Şimdiki Aklım Olsaydı

ŞİMDİKİ AKLIM OLSAYDI!

-“Şimdiki aklım olsaydı o hataları yapmazdım.”

-“Elbette, şu anki pişmanlığın geleceğin açısından çok güzel ama bir de şöyle düşün! Eğer o hataları yapmasaydın, şimdiki aklın olmazdı.”

-“Nerdeyse hata yaptım diye sevineceğim”

-“Hayır, öyle değil! Muhakkak üzüntü duyacaksın. Zira bu duyguların sana, aynı hataları bir daha yapmaman için güç verecek. Tabii ki ders alır, tövbe eder ve artık iyi işler yaparsan. Unutmamalısın ki şimdiki halimiz, geçmişte yaptığımız tercihlerimizin bizi getirdiği son noktadır. Tercihlerimiz, hayat yolumuzdaki insan olmak hedefine varmamız için yaşamamız gereken, kaçınılmaz pişmanlıklara dönüşebiliyor. Geçmişin pişmanlıkları ve geleceğin beklentileri arasında sıkışıp kalıyoruz. Bundan kurtulmanın en güzel yolu ise geçmiş ve geleceği şu ana hapsetmek.”

-“Anlamıyorum. İçimdeki karmaşadan nasıl kurtulacağım ve daha huzurlu bir hayat yaşayacağım?”

-“Öncelikle “Şimdiki aklım olsaydı!” gibi bir laf etmeyeceksin. İlerde aynı lafı söylememek için şimdiden geleceğini huzur için yeniden inşa edeceksin. Bu gün yarınının geçmişi ve dününün geleceği değil mi? İşte yarın olduğunda, geçmişine bakıp da pişmanlık duymamak için, bu gününü güzel ve doğru yaşamalısın. Ayrıca yarın dediğimiz zaman ise gerçekte henüz yaşanmadığı için, hakikatte yarın diye bir yaşanmışlık yoktur. Gelecek beklentilerimiz bizi aldatıyor. Sanki yarın önceden yaşanmış ve hazırda orada bizi bekliyormuş gibi algılıyoruz. Bu hatalı bir düşünüş tarzıdır. Yarın, bu günkü eylem taşlarımızla inşa ettiğimiz bir bina gibidir. Gelecek beklentilerimiz de bu günkü eylemlerimizle elde edilirler. Kısaca şöyle diyebiliriz. Yarın ne olacağını mı merak ediyorsun? O halde bu gün ne yaptığına bak! Bu gün ne yapıyorsan yarın o olacak inşaallah.”

-“Şimdi anlıyorum. Hayat düz bir eksende yürümek demek değilmiş.”

-“Evet, aynen öyle. Hayat düz bir çizgi değildir. Hayat sadece bir noktadır. Çizgisel anlayışımız, hafıza merkezimizdeki, yaşadıklarımızın kaydından kaynaklanmaktadır. Geçmişte, gelecekte beynimizdeki kayıtlarımızdır. Öyleyse, olmayan şeyler için acı çekmeyi bırakmalı ve şu anı güzel yaşamalıyız. Öncelikle yaptıklarımızdan ders almak, tövbe etmek ve Allah’tan af dilemek lazımdır. Ardından iyi ve güzelin peşine düşmeli, kendi kendine “Artık anımı hayırlı işler için harcayacağım.” diye söz vermelidir. Eğer ayağımız tökezler de yine düşersek, yılmadan tekrar ayağa kalkmalı, yeniden ve yeniden denemeye devam etmeliyiz. İyice bil ki sevgili dostum, insan düştüğü zaman değil, düştüğü yerden kalkmadığı zaman yenilmiş olur.”

Kudret Uğurlu Eminsoy

Yönetici

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.