Gaybı Allah'tan başkası bilemez

Gaybı Allah’tan başkası bilemez, biliyorum diyen yalancıdır

Gayb demek duyularınla anlayamadığın, bilemediğin, görüp duyamadığın, Allah’tan başkasının bilmesi olanaksız olan demektir. Şöyle de ifade edilebilir ki gayb görünenin görünmeyen kısmıdır.
Sabahleyin uyandığınız da duyu organlarının devreye girmesinden sonra içinde yaşamaya başladığın bu hayatın perde arkasıdır. Şöyle ki görüyorum dediğin zaman kastetmiş olduğun fiil aslında senin ötende olan bir nesneyi işaret etmendir. Oysa ki gerçekte görmek fiili senin içinde gerçekleşir. Görüyorum diyen kişinin gördüğünü sandığı o şey, beyninin görme kısmının karanlık odasında meydana gelmektedir. Görülen nesneler gerçekte ışık frekanslarının beyninde, belirli dalga boylarında sabitlenen, elektriksel görüntülerinden başka bir şey değildir. Dolayısıyla hiç kimse ama hiç kimse insan maddeselliğinden kurtulamadıkça eşyanın hakikatine vasıl olamaz. Örneğin bu yazıyı okurken gördüğün bilgisayar ve ekrandaki bu satırlar karşında değildir. Bunlar ve sen ve bunların içinde bulunduğu odan elektriksel iletimin beynindeki sinema salonunda izlediğin bir filmden ibarettir.  Dışarıda ise bu olaya sebep olan gerçek alem vardır ki işte bu aleme de gayb alemi denir.
Kuran’da bu konuda pek çok ayet vardır. Allah bu alemin ancak kendisi tarafından bilindiğini ve kendisinden başka kimsenin bu alemle ilgisinin olamayacağını ısrarla belirtir. Geçmiş, şimdiki zaman, gelecek zaman gibi zamansal algılarımız da bu alemde yaratılır ki bir olayın gerçekleşmesi (dinen terim olarak kaza diyoruz) için gereken işlemler bu alemde gerçekleşir. Bu alemin ilmi bize kapalıdır ve dolayısıyla kimse ne olacağını da önceden bilemez.

Kuranda gayb ile ilgili ayetler

İnsan her şeyde olduğu gibi bu alanda da pek meraklıdır. Üstüne vazife olmayan işlere burnunu sokmaya bayılır. Şimdi düşün bakalım kıyametin ne zaman kopacağını önceden biliyor olsaydın, bu bilginin sana ne faydası olurdu?  Laf işte, hani derler ya laf olsun, torba dolsun. Sen sen ol, sana lazım olmayan faydasız bilgiler için kendini hırpalama. Bunun yerine sana verilmiş olana kanaat getir ve ilminle güzel işler yapmaya çalış. Bir kum tanesiyim diye üzülme bil ki koca bir çöl bu kum tanelerinden meydana geliyor.
Bazı ayetlerden örnekler verelim:
“De ki: Göklerde ve yerde Allah’tan başka kimse gaybı bilmez.” (27/65)
“De ki: Gayb Allah’a mahsustur…” (10/20)
“Gaybın anahtarları O’nun yanındadır. O’ndan başkası bilmez.” (6/59)
Onlar: Bizim bilgimiz yok, derler, gayb’leri bilen yalnız sensin, sen.” (5/109)
“De ki: “Ben size, ‘Allah’ın hazineleri benim yanımdadır’ demiyorum. Ben gaybı da bilmem.” (6/50)

Muhammed aleyhisselam’ın gayb ile ilgili sünneti

Bu ve benzeri gayb’la ilgili ayetleri incelediğinde göreceksin ki, gaybı Allah’tan başkası bilemez, gaybı peygamberler de bilemez ve gayb hakkında, Allah ne bildirmişse o bilinir.
Muhammed aleyhisselam’a zaman zaman deneme amacıyla “Mademki peygambersin, bunları bilmen lazım” diyerek gaybten sorular sorulmuştu. Bu kasıtlı sorulara ve bunları soran zavallılara karşı O da gaybı bilmediğini, gaybten haber almadığını, böyle bir şeyin hiç kimse için mümkün olmadığını söylemiştir. Ancak Allah ne vahyederse bu vahyedilenleri ileten bir elçi olduğunu izah etmeye çalışmıştır.

Gaybı biliyorum diyenlere sakın kanma

Buna rağmen birçok din düşmanı, uydurma düzenlerle peygamber mucizelerine ve gaybten bilgilere dayanan sahte haberler üretmiştir. Muhammed aleyhisselam’ın gayb haberleri ve mucizeleri üzerine kitaplar bile yazılmıştır. Zamanla dinden uzaklaşarak şahsi menfaatler elde etmek maksadıyla açılan bu yoldan sözde gaybten haber alan zalimler türemiştir. Bunlar gizli ilimlere ve bilgilere vakıf olduklarını bile iddia etmişlerdir.
Ebced ve cifir hesaplarıyla Kur’an’daki kelimelerden, ayetlerden başka manalar çıkartarak, Mesih’in, Mehdi’nin, Deccal’ın ne zaman geleceği, kıyametin ne zaman kopacağı gibi konularda ahkam kesmiş, insanları aldatmışlardır. Bunlar bununla da yetinmemiş bazı ayetlerin kendilerinden bahsettiğini, bazı ayetlerin yazdıkları kitapları teyid ettiğini ileri sürecek derecede cüretkâr davranmışlardır. Bazıları da sözde Kur’an’da bulduğunu iddia ettiği matematiksel şifrelerle kehanetlere bile yeltenebilmektedir.
Oysa ki bak ayette ne yazıyor:  “Gaybın ilmi onun yanında da, o mu görüyor?” Necm-35

Bu noktada vazifen nedir?

Bu noktada sana düşen bu gibi yalancı kişilere kanmamak ve Allah’ın sana emrettiği üzere tevhid inancı ile iman etmen ve yine yüce yaratıcının izin verdiği ölçüdeki ilmin ile Dünyada adaleti hakim kılman, zalime aman vermeyip mazlumu koruman, yaşadığın bu güzel gezegeni imar edip, barış ve kardeşlik içinde yaşanabilir huzurlu bir yer haline getirmendir.
Sevgi ışığın, kalbin rehberin olsun.

Kudret Uğurlu Eminsoy

Kudret Uğurlu Eminsoy

Emekli Binbaşı İlahiyatçı Öğretmen Yazar

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir