Hıristiyanlık’taki Paganizm’in izleri ve Noel Gerçeği

Bu günlerde Hristiyan inanışına göre Noel haftasında olduğumuzdan Noelle ilgili bazı bilgileri sizinle paylaşmak istediğimden bu yazıyı hazırlıyorum. Tek Tanrılı bir dinin nasıl bozulduğunu gözler önüne sermek ve en nihayette çok Tanrılı bir hale nasıl getirildiğini sergilemek istedim. Bunları yapmak için ise öylesine akademik bir çalışmaya da gerek yoktu. Her şey o kadar apaçık olarak ortada duruyordu ki sadece bunları alt alta yazmak kalıyordu.

Noel’in kelime manası nedir?

CNN’de yazıldığına göre Noel kelimesi Lâtince Natalis’ten geliyor. Doğumla ilgili demek oluyor. Kelimenin milattan öncesi de var. Çoğunlukta İsa aleyhisselam’ın doğumu olarak kutlanan dini bayramın adı olarak kullanılmaktadır. Gerçi İsa aleyhisselam’ın doğum tarihi kesin olarak bilinmemektedir ama Hristiyan dünyası, bazı mezhepler dışında, Noel’de, İsa’nın doğumunu yortu ile kutlar. Yortu demek bazı önemli dini olayların kutlanması için kilisenin belirlediği günlerdir. İlk Hristiyanlar döneminde, İsa’nın doğumunu kutlamak için özel bir gün yoktu. Noel kutlamaları çok sonraları başladı. Bu gibi konuların gündeme gelmesi Ms. 375 yılındaki İznik konsiliyle başlamıştır. Hristiyanlığın Roma devleti tarafından kabul edilmesiyle beraber Hristiyanlık resmi bir devlet dini haline gelmiştir. Ancak Roma Devleti, hiç bir zaman tek tanrılı bir Hristiyanlık dinini kabul etmemiştir. Eskilerden beri süre gelen pagan inançlarıyla birleştirip, topluma o şekilde servis yapmıştır. İşte bu kutlamanın da temelinde, Hristiyanlık öncesi dönemlerden gelen ve doğaya tapan çok tanrılı bir dini inanış olan pagan dinlerinden kalan izler vardır.

Noel hangi günlerde kutlanmaktadır?

Hristiyan dünyasında çoğunluk 25 Aralık tarihinde Noeli kutlar. Bazı mezhepler veya kiliseler farklı tarihlerde kutlasalar da 25 Aralık büyük çoğunluğun kutlama günüdür. Yukarıda noelin doğum ile ilgili olduğu ve İsa aleyhisselam’ın doğumunu kutlama olduğunu yazmıştık. Peki 25 Aralık tarihi de nereden çıktı? İsa aleyhisselam’ın doğum tarihi 1 Ocak değil mi?

Hakikatte İsa aleyhisselam’ın doğum tarihi kesin olarak bilinmemektedir. 1 Ocak da İsa’nın doğum günü değildir. İsa’nın doğum günü olarak kabul edilen farazi bir tarihtir. Madem sonradan kabul edilen bir tarih, o halde neden 25 Kasım değil de 25 Aralık kabul edilmiştir?

25 Aralık tarihinin kökeni nedir?

25 Aralık tarihi eski çok tanrılı paganizm inançlarına dayanmaktadır. Bu noktada paganizmin ne olduğuna bir göz atalım. Paganizm, zaman zaman Türkçe “putperestlik” sözcüğü ile aynı anlamda kullanılır fakat paganizm ve putperestlik farklı anlamları içerir. Farklı uygulama ve ibadetler içeren dinleri kapsayan geniş bir terimdir.” “Paganizm, batı dillerinde Latince paganus (kırsal) sözcüğünden türer. Özellikle Hıristiyanlıkta paganizm terimi, İbrahimî Dinlerin dışında kalan ruhani veya dinî öğreti ve doğa dinlerinin uygulama ve geleneklerini genel anlamda kapsar. Ezoterik-inisiyatik bir yoldur. Aslında paganizimde çok tanrılık, genel anlamda tek tanrıyı belirtir. Bu biraz anlaşılması zor bir olaydır. Determiniz ile alakalı görülebilir. Çoklukta tekliği görmek anlamındadır. Her şey tanrıdır der ve bu durumda neye bakarsan o senin tanrın olmuş olur. Böylece tanrılar çoğalır. Bu düşünce aynen hristiyanlığın üçlü teslis inancına yansımıştır. Baba- Oğul- Kutsal ruh üçlemesi temel inanç haline gelmiştir.

