İslam’a göre 9 yaşta bir kız evlenebilir mi?

Diyanetin fetvasına da neyin nesi?

Bir kardeşimizin sorması üzerine vakıf olduğum küçük yaşta evliliğe Diyanet İşlerinin fetva vermesi ile ilgili meseleyi inceledim. Görünen o ki Diyanet İşlerinin dini terimler sözlüğü internet sayfasında NİKAH ve BULUĞ kelimelerinin tanımlanmasında çok talihsiz açıklamaları bu krize sebebiyet vermiş. Bazı kesimlerde hemen ellerine pankart alıp sokaklara dökülmüşler.
Öncelikle her kes sakin olmalıdır. Aklı selim ile düşünmek ve gerçekten işin aslı ne ise ona göre karar vermek gerekir. Elbette İslam ne Diyanet İşlerinin isteğine, ne de sokaklara dökülen taraflı kişilerin isteğine göre herkesi memnun edecek siyasi bir oluşum değildir. Allah’ın emri kesindir değişmez. İster beğen ister beğenme, sen beğenesin diye ayet indirilmemiştir.

Şimdi gelelim konumuza böyle bir şey İslam’da var mıdır?

Hayır. Asla yoktur. Diyanetin açıklamalarına katılmak mümkün değildir. Kuranda veya Hadislerde bu tarz bir açıklama yoktur. Bu yapılan açıklamalar zamanın akışı içerisinde bazı eski din adamlarının mezheplere dayanarak yapmış oldukları örfi açıklamalardır. Filan kişi böyle demiş, falan zat bunu yazmış bizi hüküm açısından bağlamaz. Bu yazıları kendi görüşünü yansıtır.
Dinimiz kızların evliliği ile ilgili bir yaş asla belirtmez. Ayetler kişiye özeldir ve kişilerin biyolojik ve psikolojik gelişimleri farklı olduğundan ayetler uygulanırken her kızımızın durumuna uygun olarak ve velisi gözetiminde alınan karara uyulur. Şöyle ki kimi kız 16 yaşında istenen olgunluğa erişmiştir, kimi kız ise bu olgunluğa belki 25 yaşında ulaşır. Kimisi daha henüz çocukluk yaşındayken kimisi de yetişkinliğe kavuşmuş olabilir. İşte bu aradaki ayrımı dinimiz belirlemez. Bu karar da hiç bir hocaya düşmez. Dinimiz bu sorumluluğu kızın velisine (baba, ana, dede, nine vb.) vermiştir.
Ayrıca devletimiz bu yaş sorunlarını da ortadan kaldırmak maksadıyla ortalama bir yaş belirlemiş ve 18 yaş sınırını kabul etmiştir. Dinimizde olmasa da görülen lüzum üzerine Dünyevi faydalarına binaen kabul edilen 18 yaş sınırına uymak her vatandaşında vazifesidir. Dinimizde de devletine, emirine itaat etmek ayrıca vaciptir. O halde hala neyin derdindeyiz? Efendim sanıyorum ki devlet, diyanet ve halk karşı karşıya getirilmeye çalışılıyor. Birileri kasıtlı olarak bu tarz hassas noktaları kaşıyıp yara yapıyor ki birbirimize düşelim. Lütfen bunlara kanmayınız. Yapılması gereken tek şey devlet büyüklerimize güvenmek, her hocayı bu yazıları yazan sivriler gibi sanmamak ve ardını ötesini incelemeden de hemen sokaklara koşmamaktır.

Bu konuda Kuran’da geçen ayetler

“Ve yetimleri nikâh çağına gelinceye kadar deneyin. Bundan sonra eğer kendilerinde bir rüşd (yeterlilik) hissederseniz, o taktirde mallarını onlara teslim edin. Ve büyürler (geri alırlar) diye, onları (malları) israf etmeyin ve acele ile yemeyin. Ve (vâsi) zengin bir kimse ise, o taktirde iffetli olsun (yetimlerin mallarını yemekten kaçınsın). Ve (vâsi) fakir bir kimse ise, o taktirde örfe uygun olarak yesin. Nihayet onlara mallarını geri vereceğiniz zaman, onlara karşı şahit tutun. Hesap görücü olarak Allah yeter.” Nisa 6
Rüşdüne erişinceye kadar yetimin malına ancak en güzel şekilde yaklaşın. Ölçüyü ve tartıyı adaletle tam yapın. Biz herkesi ancak gücünün yettiği kadarıyla sorumlu tutarız. (Birisi hakkında) konuştuğunuz zaman yakınınız bile olsa âdil olun. Allah’a verdiğiniz sözü tutun. İşte bunları Allah size öğüt alasınız diye emretti.” Enam 152
Ayetler nikah yaşı ile ilgili değildir ama bu ayetlerden nikah çağını tespit etmekteyiz. Yukarıda belirttiğimiz gibi Kuran’da her hangi bir evlilik yaşı yoktur. Yetimlerle ilgili olan bu ayetlerden anlıyoruz ki yetim olan çocuk velisinin yanındayken nikah çağına gelinceye kadar denenecek ve eğer kendilerinde bir rüşt hali görülürse gereken işlemler yapılacaktır.
Bir çocuk buluğa erse bile hala rüştüne kavuşmamışsa bu çocuk daha henüz nikah çağına ulaşmamış demektir.  Ayetleri dikkatli okursanız, yetimleri ”nikaha erişecekleri çağa kadar” deneyin diyor. Şayet kendilerinde bir ”olgunluk” görürseniz onlara mallarını verin diyor. İkinci ayette de yetimin malına, ”o malını kontrol edebileceği erginlik yaşına erişinceye kadar” en güzel şeklin dışında dokunmayın deniyor. Küçük bir çocuk para kavramını bilmez. Tasarruf nedir, hesaplı alışveriş nedir, parasını hangi alanda değerlendirirse artırabilir bunları bilemez. Çocuğun eline para verirseniz onunla ya şeker alır ya çikolata. Dolayısıyla malını kontrol edeceği çağ bedensel değil, zihinsel olgunluk çağıdır. Aynı şekilde nikaha erişecekleri çağ da, bedensel olgunluğa eriştikleri ergenlik dönemi değil, malını kontrol edebileceği, zihinsel olgunluğa eriştikleri erginlik/gençlik çağıdır. Ayette “ruşden” kelimesi geçer. Kadın ve erkeğin “Reşit” olması gerektiği manasındadır. İşte bu rüşte ermek haline kim karar verir? Elbette ki o kişiyi izleyen, onu büyüten anası babası veya velisi.
Sonuçta diyoruz ki kişinin evlenmesi için bedenen, zihnen ve kalben olgunlaşması gerekir. İşte bu hale gelmiş kişiye reşit denir. Dinimiz bu konuma ermiş kız veya erkeklere evlilik için izin vermektedir ki sıhhatli yuvalar ancak bu halde olan çiftler tarafından oluşturulabilir.
Sevgiyle kalın.
Sevgi Paylaştıkça Artar
Kudret Uğurlu Eminsoy

Kudret Uğurlu Eminsoy

Emekli Binbaşı İlahiyatçı Öğretmen Yazar

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir