Casiye Suresi

CASİYE SURESİ

Resmi Mushaf: 45 / İniş Sırası: 65 / Mekke’de inmiştir. 37 ayettir.

Rahman ve Rahim olan Allah’ın adıyla

1. Ha Mim

2. Kitab’ın indirilişi, mutlak güç sahibi, hüküm ve hikmet sahibi Allah tarafındandır.

3. Şüphesiz göklerde ve yerde mü’minler için ayetler vardır.

4. Sizin yaratılışınızda ve türetip yaydığı bütün canlılarda da kesin bilgiyle inanan bir topluluk için ayetler vardır.

5. Gece ile gündüzün birbiri ardınca gelmesi ve Allah’ın gökten rızık indirip de onunla ölümünden sonra yeryüzünü diriltmesi ve rüzgarları yönlendirmesi de akıl eden bir topluluk için ayetlerdir.

6. İşte bunlar, Allah’ın ayetleridir. Sana hak ile onu okuyoruz. Öyleyse Allah’tan ve O’nun ayetlerinden sonra, hangi söze iman edecekler?

7. Yazıklar olsun, her günahkâr yalancıya!

8. Kendisine okunan Allah’ın ayetlerini işitir, sonra büyüklük taslayarak onları hiç işitmemiş gibi direnir. Onu acıklı bir azapla müjdele!

9. Ayetlerimizden bir şey öğrendiği zaman, onu alaya alır. İşte onlar var ya! Onlar için aşağılayıcı bir azap vardır.

10. Arkalarından cehennem! Ne kazandıkları, ne de Allah’ın dûnundan / astlarından edindikleri dostlar onlardan bir şey savamaz. Onlar için büyük bir azap vardır.

11. Bu doğru yola ileten bir rehberdir. Rablerinin ayetlerini inkar edenlere ise iğrenç, acıklı olanından bir azap vardır.

12. Allah, gemilerin onun içinde, emriyle akıp gitmesi için ve O’nun lütfundan aramanız için, denizi size boyun eğdirendir. Umulur ki şükredersiniz.

13. Göklerdekileri ve yerdekileri hepsini kendinden (bir nimet olarak) size boyun eğdirdi. Muhakkak ki bunda, düşünen bir topluluk için elbette ayetler vardır.

14. İman edenlere de ki: “(Allah) kazanmakta oldukları sebebiyle bir kavme karşılığını versin diye, Allah’ın günlerini ummayan kimseleri bağışlasınlar.”

15. Kim hayırlı bir iş yaparsa, kendi nefsinedir ve kim de kötülük ederse kendi aleyhinedir. Sonra Rabbinize döndürülürsünüz.

16. Andolsun biz, İsrail oğullarına Kitap ve hüküm ve peygamberlik verdik ve onları güzel temiz şeylerle rızıklandırdık ve onları alemlere üstün kıldık.

17. Onlara bu işten (din işinden) apaçık deliller verdik de onlar kendilerine ilim geldikten sonra, aralarındaki çekememezlikten dolayı ayrılığa düştüler. Şüphesiz Rabbin, kıyamet günü, hakkında ayrılığa düşmekte oldukları hususlarda aralarında hüküm verir.

18. Sonra seni de bu işten bir şeriat üzere kıldık. Artık ona uy ve bilmeyenlerin arzularına uyma!

19. Muhakkak ki onlar Allah’tan (gelecek) bir şeyi senden savamayacaklardır. Muhakkak ki zalimler birbirlerinin dostlarıdır. Allah, takva sahiplerinin dostudur.

20. Bu, insanlar için basiretler / açık belgeler, kesin bilgiyle iman eden bir topluluk için bir hidayet rehberi ve rahmettir.

21. Yoksa kötülükler kazanan kimseler, iman eden ve hayırlı işler yapan kimseler gibi, hayatları da ölümleri de eşit olacak mı sandılar? Ne kadar kötü hüküm veriyorlar!

22. Allah gökleri ve yeri hak ile yarattı. Öyle ki her nefse kazandığı şey sebebiyle karşılığı verilsin diye. Onlar haksızlığa uğratılmazlar.

23. Arzularını kendisine ilah edinmiş olan kimseyi gördün mü? Allah onu ilim üzere saptırdı. İşitmesinin ve kalbinin üzerini mühürledi. Görmesinin üstünde de bir perde kıldı. Artık Allah’tan sonra, kim onu doğru yola iletir? Yine de düşünüp öğüt almayacak mısınız?

24. Dediler ki: “Bu, ancak dünya hayatımızdır, ölürüz ve yaşarız. Bizi ancak zaman helak eder.” Halbuki bunun hakkında onların hiç bir ilmi yoktur. Oysa ki onlar, ancak zannediyorlar.

25. Onlara apaçık ayetlerimiz okunduğunda, onların delilleri: “Eğer doğru sözlüler iseniz babalarımızı getirin!” demelerinden başka bir şey değildir.

26. De ki: “Allah sizi yaşatır, sonra sizi öldürür, sonra hakkında şüphe olmayan kıyamet gününde sizi biraraya toplar. Fakat insanların çoğu bilmezler.”

27. Göklerin ve yerin hükümranlığı Allah’ındır. Kıyamet saatinin vuku bulduğu gün, işte o gün, batıl üzere olanlar hüsrana uğrarlar.

28. Her ümmeti diz çökmüş olarak görürsün. Her ümmet kendi kitabına çağrılır. “Bugün yapmakta olduklarınızın karşılığını göreceksiniz.”

29. “Bu, size karşı gerçeği söyleyen kitabımızdır. Şüphesiz biz, sizin yapmakta olduklarınızı kaydediyorduk.”

30. İman eden ve hayırlı işler yapan kimselere gelince, Rableri onları rahmetine sokar. İşte bu, apaçık kurtuluştur.

31. İnkar eden kimselere gelince, “Ayetlerim size okunmadı mı? Fakat siz büyüklendiniz ve suçlular topluluğu oldunuz?”

32. “Muhakkak ki Allah’ın vaadi gerçektir ve kıyamet saati, hakkında hiç bir şüphe yoktur.” denildiği zaman dersiniz ki: “Biz kıyamet saati nedir, ne biliriz? Sadece bir zanda bulunuyoruz ve biz, elbette kesin bir bilgiye dayanarak inananlar değiliz.”

33. Yaptıklarının kötülükleri onlara görünüp ortaya çıktı ve kendisiyle alay etmekte oldukları şeyler onları kuşattı.

34. Denilir ki: “Bu gününüzle karşılaşmayı unuttuğunuz gibi, biz de bugün sizi unuturuz. Barınağınız ateştir ve sizin için yardımcılar da yoktur.”

35. “İşte bu, Allah’ın ayetlerini eğlence edindiğiniz ve dünya hayatı sizi aldattığı içindir.” Artık bugün ondan çıkarılmazlar ve onlardan özür dilemek istemeleri de kabul edilmez.”

36. O halde hamd, göklerin Rabbi ve yerin Rabbi, alemlerin Rabbi olan Allah’a aittir.

37. Göklerde ve yerde ululuk O’na aittir. O, mutlak güç sahibidir, hüküm ve hikmet sahibidir.

Kudret Uğurlu Eminsoy

Yönetici

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.