Elbetteki gerçek İsevilikte bu üçleme yoktur. Tek tanrılı semavi dinlerde tevhit inancı esastır. Yani birlemek. Allah’ın bir olduğuna ve O’ndan başka ilah olmadığına iman etmek tevhit inancıdır. Bu durumu şöyle kavrayabiliriz. “Her şey O’dur.” yerine tevhit inancında “Her şey O’ndandır.” denmektedir.

Aslında pagan dinlerinin temelinde, aynı Hristitanlıkta olduğu gibi tevhit inancı bulunur. Bunlar sonradan bozulmuştur. Bozulmuş dinlerin en güçlü bozulma sebebi Tanrı’nın ispat edilebilir hale getirilmesi olmuştur. Maddeleştirilen Tanrı motiflerinden en güçlülerinden birisi de “Güneş” olmuştur. Hindistan’da eski Hint mitolojisi, dünyanın yaratılışını güneşle açıklamaktadır. Vedizmin büyük tanrı üçlüsü güneşin izdüşümleridir.
Amerikan  Kızılderilileri Mayalar güneş merkezli inançlara sahipti. Buda güneş soyludur. Yahudi toplumunun Tanrısı’nın kendisiyle özdeş duruma getirildiği ‘BA’L’, aslında bir ‘Güneş Tanrısı’ydı. Kenanlılar onu Mezopotamya’dan almışlardı. Sümerler’de “ANU” Gök Tanrısı, “ŞAMAŞ” Güneş Tanrısıydı. Eski Mısır’da RA, güneş ve yaratılış tanrısıydı. İnanışa göre Mısır Firavunları hem RA’nın oğlu, hem de insan bedenine bürünmüş biçimiydi. Hattiler’de boğa, en büyük tanrı olan gök tanrısının simgesi idi. Hitit Kralları, kendilerini “Ben Güneşim” deyimi ile tanımlarlardı. Hitit  dini, çok tanrılı bir dindi. Hitit metinlerinde en çok adı geçen tanrılardan biri de “GÜNEŞ” tanrılarıydı. Helen (Eski Yunan)’de Baş Tanrı Zeus Gök Tanrısı, Apollon ise Güneş Tanrısıydı. Zerdüşt dini öncesi İran’ın güneş, adalet ve savaş tanrısı MİTRA idi.

MİTRA Kültü’nün Yunanistan ve Makedonya üzerinden Batı’ya yayılmasıyla MİTRA, Roma’da Işık Tanrısı Helios ile ilişkilendirildi. Bu inanç o kadar popüler oldu ki, Romalılar haftanın bir gününü Mitra onuruna “SUNDAY” (Sun=güneş, day=gün)  olarak adlandırdılar. Mitracılar, kurtarıcılarının göklerden yere indiğine, 12 yandaşı ile son yemeği paylaştığına, öldükten sonra yeniden canlandığına inanırlardı. Başlarına güneşi simgeleyen taç takan Roma İmparatorları, güneş tanrısının yeryüzündeki temsilcisi ve bedenleşmiş hali olarak kabul ediliyorlardı.

25 Aralık gerçekte bir halk kutlamasıdır. Kuzey yarım küresinde, 22 ya da 23 Aralık, yılın en kısa günüdür, kış dönümüdür. Putperestler, en kısa günü ya da kış dönümünü şölenlerle kutlarlardı. Karşılıklı armağanların verildiği eğlenceli bir kutlamaydı. 25 Aralık’ta bir mağarada doğduğuna inanılan Mitra’nın doğum günü, Roma’da şölenlerle kutlanıyordu. 25 Aralık, aynı zamanda, Roma’nın resmî dini kabul edilen Güneş Tanrısı “Sol İnvictus” un da doğum günüydü.

Zaman içerisinde Roma’daki olumsuz siyasi gelişmeler, Hristiyanlığın hızla yayılması ve artan çok sayıdaki dini inanışlar nedeniyle sosyal parçalanmalar acil birleştirici tedbirler almayı gerekli kıldı. İmparator 1 nci Consantinus de “Mağlup edilemeyen Güneş Kültü” ile “Mitra Kültü” nü Hıristiyanlıkla birleştirerek sentez oluşturdu. Böylece eskilerden kalan 25 Aralık kutlamaları Hıristiyanlığa meşruiyet kazandırmasıyla birlikte, NOEL (Hz. İsa’nın doğumu) kutlamalarına dönüştü. Doğum günü (Noel) için kullanılan bir diğer tanım olan Christmas’ın açılımı “Christ’s mass” şeklinde olup İsa’nın Ayini demektir. Böylece Hristiyanlık, pagan dinlerinin modernize edilmiş haline dönüştürülmüş oldu.

325 yılındaki İznik Konsülü’ünde pagan din adamları tarafından belirlenmiş, 25 Aralık tarihinin nedenine gelelim. İlginçtir ki 25 Aralık tarihi eski pagan dinlerinden kalma bir gelenektir. Şimdi şu bilgilere bir göz atalım.

Mısır Güneş tanrısı Ra, 25 Aralık’ta doğmuştur.
Frigya tanrısı Attis, 25 Aralık’ta doğmuştur.
Tanrıların anası Kibele, 25 Aralık’ta doğmuştur.
Mısır tanrıçası İsis, 25 Aralık’ta doğmuştur.
Mısır tanrısı Osiris, 25 Aralık’ta doğmuştur.
Mısır yeryüzü tanrıçası Nut, 25 Aralık’ta doğmuştur.
Mısır tanrısı Geb, 25 Aralık’ta doğmuştur.
Mısır tanrıçası Ma’at, 25 Aralık’ta doğmuştur.
Mısır tanrısı Amon, 25 Aralık’ta doğmuştur.
Yunan tanrısı Zeus, 25 Aralık’ta doğmuştur.
Yunan tanrısı Dionysos, 25 Aralık’ta doğmuştur.
Yunan tanrısı Apollo, 25 Aralık’ta doğmuştur.

Buradan da anlıyoruz ki Hristiyanlığın tüm kutsal günleri, hikayeleri ve inanç sistemleri pagan dinlerinden alınmış ve sadece uyarlanmıştır. Pagan dinleri, tanrıları ve efsaneleri, Mesih teması etrafında birleştirilmiştir.

Hristiyanlık adı altında birleştirilen Pagan gelenekleri

Eski Yunan tanrısı Dionysos 25 Aralık’ta doğmuştur ve şarap tanrısıdır. ”Suyu şaraba dönüştürmesiyle” bilinir. İlginç bir şekilde Mesih de, son akşam yemeğinde suyu şaraba dönüştürmüştür. Bu yüzden de Hristiyanlarca şarap kutsal içecek olarak kabul edilir.

Yine eski Yunan tanrıçası Mithra 25 Aralık’ta doğmuştur. Mithra güneş tanrısıdır. Kutsal ibadet ise günü pazar günüdür. Bildiğiniz üzere, Hristiyanların da kutsal ibadet günleri pazar günüdür. Ayrıca haftanın ilk günü olarak kabul ederler. Hristiyanlar pazar gününü Mesih’in doğduğu gün olduğunu ve ona inananların ilk kez pazar günü bir araya geldiklerini söylerler. Pazar’ı  ”tanrı’nın günü”  diye adlandırırlar. Pazar gününün anlamı ise çok daha ilginçtir; Pazar’ın İngilizcesi Sunday’ dir. Yani  ”güneş günü”.

Yine antik Roma’da paganlar, Mithra’nın doğum günü olan 25 Aralık’ta kutlama yaparlar, birbirlerine hediyeler verirler ve genelde hindi eti yerlerdi.

Antik çağlarda antik insanlar gök cisimleri ve hareketleri sonucunda zodyak adında bir burç haritası çıkarmışlardır. Ve bu haritada 12 burç vardır. Bu sebeple 12 sayısı antik efsanelerde ve mitolojilerde çok sık kendini gösterir. Yunan mitolojisinde 12 Olimposlu tanrı vardır. Yine Yunan mitolojisinde 12 Titan tanrı vardır. Hitit mitolojisinde 12 tanrı vardır. Antik İsrail’de 12 kavim vardır. Tevrat 12 kavme gönderilmiştir. Mısır mitolojisinde Ra’nın 12 ruhu ve 12 özel gücü vardır. Mısır tanrısı Horus’un 12 hizmetkarı vardır. Hitit mitolojisinde 12 Marduk gezegeninin dünyaya felaket getireceğine inanılır. Çin takvimi 12 hayvanlıdır. Hinduizm’de Buda’nın 12 öğrencisi vardır. Zeus’un toplam 12 çocuğu vardır. Herkül’ün yerine getirilmesi gereken 12 görevi vardır. Maya araştırmalarında 12 yıldız vardır. Yine mayalarda 12 gök tanrısı vardır.

Tüm bu mitolojik hikayelerde 12 sayısının geçmesinin sebebi, zodyak çaprazında 12 burç olmasıdır. Tabi modern bir pagan dini olan Hristiyanlıkta da 12 sayısına sıkça rastlanır. İsa’nın 12 havarisi vardır. İncil’de Kudüs’ün 12 kapısı olduğu ve bu kapıları 12 meleğin koruduğu söylenir. Meryem’in başındaki taçta 12 gül olduğu söylenir. Mesih’in ışığına kavuşmak için 12 yol vardır. Hristiyanların 12. gün bayramı adında kutlama günleri vardır.

Hristiyanlık içerisindeki Pagan inançları resimli açıklamaları

Güneş’in Sirius yıldızları üzerinde izlediği yol ise, aynı şekilde Hristiyanlıktan çok daha önce paganlar tarafından kutsal sayılmıştır. Güneş ve Sirius yıldızları 25 Aralık’ta gök yüzünde, en üst noktada buluşurlar. Bu şekil haçtır.

Mesih’in çarmıha gerildiği, 3 gün çarmıhta ölü kaldığı ve sonra dirildiği hikayesi de kati suretle paganizmden alınmış bir hikayenin uyarlamasıdır. 21 Aralık kış gün dönümüdür ve bu tarihle günler uzamaya başlar. Bu tarihe kadar Güneş güneye hareket eder, 21 Aralık’ta ise bu hareketi durdurur. 3 gün hareketsiz kalır ve 25 Aralık’ta kuzeye doğru hareket etmeye başlar. Güneş, geceye galip gelir. Aydınlık, karanlığı yener. Paganlar bunu  ”Güneş’in tekrar dirilişi”  olarak kutlarken, Hristiyanlar  ”Mesih’in tekrar dirilişi”  olarak kutlarlar. Ve bu kutlama yine pazar günü yapılır. (Sun-day) Bu sebeple tıpkı Hristiyanların Mesih’e atfettiği gibi, mitolojilerdeki sayısız tanrının 25 Aralık’ta doğduğuna inanılır.

Güney yarım kürede görülen hac takım yıldızı olarak bilinen crux takım yıldızı ismine şamil aynen bir hac şeklindedir. İlginçtir ki tam bu noktada 21 Aralık tarihinde bakıldığında Güneş hareketini durdurur ve tam 3 gün kaybolur. 25 Aralıkta ise ortaya çıkar ve hareketine devam eder. Elbette bu olaylar birer doğa olayıdır ve geçmişte insanlar tarafından mevsim dönüşümleri olarak bir vesile kabul edilerek kutlanmaktaydı. Sonradan simgeye dönüştürülmüş ve dini anlamlar yüklenmiştir. Hristiyanlıkta da İsa’nın 3 gün mağarada ölmüş olarak kalması ve 3 gün sonra da dirilmesi bu meseleye uyarlanmıştır.

Aslında haç işareti kullanımı oldukça eskiye dayanır. Tanrı Dagon ve başındaki haç

Yunan mitolojisindeki şarap tanrısı Dionysos

Yine Yunan tanrısı Dionysos ve elinde tuttuğu haç şeklindeki asa

En ilginci ise üzerinde Osiris ve Dionysos’un diğer isimleri olan Orfeus ve Bacchus yazan bu tablettir. İsa çarmıhına olan benzerliği görülmeye değerdir ;

Pagan dinlerini uyarlamak bununla da sınırlı kalmamış tabi ki

Sağdaki, Babil Güneş tanrısı Şamaş. Ortadaki nesne ise Güneş’tir.

Aynı sembole yine Hristiyan motiflerde de rastlanılır ;

Vatikan da Güneş’in kutsal yönetim merkezidir. Ve bu merkezde bir Güneş sembolü olması kaçınılmazdır.

Bu uyarlamalardan en önemlilerinden biri ise balık çağı uyarlamasıdır. Zodyak burçlar haritasına göre dünya şu an Balık burcundadır ve bu işarete Hristiyan dünyasında oldukça sık rastlanır

Babil tanrısı Dagon ve başında Balık Çağı’nı simgeleyen bir balık figürü.

Yine Dagon, balık şeklinde.


Dagon ve Balık şeklindeki başlığı..

Bu da Papa.

Buna benzer birçok balık simgesi Hristiyanlıkla iç içe geçmiştir

En ilginç olanı da misyonerler tarafından dağıtılan İncil’in üzerinde de olması

Güneş’ e ve gök cisimlerine tapan antik insanlar, Güneş ve yıldızları kişileştirmişlerdir.


Güneş teması

Güneş tanrısı Ra’nın kafasının üzerindeki Güneş

Horus ve arkasındaki Güneş

Aynı şekilde, İsa’yı tasvir eden tüm resimlerde İsa’nın kafasında bir Güneş figürü vardır

Yüce olan herkesi kafalarında Güneş ile tasvir etmişlerdir

Meryem ve İsa

İsa




Havariler

Üçlü teslis olan üçleme de karşımıza yine mitolojide çıkar

Osiris-Horus-İsis

Bu üçleme Hristiyanlığa da geçmiş, hatta inanç esası olmuştur.

Tanrı tektir.
Ve tanrı üçtür.
Aslında bu üçlü birdir.
Fakat bu üçünden birini kabul etmezsen imansız olursun.
İsa oğuldur.
Fakat İsa tanrıdır.
İsa hem tanrı, hem insandır.
Fakat tek kurtarıcı İsa’dır.
Havarilerin yazdıkları İnciller İsa’nın ayetleridir.
Fakat ayetler yalnızca tanrıdan gelirse ayet olurlar.

Çok tanrılı dinler, modernize edilmiş tek bir din olan Hristiyanlıkta birleştirilmiş, fakat çok tanrılı olma özelliklerini kaybetmemişlerdir.

Mısır tanrıçası İsis, bir tanrı olan Horus’u doğurduğu için  ”Tanrı annesi”dir.
Yunan mitolojisinde Alkmene, yarı tanrı olan Herkül’ü doğurduğu için  ”Tanrı annesi”dir.
Aynı mit Hristiyanlıkta  ”tanrı İsa’yı doğuran Meryem tanrı annesidir”  olarak karşımıza çıkar.

İsis-Horus, Mary-Jesus

Yine Mesih’in vaftiz edilmesi de eski Mısır mitolojisinden uyarlanmıştır. Mısır tanrısı Anubis, tanrı Horus’u 30 yaşında vaftiz etmiştir. Ve ilginçtir, tıpkı Vaftizci Yahya’nın İsa’yı 30 yaşında vaftiz etmesi ve İsa’nın 12 havarisi olması gibi, Horus’un da 12 özel hizmetkarı vardır.

Bulunan antik Roma’dan kalma yazıtlarda şöyle bir cümleye rastlanmıştır -“Benim bedenimi yemeyenler ve kanımı içmeyenler, böylece benimle birleşmeyenler kurtuluşa eremez.” Mithra yazıtları.

Bu inanç sistemi Hristiyanlığa  “Ekmek İsa’nın bedeni, şarap İsa’nın kanıdır, bu yüzden kutsaldır.”  olarak geçmiştir. Ve hala kiliselerde, pazar ayinlerinde ve kutsamalarda şarapla birlikte bisküvi veya ekmek yenilir. Kan içme ve et yeme olayı teması ise yamyamlara dayanır. Yamyamlar, medyumların ve tanrısal güce sahip insanların kanlarını içer ve etlerini yerlerdi. Bunun sebebi ise, kanını içtikleri ve etini yedikleri kişinin ruhlarını kendi içlerine aldıkları ve onların özelliklerine ve güçlerine sahip olacakları düşüncesidir. Bu inanç Mısır mitolojisine de geçmiş, tanrıların etini yemek ve kanını içmek, tanrısallaşmanın ve tanrı gücüne erişmenin anahtarı olarak görülmüştür.

İşte tüm bu sebeplerden dolayı Hristiyanlık semavi, ilahi, İbrahimi ve tek tanrılı bir din değildir. Zira içinde Allah’tan başka herhangi bir şeye tapınılan bir din, ilahi bir din olamaz. Tanrı üçtür diyen bir dinin, tek tanrılı dinler kategorisine girmesi de düşünülemez.

Faydalanılan kaynaklar: http://yakeka.blogspot.com/2014/12/hristiyanlk-mitoloji-ve-paganizm-2.html

Kudret Uğurlu Eminsoy

Yönetici

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir