İslâm’da çocuk yaşta evlilik var mıdır?

Ey Aşıklar,

Asırlardır Kur’an-i Kerim ve Resulullah’a sav iftira etmek için islam dininin düşmanları yüzyıllardır çalışmaktalar. Uydurdukları şeyleri pek çok kanaldan kalbimizi karıştı rmak maksadıyla yaymaktadırlar. Kitaplar yazıyor ve İ slam’i eser olarak takdim ediyorlar. Günümüzde de boş durmuyorlar. İşte onlardan birisi, “Talak suresinin 4. ayetinde daha hayız görmeye başlamamış eşlerin boşanmasından bahsedildiği, tefsirlerde bu ayetin küçük kız çocuklarından bahsettiğinin belirtildiği”‘dir. Utanmadan sıkı lmadan çocuk yaşta evlenmek caizdir diyorlar. Öyle anlaşılmaz sözde deliller gösteriyorlar ki iftirayı pek sırlı şekilde gizliyorlar ve elbetteki kafir oluyorlar. Onların bu oyunlarına düşmemelidir. Verilen örneklerden bir tanesini yazalım. (Sözde !?) “Hayız görmeyen küçük kızlar ile evlilik ile alakalı olarak âlimler birçok izahlarda bulunmuşlardır. İbnu Kudame el Hanbeli Muğni adlı değerli eserinde şunları kaydetmiştir; “Eğer bir adam kızını ona denk biri ile evlendirir ve bırakırsa Eğer bir adam kızını evlendirirse, denk bir yere koyarsa, kerih olsa da nikâh sabittir. İ ster büyük bir kız olsun ister küçük bir kız olsun fark etmez. Ancak küçük bakire kıza gelince; Bu nikâhın sabitliğin de ihtilaf yoktur. İbnü’l Münzir dedi ki; İ lim ezberlediğimiz herkes icma ettiler ki; Eğer baba küçük bakire kızını ona denk birine nikâhlar ise caizdir. Kerihlik ve imtina etmek ile beraber bu caizdir. Küçük kızın nikâhının caizliğine Allah şu sözü delalet etmektedir; ” Kadınlarınız içinden âdetten kesilmiş olanlarla, âdet görmeyenler hususunda tereddüt ederseniz, onların bekleme süresi üç aydır.” (Talak 4)

Burada bir noktaya dikkat çekmekte fayda vardır Allah bununla kimilerine hidayet eder kimilerini de saptırır. Allah dilediğini yapar. Ona yaptığından sorulmaz, kullar yaptıklarından sorumludurlar. Allah hükümlerinde hikmet sahibidir. Hz. Aişe’nin yaşını bahane ederek peygamberimize saldıran ve Kuran’da çocuk yaşta evliliğin serbest olduğunu iddia eden kişilere hatırlatı lması gereken ilk konu, hükümlerin yalnızca Kuran’dan öğrenileceği ve Kuran’la mutabık olmayan kaynaklara itibar etmemeleri gerektiğidir.
Allah, “Yetimleri, nikaha erişecekleri çağa kadar deneyin; şayet kendilerinde bir (rüşd) olgunlaşma gördünüz mü, hemen onlara mallarını verin.” (Nisa Suresi, 6)
“yetimin malına, o erginlik çağına erişinceye kadar -o en güzel (şeklin) dışında- yaklaşmayın…” (En’am Suresi, 1 52)
Ayetleri dikkatli okursanız, yetimleri ”nikaha erişecekleri çağa kadar” deneyin diyor. Şayet kendilerinde bir ”olgunluk” görürseniz onlara mallarını verin diyor. İkinci ayette de yetimin malına, ”o malını kontrol edebileceği erginlik yaşına erişinceye kadar” en güzel şeklin dışında dokunmayın deniyor. Küçük bir çocuk para kavramını bilmez. Tasarruf nedir, hesaplı alı şveriş nedir, parasını hangi alanda değerlendirirse artı rabilir bunları bilemez. Çocuğun eline para verirseniz onunla ya şeker alı r ya çikolata. Dolayısıyla malını kontrol edeceği çağ bedensel değil, zihinsel olgunluk çağıdır. Aynı şekilde nikaha erişecekleri çağ da, bedensel olgunluğa eriştikleri ergenlik dönemi değil, malını kontrol edebileceği, zihinsel olgunluğa eriştikleri erginlik/gençlik çağıdır. Ayette “ruşden” kelimesi geçer. Kadın ve erkeğin “Reşit” olması gerektiği manasındadır.
Rüşd: Doğru yolu bulabilme yeteneği
Reşid: Doğru yolu başkalarına gösteren kişi.
Raşid: Doğru yola gelebilecek erişmiş kişi.
Mürşid: İrşad eden, eğiten, aydınlatan”
islamiyet’te kesinlikle çocuk yaşta evlilik yoktur. Din düşmanlarının kasıtlı sözlerine asla kanmayın. Bilmiyor olmanız, doğru cevabın olmadığı anlamına gelmez. Sadece sen bilmiyorsun demektir.
Mehir, İ slam Hukuku’nda erkeğin evlenirken kadına verdiği para veya maldır. Mehir kadının ailesine değil, direkt kadına verilir. Yukarıdaki ayetlere göre malların sahibine teslim edilme çağı, o kişinin malını kontrol edebileceği yaştır. Dolayısıyla mehir alan kadının bu malı veya parayı kontrol edebileceği bir yaşta olması gerekir. Hz. Ayşe’nin 6-9 yaşında evlendiği konusundaki iddialar, Kuran’daki evlilik için belirtilen yaş ile uyum göstermiyor. Kuran’da işaret edilen evlilik yaşı, şu an ki Medeni Kanunumuzda yer alan yaş sını rı ile tam uyumludur. Ayrıca Hz. Ayşe’nin yaşının rivayet edildiği kaynakların muhatabı olan Buhari, peygamberimizden 238 yı l sonra, Müslim 243 sene, Tirmizi 260 sene, Ebu Davud 256 sene, Nesai 238 sene, İbn-i Mace 263 sene sonra yaşamışlardır. Hz. Ayşe’nin yaşı kimi kaynakta 6, kiminde 9, kiminde de 1 8 olarak rivayet edilmiştir. Genel olarak evlilik yaşı konusunda referans Kurandır. Kuran, nikah için zihinsel olgunluk çağını işaret eder.
Ancak bu net delili görmezden gelen bazı ateistler, Talak Suresi 4. ayette, ” adet görmemiş” ibaresinin küçük çocuğa işaret ettiğini iddia ederler.
”Kadınlarınızdan (menopoz dönemine girerek) âdetten kesilenlerin iddetinde tereddüt ederseniz, onların iddet süreleri üç aydır. Adet görmeyenlerin de süreleri böyledir. Hamile olan kadınların iddetleri, çocuklarını doğurdukları vakit biter. Kim Allah’ı sayıp O’na karşı gelmekten korunursa, Allah onun işinde bir kolaylık verir. ” (Talak, 4)
Adetten kesilmiş, yani menopoz dönemine girmiş kadınların bekleme süresi 3 ay deniyor. 3 ay neden bekleniyor? Hamile olup olmadığının anlaşılması için. Adet görmeyen çocuk hamile kalabilir mi? Hayır. O zaman 3 ay beklemesine de gerek yoktur. Hamile kalan kadın adet görmez. Ancak hamile olduğunun anlaşılması süre alır. Bu durumda olan kadınlar için de bekleme süresi 3 aydır. Hamileliği kesin olanlar ise doğuma kadar bekler.
Meallerde adet görmemiş kızlar olarak çevrilen “vellai lem yahidne” ifadesi tı bbi olarak “sekonder amenore” denilen durumdur. Yani adet düzeni bozulduğu için adet görmeyen (normalde adet gördüğü halde türlü sebeplerle 3 ay veya daha uzun süren bir dönemde âdet görmeyen) kadınları ifade eder. Talak suresi 4. ayette bazı meallerde rastalığımız “henüz adet görememiş” ifadesi geçmez. Henüz adet görmemiş diyebilmek için ”ellaaiii lemma yahidne ” kelimesinin geçiyor olması gerekir. Lem: Hiç olmayacak, ya da hiç olmamış manası kazandırır. Lemma: Henüz olmamış ama olacak manası kazandırır. Ayette lem geçtiğine göre hiç adet olmamış anlamını verir. Arapça edatları bilenler bu paragrafı anlayacaktır. Ayette geçen “Nisa” kelimesi yetişkin kadınlar için kullanı lan bir kelimedir. Adet görmeyen kişi eğer çocuk olsaydı o zaman ” Vildan, Veled, Benat…” kelimelerinin geçiyor olması gerekirdi. Ancak ayette yetişkin kadınların tanımlandığı “Nisa” kelimesi geçmektedir.
Sonuç olarak
Kuran çocuk evliliğine izin vermez. Yanlış ve kasıtlı yapılan tercümeler nedeni ile dinsizler İslam’ın çocuk evliliğine izin verdiğini iddia ederler. Bu sapkınların kasıtlı oyunlarından Allahu Teala’ya sığınırız. Her şeyin en doğrusunu Allahu Teala bilir.
Sevgi Paylaştıkça Artar
Kudret Uğurlu Eminsoy

Kudret Uğurlu Eminsoy

Emekli Binbaşı İlahiyatçı Öğretmen Yazar

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir