Kurban Kesmenin Kökeni ve Hükmü Nedir?

Kurban ne demektir?

Türkçe’de kullandığımız kurban kelimesi, Arapça’da k-r-b kökünden gelir. Kuran’da “kurban” , “zibh” ve “venhar” olarak geçer ki zibh kelimesinin en meşhur türevi olan “mezbaha” dilimizde oldukça yaygındır. Kurban kelimesinin anlamı armağan sunarak yakınlaşmak, bağlılığını göstermek, sevgisini ve saygısını belirtmektir. Kısaca yakınlaşmak demektir. Akraba ifadesi de bu kökten türemiş bir kelimedir.

Kurban Ayetleri

Kuran’da kurban kelimesi Ali imran, 183, Maide, 27 ve Ahkaf, 28, Bakara, 196, En’am, 162, Hac,34-37 ayetlerde,  Zibh kelimesi ise Saffat suresi 107. ayetinde ve “venhar” ise kevser,2 suresinde geçer.

Kurban’ın Tarihi Kökeni

Kurbanın kökeninin eski çağlara kadar dayandığı tahmin edilmektedir. Platon’a göre kurban, ilahlara sunulan armağandır. Armağan sunmanın nedeni, insanların istekleri ve korkularına karşılık olarak tanrılara hediyeler sunmaktır. Kurban bitki, hayvan ve insan (köleler) olabiliyordu. Bunların insan için çok değerli olan malları olduğu aşikardır.
Kurban bireysel veya toplumsal törenlerle sunulurdu. Seçilen kurbanın, bitkiler içinde ürünün en kaliteli, hayvanlar içinde de en besili, en sağlıklı olmasına özen gösterilirdi.  Kurbanlar, tapınakların sunaklarında sunulduğu gibi, sunulan ilahın cinsine göre değişik yerlerde de sunulabilirdi. Kurban ayinleri genellikle hasat döneminde yapılırdı.
Türklerin eski inanç sistemine göre aşağı yukarı kurbansız ayin yapılmazdı. Saçı denilen buğday, süt, kımız, yağ gibi armağanlar ile  yalma denilen ağaçlara veya kamın davuluna bağlanan paçavralar, ateşe yağ atma, tözlerin ağızlarını yağlama ve kımız serpme yanında atlar ve koyunlar kurbanlık olarak kullanılırdı.
Sümerlerde Asurlularda kesilen oğlak ya da kuzu gibi yavru hayvanların, insanların bütün günahlarını temizleyeceklerine inanılırdı. Sümerlerde en değerli kurban kuzudur. Ancak domuz da dahil diğer hayvanlar da kurban edilirdi.
Azteklerde İnsan Kurbanı oldukça meşhurdur. Aztekler güneş tanrısına günlük besin olarak insan kanı ve yüreği sunarlardı.
Yahudilikte iki tür kurban vardı. Yakma kurban ve takdimeler. Süleyman Mabedinin yıkılmasından sonra Kurban ibadeti askıya alınmıştır. Günümüzde Yahudiler, günahlardan arınmak için horoz veya tavuk kurban eder, etlerini fakirlere dağıtırlar.
Hıristiyanlıkta ise İsa’nın çarmıhta bütün insanlığın günahları için kendisini kurban ettiğine inanılır. Ekmek-şarap ayini bu kurbanı temsil eder. Dolayısıyla kurban kesmeye gerek duymazlar.
İslamiyet öncesi Kureyş putperestleri de aynı diğer toplumlar gibi kurban kesmekteydiler. Kabe’de her kabile kendi putuna ve ilahına kurban keserdi. Hatta insan kurban etmeye girişimlerin de olduğu ama engellendiği rivayet edilir. Abdulmuttalip “10 oğlum olursa birini kurban edeceğim” demişti. Gerçekleşmesi üzerine kura çekmiş ve kurra peygamberin babası Abdullah’a çıkmıştı. Ama Kureyşliler insan kurbanının yaygınlaşmasını engellemek için buna izin vermediler. Abdullah’ın yerine 100 deve kurban edilmişti.
Kuran ve Tevrat’ta bildirildiği üzere de İbrahim aleyhisselam ve kurban edilmek istenen oğlu kıssası kurbanın yakın tarihini teşkil eder. İbrahim’e rüyasında oğlunu kurban etmesi emredilir. O da bunu yerine getirmek için tam bıçağı oğluna çalacakken Cebrail ona kurbanlık bir koç getirir. Koç kurban edilir ve oğul kurtarılır. Bu oğul, Kuran’da İsmail, Tevrat’ta ise ishak olarak geçer.
SAFFAT, 83-113
“Şüphesiz ki İbrahim de onun kolundandı. Çünkü o, Rabbine tertemiz bir kalb ile gelmişti. O babasına ve kavmine şöyle demişti: “Siz nelere tapıyorsunuz?” “Yalancılık etmek için mi Allah’tan başka ilâhlar istiyorsunuz?” “Siz âlemlerin Rabbini ne zannediyorsunuz?” Derken yıldızlara bir baktı da: “Ben gerçekten hastayım” dedi. O zaman arkalarını dönerek başından kaçışıverdiler. Derken bir kurnazlıkla onların ilâhlarına vardı da, “Buyursanıza, yemez misiniz?” dedi. (Cevap vermediklerini görünce de): “Neyiniz var da konuşmuyorsunuz?” (dedi). Nihayet bir yolunu bulup onlara kuvvetli bir darbe indirdi. Bunun üzerine birbirlerine girerek ona yürüdüler. İbrahim dedi ki: “A, siz kendi yonttuğunuz şeylere mi tapıyorsunuz?” “Halbuki sizi de yaptıklarınızı da Allah yaratmıştır.” Onlar: “Haydin onun için bir yapı yapın da onu ateşe atın.” dediler. Böylece ona bir tuzak kurmak istediler. Biz de kendilerini daha alçak düşürdük. Bir de dedi ki: “Ben Rabbime gidiyorum, o bana yolunu gösterir.” “Ey Rabbim! Bana salihlerden (bir oğul) ihsan et!” Biz de kendisine yumuşak huylu bir oğul müjdeledik. Oğlu, yanında koşacak çağa gelince: “Ey oğlum! Ben seni rüyamda boğazladığımı görüyorum. Artık bak, ne düşünürsün?” dedi. Çocuk da: “Babacığım sana ne emrediliyorsa yap, inşaallah beni sabredenlerden bulacaksın” dedi. Ne zaman ki ikisi de bu şekilde Allah’a teslim oldular, İbrahim oğlunu şakağı üzerine yatırdı. Biz de ona şöyle seslendik: “Ey İbrahim! ” “Rüyana gerçekten sadakat gösterdin, şüphesiz ki, biz iyilik yapanları böyle mükafatlandırırız.” “Şüphesiz ki bu apaçık bir imtihandı.” (dedik). Ve ona büyük bir kurbanlık fidye verdik. Kendisine sonradan gelenler içinde iyi bir nâm bıraktık. Selam olsun İbrahim’e… İşte biz iyilik yapanları böyle mükafatlandırırız. Çünkü o bizim mümin kullarımızdandı. Ona bir de salihlerden bir peygamber olmak üzere İshak’ı müjdeledik. Hem ona hem İshak’a bereketler verdik. Her ikisinin neslinden de hem iyilik yapanlar var, hem de açıkça kendi nefsine zulmedenler var.”

Kurban Kesmenin Hükmü Nedir?

Kurban kesmek Hanefi mezhebine göre vacip, diğer 3 mezhebe göre ise sünnet’tir. Alimlerin büyük çoğunluğuna göre sünnet’tir. Kurban ibadetine delil gösterilen ayet Kevser, 2’dir.
KEVSER SURESİ
“Şüphesiz, Biz sana Kevser’i verdik. Şu halde Rabbin için namaz kıl ve kurban kes. Doğrusu, asıl ebter (soyu kesik) olan sana kin duyandır.”
Kurban kesmeye delil olarak gösterilen; Kevser süresindeki “venhar” kelimesidir. Venhar; Nahr, aslında göğüs manasına gelir. yani göğüs. Göğüsten mülhem olarak hayvan kurbanlamaya da bu kökten bir isim söylenmiştir. Onun için kurban manasına gelmiştir. Farklı manalar verenler de olmuştur, göğüsten yola çıkarak, etimolojisinden yola çıkarak; Ellerini göğsüne kaldır manasına gelir diyenler de olmuştu. İftitah tekbirinde ki eli göğse kaldırmanın, veya eli kulaklara kadar kaldırmanın emrini buradan, delilinin bu olduğunu söyleyenler olmuştur. Fakat doğrusu Nahr, yevmün nahr; kurban kesmektir, kurban kesilen gündür. Kurban bayramıdır aslında. Dolayısıyla böyle intişar bulmuştur, hem Kur’an hem sünnette ve hem de ilk muhatapların dilinde. Ayrıca “Elini göğsüne koymak, boyun eğmek, kıyam etmek” gibi anlamlar da taşır.
Bu surenin Mekki olduğunu söyleyenler olduğu gibi Medeni olduğunu bildirenler de vardır. Medeni olma ihtimali yüksektir. Ayrıca bu surede muhatap alınan direk olarak Resulullah aleyhisselam’dır. Bu sebeplerden dolayı Kurban kesmek farz değil sünnettir. Ayette ki venhar ifadesi de kurban kes anlamındadır.
Hac ibadeti esnasındaki kurban kesmenin farz olması ise ittifakla sabittir. Kur’an’da kurban kesmek sadece hacılara farz olarak belirtilir. Herhangi bir sebeple hacca gidemeyenlerin ise kurbanlarını hacca ulaştırmaları istenir.
BAKARA, 196
“Hac ve umreyi de Allah için tamam yapın. Eğer bunlardan alıkonursanız, o zaman kolayınıza gelen bir kurban gönderin. Bununla beraber bu kurban, kesileceği yere varıncaya kadar başlarınızı tıraş etmeyin. İçinizden hasta olana veya başından bir rahatsızlığı bulunana tıraş için oruç veya sadaka yahut da kurbandan ibaret bir fidye gerekir. Engellemeden kurtulduğunuz zaman da her kim hacca kadar umre ile sevab kazanmak isterse, ona da kolayına gelen bir kurban gerekir. Bunu bulamayana ise üç gün hacda, yedi de döndüğünüzde ki tam on gün oruç tutması lazım gelir. Bu hüküm, ailesi Mescid-i Haram civarında oturmayanlar içindir. Allah’tan korkun ve bilin ki Allah’ın azabı gerçekten çok şiddetlidir.”
Kurban ibadetinin de diğer tüm ibadetler gibi Allah katında makbul olması için kişinin bu ibadeti ihlas ile yapması gerekir. Önemli olan yalnızca Allah rızasını niyet etmek ve takva sahibi olmaktır. Kurban etinin ve kanının Allah’a ne faydası olabilir ki? Her ibadet gibi bu ibadette biz insanlara fayda sağlar. Allah ibadetleri bizim menfaatimiz için emretmiştir. Yoksa yaparsan Allah’a ne faydası olur veya yapmazsan Allah’a ne zararı olur? Faydası da zararı da bizedir. İyi düşünmek, güzel işler yapmak lazımdır.
HAC, 37
Onların etleri de kanları da Allah’a asla ulaşmaz; fakat sizin takvanız O’na ulaşır. Onları size bu şekilde boyun eğdirdi ki, sizi hidayete erdirdiği için Allah’ı yücelterek anasınız. Güzel düşünüp güzel davrananlara müjde ver.”
İslam’da kurban yoktur demek yanlıştır. Evet kurban kesmek vardır ve sünnettir. Burada dikkat edilmesi gereken husus dinimizin kolaylık dini olduğudur. Fakir kişilere kurban kesmek asla vacip değildir. Bu ibadeti zorunluymuş gibi gösterip maddi imkanları olmayan kişileri de güç duruma düşürmek hata olur. Maddi imkanları olan kişiler kurban kesebilir. Diğer kişilerse kurban kesmedikleri takdirde günaha girmezler.
Bazı kişilerin “kurban sünnettir, kesilmesine gerek yoktur” demelerine kanmamalıdır. İmkanı olan kesmelidir. Kurban kesmenin toplumsal faydaları göz ardı edilmemelidir. Kevser suresinde Kurban kesmenin Resulullah aleyhisselam’a özel olduğu ve Bakara, 196 ayetinde de hacılara farz olduğu gayet açıktır. Diğerlerine de bu sebeple sünnet hükmündedir. Yapılmazsa günah olmaz ama yapılırsa da sevap olur.
Sevgiyle kalın.

Sevgi Paylaştıkça Artar
Kudret Uğurlu Eminsoy

Kudret Uğurlu Eminsoy

Emekli Binbaşı İlahiyatçı Öğretmen Yazar

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir