Muhammed Suresi

MUHAMMED SURESİ

Resmi Mushaf: 47 / İniş Sırası: 95 / Medine’de inmiştir. 38 ayettir.

Rahman ve Rahim olan Allah’ın adıyla

1. İnkar edenler ve Allah’ın yolundan çevirenler var ya, (Allah) onların amellerini boşa çıkardı.

2. İman edebler ve hayırlı işler yapanlar ve Muhammed’e indirilene iman edenler ki o, Rablerinden gelen haktır, işte onlardan kötülüklerini örttü ve durumlarını düzeltti.

3. İşte bu, inkar edenlerin batıla uymaları ve iman edenlerin de Rablerinden gelen hakka uymaları sebebiyledir. İşte Allah, onların durumlarını, insanlar için böyle ortaya koyar.

4. İnkâr edenlerle karşılaştığınız zaman hemen boyunlarını vurun! Nihayet onları iyice zayıflattığınız zaman, artık bağı sıkıca bağlayın! Artık bundan sonra, savaş ağırlıklarını bırakıncaya kadar, ya lütfetmek ya da fidye almak vardır. İşte durum böyledir. Eğer Allah dilerse, elbette onlardan intikam alır. Fakat, bazınızı bazınızla denemek içindir. Allah yolunda öldürülen kimseler, işte onların amellerini asla boşa çıkarmayacaktır.

5. Onları doğru yola iletecek ve durumlarını düzeltecektir.

6. Ve onları, kendilerine tanıttığı cennete koyacaktır.

7. Ey iman edenler! Eğer Allah’a yardım ederseniz, O da size yardım eder ve ayaklarınızı sabit kılar.

8. Ve inkar eden kimseler, artık onlara dökezleyip yüzüstü düşmek vardır. Onların amellerini boşa çıkarır.

9. İşte bu, Allah’ın indirdiği şeyi çirkin görmeleri sebebiyledir. O da onların amellerini boşa çıkardı.

10. Kendilerinden önceki kimselerin sonunun nasıl olduğuna, yeryüzünde dolaşıp da bakmadılar mı? Allah onları dumura uğrattı. İnkar edenler için de onun benzerleri vardır.

11. İşte bu, Allah’ın iman edenlerin dostu olması ve inkar edenlerin dostu olmaması sebebiyledir.

12. Muhakkak ki Allah, iman eden ve hayırlı işler yapan kimseleri, altından ırmaklar akan cennetler koyar. İnkar eden kimseler de (Dünya’dan) istifade ederler ve hayvanların yedikleri gibi yerler ve ateş, onlar için bir yerleşme yeridir.

13. Seni çıkaran şehrinden, kuvvetce daha şiddetli nice şehir gibisini, onları helak ettik de onlar için bir yardımcı da yoktu.

14. Halbuki, Rabbinden apaçık bir delil üzere olan kimse, amelinin kötülüğü kendisine süslenen kimse gibi midir? Onlar arzularına uymuşlardır.

15. Takva sahiplerine / Allah’a karşı gelmekten sakınanlara vaat edilen cennetin misali; Onda tuzlu / acı olmayan sudan ırmaklar ve tadı hiç değişmeyen sütten ırmaklar ve içenler için lezzetli şaraptan ırmaklar ve süzülmüş baldan ırmaklar ve onlar için onda, hepsinden (her türden) ürünler vardır ve Rablerinden de mağfiret / bağışlanma vardır. Şu kimse gibisi de vardır ki o, ateşte sürekli kalıcıdır ve kaynar sudan içirildi de bağırsakları parça parça kesildi.

16. Onlardan seni dinleyen kimseler, nihayet senin yanından çıktıkları zaman, kendilerine ilim verilenlere dediler ki: “Az önce ne dedi?” İşte onlar, Allah’ın kalpleri üzerine mühür vurduğu ve arzularına tabi olan kimselerdir.

17. Doğru yolu bulan kimselere, (Allah) onlara hidayeti arttırdı ve onlara takvalarını verdi.

18. Artık kendilerine ansızın gelecek olan kıyamet saatinden başkasını mı gözlüyorlar / bekliyorlar? Onun alametleri / işaretleri gelmiştir. Halbuki onlara geldiği zaman, onlar için hatırlamaları neye yarar?

19. O halde Allah’tan başka ilâh olmadığını bil ve günahın için ve iman eden erkekler için ve iman eden kadınlar için bağışlanma dile! Allah, dönüp dolaşacağınız yeri ve varıp ulaşacağınız yeri bilir.

20. İman edenler derler ki: “Bir sure indirilseydi, olmaz mıydı?” İçinde savaş zikredilen kesin hükümlü bir sure indirildiği zaman da, kalplerinde hastalık olanları, üzerine ölüm baygınlığı çökmüş bir bakışla, sana bakarken görürsün. Öyleyse (ölüm) onlara yakın olsun!

21. (Oysa onların vazifesi) itaat etmekti ve iyi sözdü. Sonra iş kesinleşince de Allah’a sadakat gösterselerdi, onlar için daha hayırlı olurdu.

22. Umulur ki (demek) siz, yüz çevirip geri dönerseniz / iş başına gelecek olursanız, yeryüzünde bozgunculuk çıkaracaksınız ve akrabalık bağlarınızı keseceksiniz, öyle mi?

23- İşte onlar, Allah’ın lanetlediği sonra da basiretlerini sağır ve kör ettiği kimselerdir.

24- Artık Kur’an’ı düşünmezler mi? Yoksa kalplerinin üzerinde kilitleri mi var?

25- Muhakkak ki doğru yol kendilerine açıkça belli olduktan sonra, arkaları üzere geri dönen kimseleri, şeytan onları, kötülüklerini güzel göstererek sürükleyip teşvik etti ve onları uzun emellere düşürdü.

26- İşte bu, onların Allah’ın indirdiğini beğenmeyen kimselere: “Bazı işlerde size itaat edeceğiz.” demeleri sebebiyledir. Allah onların sırlarını bilir.

27- Melekler onları vefat ettirdiğinde, onların yüzlerine ve arkalarına nasıl da vururlar!

28- İşte bu, onların Allah’ı öfkelendiren şeylere uymaları ve O’nun rızasını çirkin karşılamaları sebebiyledir. O da onların amellerini boşa çıkardı.

29- Yoksa kalplerinde hastalık olan kimseler, Allah’ın kinlerini hiç (açığa) çıkarmayacağını mı sandılar?

30- Eğer dileseydik, onları sana gösterirdik de simalarıyla elbette onları tanırdın. Andolsun ki, sen onları konuşma uslübundan tanırsın. Allah işlerinizi / amellerinizi bilir.

31- Andolsun ki, sizden cihad edenleri ve sabredenleri bilinceye kadar sizi deneyeceğiz ve haberlerinizi de deneyeceğiz.

32- Muhakkak ki inkar edenler ve Allah yolundan alıkoyanlar ve doğru yol kendilerine açıkça belli olduktan sonra, Resule muhalefet edip karşı gelenler, Allah’a hiç bir şeyde zarar veremeyeceklerdir. Allah onların işlerini boşa çıkaracaktır.

33- Ey iman edenler! Allah’a itaat edin ve Resule itaat edin ve amellerinizi iptal etmeyin!

34- Şüphesiz ki, inkâr eden ve Allah yolundan alıkoyan sonra da kâfirler olarak ölen kimseleri Allah, onları asla bağışlamayacaktır.

35- Öyleyse gevşemeyin ve üstün olduğunuz halde barışa çağırmayın! Allah sizinle beraberdir. Amellerinizi size asla eksiltmeyecektir.

36- Dünya hayatı ancak bir oyun ve eğlencedir. Eğer iman ederseniz ve sakınırsanız, size mükâfatlarınızı verir ve sizden mallarınızı istemez.

37- Eğer sizden onu isterse sonra da sizi zorlarsa, cimrilik edersiniz. Bu da sizin kinlerinizi ortaya çıkarır.

38- İşte sizler, Allah yolunda infak etmeye çağrılan kimselersiniz. Fakat sizden cimrilik eden var. Kim cimrilik ederse, ancak kendi nefsi hakkında cimrilik eder. Siz fakir olduğunuz halde, Allah zengindir. Eğer yüz çevirirseniz, yerinize başka bir kavim getirir. Sonra onlar sizin benzerleriniz olmazlar.

Kudret Uğurlu Eminsoy

Yönetici

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir