Siraç, Nur ve Aralarındaki Fark nedir?

Kur’ân-ı Kerim’de Furkan, 25/61; Yunus, 10/5; Nuh, 71/16 ayetlerde geçen siraç ve nur kelimeleri ay ve güneş ile ilgili olarak kullanılmıştır. Örneğin “Güneş’i bir ışık, Ay’ı bir nur kılan…”(Yunus, 10/5),  ayetinde Güneş “ziya” ile Ay ise “nur” ifadesi ile belirtilmiştir. Yine Furkan 25/61 ayette de “Gökte burçlar yaratan, onların içinde bir siraç / kandil / çerağ (güneş) ve nurlu bir ay barındıran (Allah) ın şânı ne yücedir!” şeklinde buyrulmuştur. Bu ayette de Güneş kandil / çırağ olarak ve Ay ise “münir” nur / ışık yansıtıcı olarak nitelenmiştir. Nuh 71/16 ayete bakacak olursak da “Onların içinde Ay’ı bir nur / ışık, Güneş’i de bir siraç / ışık kaynağı yaptı.” yine Güneş için siraç ve Ay’a da nur ifadesi kullanılmıştır.

Demek ki Güneş için ziya, siraç kelimeleri ve Ay için de nur, münir kelimeleri geçmektedir.

Siraç: Çıra, kandil, lamba gibi yakıtı kendinden olup etrafı aydınla­tan alete denir. Cenâb-ı Hak bu kelimeyle Güneş’in enerjisinin kaynağının kendisinde mevcut olduğunu, başka bir kaynaktan alıp yansıtmadığını bil­dirmektedir.

Nur: Etrafa yayılıp eşyayı görmemize yardımcı olan ışık demektir. Kaynağı kendinden değil de başka bir cisimden alıp yansıttığı için Ay’a “nur”denilmiştir. Güneş’e “sirac” denildiği gibi, “ziya” da denilmiştir. Ka­mus sahibinin de belirttiği gibi, “ziya” genellikle “nur”dan daha kuvvetlidir. Çünkü enerjisi kendisinde mevcuttur.

Böylece güneşin “sirac/lamba/kandil” kelimesinden hareketle ışık ile birlikte ısıtma özelliğine de sahip olduğu anlaşılmaktadır. Ayın ise, nur, münir kelimeleri ile ışığını dışarıdan almakta olduğunu ortaya çıkmaktadır.

Netice olarak güneşin, ışığın bizzat kaynağı, ayın ise bir yansıtıcı olduğu görülmektedir. Çünkü, Arapça’da ışığın kaynağı olan şeyler için “muzî” tabiri, ışığını dışarıdan alanlar için de“münîr” tabiri kullanılır.

Kudret Uğurlu Eminsoy

Yönetici

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir