, imâ etmek, işaret etmek, yazı yazmak da gıybete girer.
Gıybeti kabul eden, onu destekleyen, dinleyen, tasdik eden, gıybet yapılan yerde susan kişi de gıybete ortak olmuş olur. Bir Müslümana yakışansa gıybet etmemek, gıybet edilen bir ortamda kaldıysa eğer yapabiliyorsa konuşanları susturmak, yapamıyorsa o ortamı terk etmektır. Bunların hiç birisine güç yetiremiyorsa, diliyle gıybetçiye karşı duramıyorsa, hiç olmazsa kalbiyle içinden o işi kötü görmelidir.
Peki, gıybet alışkanlığından nasıl kurtulabiliriz? Elbette en mühimi bu yaptığız işin yanlış olduğunu en baştan kabul etmek ve bundan kurtulmaya niyet etmektir. İyi niyetle Allah’a yönelir ve tövbe edersek, Allah bizi doğru yola ulaştıracaktır. Çünkü O, tövbeleri kabul eden ve doğru yola ulaştırandır.
Gıybetten uzaklaşmanın bazı yollarından bahsetmekte fayda vardır. İnşaallah Allah’ın yardımıyla kardeşlerimiz istifade ederler. İşte çözümler:
1- Az ve öz konuş
Büyüklerimiz demişlerdir ki: “Çok mal haramsız, çok laf yalansız olmaz.” O halde çok konuşarak sevap kazanmaktan mahrum olmamalıdır. Az konuşmak, luzumlu konuşmak ve susmak insanı bir çok kötülükten korur. Allah bize bir tane ağız vermiş ki az konuşalım ve iki tane de kulak vermiş ki çok dinleyelim. Öyleyse biz de az konuşup, çok dinleyerek kendimizi gıybet afetinden kurtarabiliriz.
2- Boş durma ve hayırlı işler peşinde koş
Bizi gıybete sürükleyen sebeplerden biri de zamanımızı boşa harcamaktır. İşi gücü olmayanın işi, kişidir. O halde kendimize hayırlı uğraşlar bulmalı ve güzellikler peşinde koşmalıyız. Örneğin sanat ile ilgilenmek, kişisel gelişimimiz kapsamında bazı kurslara katılmak, hayır derneklerine destek olmak, yarım bırakmış olduğumuz eğitimimize devam etmek, okumak, yazmak, bilmiyorsak Kur’an-ı Kerim okumasını öğrenmek ve daha niceleri. Dilersek neler yaparız neler? Tüm bu işler inşaallah, bizi boşluktan kurtarır ve gıybetten de uzaklaştırır.
3- Arkadaşlarına dikkat et
“Bana arkadaşını söyle sana kim olduğunu söyleyeyim.” demişler. Bu konuda değil tüm olumsuz şeylerde arkadaşımız olan kişileri uyarmalı ve onları da doğru yola davet etmelidir. Elbette ne baştan arkadaş seçerken Allah yolunda yürüyen, ahlaklı kimseleri seçersek arkadaşlarımız bizi doğru yola telfik edecektir. Eğer tüm davetlerimize rağmen yüz çevirirlerse, ilişkimizi merhaba merhaba seviyesine indirip, o kişilerden uzaklaşmak gereklidir.
4- Yapıcı sohbetler yap ama kişileri sohbet konusu yapma
5- Gıybeti Yapılanı Savun
Bir hadis-i şerifte peygamber efendimiz sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurmuştur:
“Gıybet eden ve dinleyen, günahta ortaktırlar!” (Taberânî)
“Bir cemaat içinde bulunurken bir kimse hakkında gıybet edildiğini görürsen, o kimse için yardımcı ol ve cemaati de ondan men et veya oradan kalk git.” (Ramuz el-Hadis)
6- Söz taşıyan nemimelerden uzak dur
7- Başkasının malını kıskanma
8- Elindeki nimetten razı ol ve şükret
9- Allah’ı çokca zikret
10- Kusurları araştırma
11- Yalan söyleme, dürüst ol
12- Kendini beğenmişlik yapma, kibirden aslandan kaçar gibi kaç
16- Başkaları hakkında su-i Zan etme, kötü düşünme
17- Hayâlı ol
18- Elinden geldiği kadar gıybet hakkında çevreni bilgilendir
Rabbimiz bizi inşaallah, başta gıybet olmak üzere tüm kalp hastalıklarından korusun. Eline, diline, beline sahip olanlardan eylesin. Allah’a emanet olun. Sağlıcakla kalın.
Sevgi ışığınız, kalbiniz rehberiniz olsun.

Sevgi Paylaştıkça Artar
Kudret Uğurlu Eminsoy

Kudret Uğurlu Eminsoy

Emekli Binbaşı İlahiyatçı Öğretmen Yazar

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir