İslam’da kadınları da erkekleri de dövmek yoktur

 Allah, Kur’anda kadınları dövün diyor mu?

Hayır. Allah böyle bir emir vermiyor. Bahse konu edilen ayetler Nisa suresi 34-35 ve 128.ayetlerdir. Yaşar Nuri Öztürk mealini aşağıya yazıyorum. Okuyalım ve sonrasında da inceleyelim.

...وَاللاَّتِي تَخَافُونَ نُشُوزَهُنَّ فَعِظُوهُنَّ وَاهْجُرُوهُنَّ فِي الْمَضَاجِعِ وَاضْرِبُوهُنَّ…

“Erkekler; kadınları gözetip kollayıcıdırlar. Şundan ki, Allah, insanların bazılarını bazılarından üstün kılmıştır ve erkekler mallarından bol bol harcamışlardır. İyi ve temiz kadınlar saygılıdırlar; Allah’ın kendilerini koruduğu gibi, gizliliği gereken şeyi korurlar. Sadakatsizlik ve iffetsizliklerinden korktuğunuz kadınlara önce öğüt verin, sonra onları yataklarında yalnız bırakın ve nihayet onları evden çıkarın/bulundukları yerden başka yere gönderin! Bunun üzerine size saygılı davranırlarsa artık onlar aleyhine başka bir yol aramayın. Allah çok yücedir, sınırsızca büyüktür.” Nisa 34

Ayette geçen “darabe” fiilinin yalın hali ve harfi cerli hali ne demektir?

Arapçada fiiller yalın halde kullanıldıklarında bir anlam ifade ederlerken bazen de harfi cer denen eklerle kullanıldığında da farklı anlam kazanırlar.
Bazıları diyor ki bu ayette darabe fiili harfi cersiz geldiğinden vurmak demektir. Çünkü darabe fiilinin yalın hali vurmak demektir.
Hayır bu doğru değildir. Darabe ilginç bir fiildir ki ister yalın isterse harfi cerli olsun değişik anlamlara gelebilmektedir. Bu sebeple de pek çok anlamda kullanılagelmiştir. En temel bilineni de sanırım pek meraklı olduğumuzdan olsa gerek “dövmek” “vurmak” dayak atmak”‘tır.
Diğer anlamlarına da şöyle bir göz atalım ve Kuran’dan örnekler verelim.

(مَا ضَرَبُوهُ لَكَ إِلَّا جَدَلًا) …Bu örneği yalnızca bir tartışma konusu olsun diye verdiler… (Zuhruf 43:58)

(كَذَلِكَ يَضْرِبُ اللّهُ الْحَقَّ وَالْبَاطِلَ) İşte Allah hak ile batıla böyle örnek verir. (Rad 13:17)

(فَضُرِبَ بَيْنَهُم بِسُورٍ لَّهُ بَابٌ بَاطِنُهُ فِيهِ الرَّحْمَةُ وَظَاهِرُهُ مِن قِبَلِهِ الْعَذَابُ) Aralarında kapısı olan bir sur kapatılmıştır; iç yanında rahmet, dış yanında azab vardır. (Hadid 57:13)

Görüldüğü gibi darabe fiili bu örneklerde harfi cer almamıştır ve vurmak dövmek anlamında da kullanılmamıştır. Bu da gösteriyor ki bu fiil harfi cer alması veya almaması ile değerlendirilemez. Bir örnek daha verelim.

Müsned’de, Ahmed b. Hanbel’in oğlu, bir hadis rivayetinden sonra bu hadisle ilgili babasının şöyle dediğini nakletmiştir:

و قال ابي في مرضه اللدي مات فيه: اضرب على هذا الحديث , فإنه خلاف الاحاديث عن النبي

Babam bana ölüm döşeğinde şöyle dedi: “Bu hadisi çıkar, çünkü o, Nebi’nin hadislerine aykırıdır” (Ahmed b. Hanbel – Müsned)

“Bu hadisi çıkar” diye tercüme ettiğimiz kısmın Arapçası, “idrib ala hazel hadis” şeklinde geçmektedir. (idrib, darabe fiilinin 2. tekil şahısa emir halidir) Görüleceği üzere burada idrib kelimesi, çıkar anlamında kullanılmıştır. Herhalde Ahmed b. Hanbel oğluna; “bu hadisi döv!” demek istememiştir! Nitekim, Ahmed b. Hanbel, hadisi kitaptan çıkarması için darabee fiilini seçmiş ve bu kelimeyi Fİ harfi ceri olmadan ÇIKAR anlamında kullanmıştır.

Darabe fiilinin anlamı nedir?

Kuran’da DaRaBe kelimesi, 53 ayette 57 defa geçmektedir. Bunlar, 8 farklı anlamda kullanılmıştır. Aşağıdaki tabloda, hangi anlamda, kaç defa ve hangi ayetlerde geçtiğini görebilirsiniz.

Anlam/Geçiş Adedi

Geçtiği ayetler (sure numarası:ayet numarası)

Örnek Vermek

31 defa

2:26

13:17(2)

14:24

14:25

14:45

16:74

16:75

16:76

16:112

17:48

18:32

18:45

22:73

24:35

25:9

25:39

29:43

30:28

30:58

36:13

36:78

39:27

39:29

43:17

43:57

43:58

47:3

59:21

66:10

66:11

Fiziksel Vurmak (Temel anlam)

6 defa

2:60

2:73

7:160

24:31

26:63

37:93

Vurmak (yan anlam)

5 defa

8:12(2)

8:50

47:4

47:27

Çıkmak

7 defa

2:273

3:156

4:94

4:101

5:106

38:45

73:20

Kapatmak

3 defa

18:11

24:31

57:13

Damgalamak

2 defa

2:61

3:112

Açmak

1 defa

20:77

Vazgeçmek

1 defa

43:5

Gördüğünüz gibi darabe fiili pek çok anlamda kullanılmıştır. Peki Nisa 34 teki anlamı ne olabilir?

Peki Nisa 34 teki anlamı ne olabilir?

Bunu anlamak için ayetin başına dönelim. “Erkekler kadınlar üzerine kavvamdırlar”. Bu haber cümlesi sonradan gelecek olan hususları kuvvetlendiriyor. Erkekler kadınlardan üstün anlamında değildir. Erkekler kadınları gözetirler demektir. Yani onlara haklarını verirler ve tehlikelerden onları korurlar. Zaten sonrasında bazılarımızın bazılarımıza üstün olduklarını belirtilir. Evet erkeklerin kadınlara göre üstün oldukları konular olduğu gibi bazı konularda da kadınlar erkeklerden üstündür.

Erkeklerin üstün oldukları bazı örnekler veriliyor. Mallarından harcama yaptığı hatırlatıldıktan sonra, kadınlar hakkında iki sıfat kullanıyor. ( قَانِتَاتٌ ) Kanitatun, ( حَافِظَاتٌ ) Hafizatun.

Kanitatun kelimesi “boyun eğmek”, “itaatkar olmak” ve Hafizatun “korumak” “koruyucu olmak” “muhafaza etmek” demektir. Peki kadın, neyi koruyacak ve kime itaatkâr olacaktır? Kanitatun ancak Allah’a yapılır ve ancak Allah’a boyun eğilir. O halde, ayette saliha (iyi) kadının özelliği olan sıfatlardan boyun eğme, kocaya karşı değil, Allah’a karşı olan bir tutumu ifade etmektedir. Hafizatun ise ırzlarını, namuslarını muhafaza etmek anlamındadır.

Şüphesiz, Müslüman erkekler ve Müslüman kadınlar, mü’min erkekler ve mü’min kadınlar, gönülden itaat eden erkekler ve gönülden itaat edenkadınlar… (Ahzab 33:35)
…Rabbinin kelimelerini ve kitaplarını tasdik etti. O(Meryem) gönülden bağlı olanlardandı. (Tahrim 66:12)

Ayette geçen darabe fiilinin uygulanmasına yönelik kadının yaptığı olumsuz davranışları anladık mı? İşte bu durumlar da erkek ne yapacaktır? Bahsedilen budur. Böyle bir durum için NÜŞUZ  kelimesi kullanılıyor. Ama kadınlar nüşuz ederse değil nüşuz etmesinden endişe duyulursa “Eğer, kadınların nüşuzundan endişe ederseniz/korkarsanız…” deniliyor. Nüşuz etmek demek aldatma, iffetsizlik, itaat etmemek, itaatsizlik, karşı gelmek, huzursuzluk çıkarmak vb. demektir. Bu hatırlatmalardan sonra, bir şart durumunda erkeklerin ne yapacağı söyleniyor. Bir adam, karısının kendisini aldattığından şüphe ediyorsa, işte bu durumda bazı şeyler yapmalı. Aldatma/iffetsizlik şüphesi durumunda:

1-Karısına öğüt vermeli,

2-Yatakları ayırmalı,

3-Son çare olarak, evden çıkarmalı, ilişkiye ara vermeli. ( Bir soru üzerine yazıyorum. Eğer kadının gidecek yeri yoksa bu süreçte kadın evde kalmalı ve erkek evi terk edip sorun çözülene kadar başka yerde kalmalıdır.)

Darabe fiilinin anlamı demek ki bu ayette çıkmak, çıkarmak, ilişkiye ara vermek olmaktadır. Evden dışarı çıkarın anlamında bir emirdir. Dövmek değildir. Sonuçta dövmek herhangi bir sorunu çözer mi? Adam karısını dövdü ve sorun çözülmedi diyelim. Hala karısının nüşuz yapacağına dair endişesi ortadan kalkmadı, ne yapacak? Allah bir emir verdi ama, Allah’ın emri (haşa) sorunu çözmüyor. Karısını tekrar mı dövecek adam?

DÖVMEK sonuçta bu bir ceza. Hiç, şüphe üzerine CEZA verilebilir mi? Karım henüz nüşuz yapmadı ama, nüşuz edeceğinden korkuyorum, bu nedenle karımı cezalandırıyorum. Olabilir mi?

Ama, aldatma şüphesi üzerine ilişki bitirilebilir. Zira evlilik, temelde güvene dayalıdır. Şayet güven ortadan kalkmışsa, evlilik devam edemez. Ayrılmak veya ilişkiye ara vermek, en iyi çözümdür.

Konumuzla ilgili Hadis-i Şerifler

Hadis-i şeriflerde de buyuruldu ki:
(Bir erkek, hanımını döverse, kıyamette onun davacısı ben olurum.) [R. Nasıhin]
(Bir mümin, hanımının kötü huyuna kızmasın! Onun iyi huyu da olur.) [Müslim]
(Müslümanların iman yönünden en üstünü, ahlakı en güzel olanı, hanımına, en iyi, en lütufkâr davranandır.) [Tirmizî]
(Kadınlarınızı üzmeyin! Onlar, Allahü teâlânın sizlere emanetidir. Onlara yumuşak olun, iyilik edin!) [Müslim]
(Hanımıyla iyi geçinip şakalaşanı Allahü teâlâ sever, rızklarını artırır.) [İ. Lâl]
(Kendi yediğinden hanımına da yedir, kendi giyindiğin gibi ona da giydir, ona yüzünü ekşitme, kaşını çatma ve dövme!) [Ebu Davud]
(Allah’ın kulları olan kadınları dövmeyin!) [İbni Mace, Dârimî]

Sevgi Paylaştıkça Artar
Kudret Uğurlu Eminsoy

Kudret Uğurlu Eminsoy

Emekli Binbaşı İlahiyatçı Öğretmen Yazar

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir