Maltepe Escort alanya Escort kartal Escort Maltepe Escort manavgat Escort Her şeye inat biz, her gün evlenelim – kudretuğurlueminsoy

Her şeye inat biz, her gün evlenelim

HER ŞEYE İNAT, BİZ HER GÜN EVLENELİM

-“Yeter artık, yeter! Canımdan bezdim. Boşanmak istiyorum.”

-“Ben de boşanmak istiyorum, Hakim Bey.”

Hakim karşısında duran çifte üzüntüyle baktı. Salonu çiftin yakınları doldurmuş, mahkemeyi izliyorlardı. Bir an karşılıklı atışmalar yaşandı. Gürültü yükselince Hakim, herkesi sert bir şekilde uyardı. Şimdi herkes sessizce beklemeye başladı.

Hakim, “Kızım, neden boşanmak istiyorsun?” diye sorarken yalnızca kendisinin farkedeceği biçimde kendince iç geçirdi. Bu soruyu neredeyse her gün, o kadar çok soruyordu ki ve o kadar çok karşısında evliliklerine son vermek için gelen çiftlerle konuşup, ayrılık kararları vermek zorunda kalıyordu ki kalbinde ince bir sızı her daim onu rahatsız ediyordu. İşte, yine bir aile, yok olmak üzereydi.

Aynı anda sahilde, denizin sakin maviliklerine inat, kalbi coşkunca dalgalı, son derece heyecan içinde genç bir adam, gözlerinin içine ışıl ışıl bakan genç kızın önünde diz çöktü. Şık giyinmiş, yeni tıraş olmuş, jöleli siyah saçlı adam, ceketinin cebinden kırmızı kadife kaplı, küçük bir kutu çıkardı. Kutuyu titreyen elleri ile açıp, kalbi gökyüzünde özgürce kanat çırpan bir kuş gibi pır pır uçan genç kıza doğru uzattı.

-“Benimle evlenir misin aşkım?” dedi. Etraflarında oturan izleyici insanların meraklı ve tebessümlü bakışları altında genç kız, sevincinden ne diyeceğini bilemez halde, “Evet, evet” diyerek, sevdiğinin kollarına atıldı. Seyirciler abartıyla alkışlayıp, ıslık çalıyorlardı.

Aynı anda bir evde, kadın kocasının kahvesini önüne koyarken manalı manalı gülümsüyordu. Bir şeyler söylemek istediği kesindi. O da kahvesini aldı ve kocasının yanına oturdu. Kahvesinden bir yudum alan adam, karısına çapkınca bakıp:

-“Söyle bakalım! Sabahtan beri etrafımda dönüp duruyorsun. Bir şeyler var sende, hayırdır?”

-“Hayırdır, hayırdır. Şey, ben önemli bir şey söyleyeceğim sana.”

Tatlı tatlı eserek pencereden içeri giren rüzgar, kadına destek verircesine, saçlarını sevgi ve merhametle okşadı. Bir bulutun uzaklardan gelişini, rahmindeki tohumları yeşertmek için rahmetle bekleyen toprak gibi, kadın, kadınlığının nirvanasına ermiş halde, kocasına mahçup bir gülümsemeyle, “ Ben, ben, hamileyim.” dedi.

Aynı anda bir hastanede, yeşil ameliyat kıyafetleri içindeki, sedyede yatan eşinin elini tutmuş bir adam, hasta bakıcısının sürdüğü sedyenin yanında, doğum odasına doğru giderlerken, eşine cesaret vermek için “Korkma bir tanem, bak, ben yanındayım. Heyecanlanma!..” derken aslında kendisi heyecanına hakim olamıyordu. Onun bu telaşı karşısında eşi ise oldukça gülüyordu. Ameliyathanenin kapısında ayrılmak zorunda kaldılar ve adam için hiç geçmeyen dakikaları saymaktan başka yapacak bir şey kalmamıştı.

Bir sağa, bir sola volta atarken, bir yandan da dua ediyordu. Derken birden kapı açıldı ve yüzünde gülümsemeyle doktor kapıda belirdi. Ayağı yere çakılmış kalmış, kendisine öylece bakan adama yaklaşan doktor, “Gözünüz aydın! Bir kızınız oldu. Eşiniz de kızınız da gayet iyiler.” Adam sevinçle doktora sarılarak “Teşekkür ederim, teşekkür ederim.” derken yan tarafındaki seyirciler adamı tebrik ediyorlardı.

Hakim iki tarafı da dinledi. Şahitleri dinledi. Karar vermek üzere davayı ileri bir tarihe erteledi. Taraflar dağılırken, annenin kucağında ağlayan çocukla göz göze gelen Hakim de sessizce odasına çekildi. Evine gitmek üzere hazırlık yaparken, bir yandan da o küçük çocuğun yaşlı gözlerindeki hüznü düşüncelerinden silmeye çalışıyordu. Kapıdan dışarı çıktı ve evinin yolunu tuttu. Adliyenin merdivenlerinden inerken ise kara kara düşünüyordu.

“Neden anlayamıyoruz? Bir şeylerin kıymetini anlamamız için onu kaybelmemiz mi gerekiyor? Evvelce bizde olanların bizim için çok değerli olduğunu elimizdeyken neden bilemiyoruz? Oysaki hayatının parçalarını elde edebilmek için ne kadar da emek veriyoruz. Geceler boyu sabahlara kadar uykusuz geçen saatler, gözyaşları, evlenmek için gösterdiğimiz gayretler ve daha neler neler için çırpıyoruz. Peki bizim için bunca emekle elde edilmiş değerli şeylere neden ihanet ediyoruz? Bu gerçekten anlaşılmaz.”

Kendince büyük olan ve aşk ile başlayan evliliklerin gelmesi gereken yer, son zamanlardaki anormal boyutta artan boşanmalar mı olmalıdır? Ailenin kıymetini ne zaman anlayacağız? Eşinin, çocuğunun kıymetini onları kaybedince mi anlayacağız?

Sözünde durmanın doğruluk ve dürüstlüğün erdem sayıldığı bir toplumun ferdi iken, bugün bireysel olarak ahlak abidesi olduğunu iddia eden bizler, sözünde durmaktan kaçan bir yalancı mı olacağız? Görmüyor muyuz? Hani toplumsal inanç, birbirine güven nerede kaldı? Hani doğruluk, dürüstlük, sözünde durmanın erdemliliği? Yoksa birbirini unutmuş insanlardan oluşan bir toplumda mı yaşamak istiyoruz?”

Yemekten sonra Hakim, kahvesini içmek için koltuğuna çekilince, eşi yanına geldi.

-“Bu gün pek düşüncelisin, hayatım. Seni yorgun gördüm.”

Hakim cevap vermeden, büyük bir aşkla eşine sımsıkı sarıldı. Şefkatli kollarıyla kocasını bağrına bastıran eşi, Hakim’in saçlarını okşamaya başladı.

-“Üzülme! Sen elinden geleni yapıyorsun. Her şeyi düzeltemezsin değil mi?”

Hakim gözyaşlarına daha fazla hakim olamadı. Yanaklarından süzülen acı gözyaşları arasında, ancak “Seni seviyorum…” diyebildi ve belli belirsiz dudaklarından şu sözler döküldü:

-“Her şeye inat, biz her gün evlenelim hayatım.”

Kudret Uğurlu Eminsoy

Yönetici

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

maltepe escort

alanya escort

kartal escort