Euzu billah yerine Esteuzu billah demek caiz midir?

Bir kardeşimiz sormuş. Euzu billah yerine Esteuzu billah demek caiz midir? 

Soru: Değerli Hocam, Nahl suresi 98. ayette geçen “festeiz billah” ifadesine binaen son zamanlarda bazı hocalarımız, “euzu billah” yerine “esteuzu billah” demeye başlandı. Bu fiili istifal babında söylemek yanlış olmaz mı? Euzu demek gerekmez mi? “esteuzu billah” ve “euzu billah” ifadelerinin tam olarak bire bir tercümesi nedir? Saygılarımla.

Değerli kardeşime sorusundan dolayı teşekkür ederim. Cevabını kendisine verdiğimiz gibi buraya da aktardık ki belki diğer kardeşlerimize de faydalı olur. Arapça’da fiiller bazı bablar içerisinde çekime uğrarlar ve değişik manalara kazanırlar. Bunlardan birisi de istifal babıdır ki bu bab ile yapılan çekimler fiile, istemek, dilemek manası katar. Fiilin başına elif, sin, te harflerinin getirilmesi ile yapılır. Bu bab içerisinde “esteuzu billah” şeklinde okumak şu manaya gelir. “Allah’tan bağışlanma dilerim / isterim” Böyle söylemek de hatalıdır. İstenilen anlamı vermemektedir. Bu nedenle “Euzu billah…” demek daha doğrudur. Sünnete ve Arapça gramer kurallarına uygun olan “Euzu billah…” demektir. Bu konudaki Diyanet İşleri Yüksek Kurulu Başkanlığının fetvası da aynı doğrultudadır.

Diyanet İşleri Yüksek Kurulu Başkanlığı’nın Cevabı:

İstiaze sigası içinde bulunan (اعوذ) “Eûzü” kelimesini (استعيذ) “Esteîzü” şeklinde okumak doğru değildir. Zira hadislerde (Ebu Davud, Salat, 126, H. No: 785, Tirmizi, Fedailu’l-Kur’an, 23, H.No: 3172) Hz. Peygamber (s.a.v.) Efendimizin okuduğu şekli tercih etmek esastır. Çünkü (اعوذ) lafzı, Allah Rasulü (s.a.v.) Efendimiz tarafından çok kullanılan ve nakledilen bir lafızdır. (İsmail KARAÇAM, Kur’an-ı Kerim’in Faziletleri ve Okunma Kaaideleri, Şamil Yay. İst. 1980, s.392-393) Ayrıca Hz. Peygamber (s.a.v.) Efendimizin “Esteîzü” (استعيذ) şeklinde okuduğuna dair güvenilir bir rivayete de ulaşılamamıştır.

Kıraat imamlarının ve fakihlerin çoğuna göre istiâze cümlesi, “eûzü billâhi mine’ş-şeytâni’r-racîm”dir (Müsned, VI, 394; Buhârî, “Bedʾü’l-ḫalḳ”, 11, “Edeb”, 76; Müslim, “Birr”, 109-110; Kurtubî, I, 86-87). Ancak “eûzü billâhi’s-semîi’l-alîmi mine’ş-şeytâni’r-racîm” cümlesiyle de kıraate başlamak câiz görülmüş, özellikle sabah namazının ardından yapılan tilâvetlerde bu kıraat bazı İslâm ülkelerinde gelenek halini almıştır. Bu geleneğin oluşmasında, sabah vakitlerinde Haşr sûresinin son üç âyetini sözü edilen istiâze ile başlayarak okumanın fazileti hakkında rivayet edilen hadisin etkili olduğu söylenebilir (Müsned, III, 50; V, 26; Ebû Dâvûd, “Ṣalât”, 123; Tirmizî, “Mevâḳīt”, 65, “Feżâʾilü’l-Ḳurʾân”, 22).

Bu hususun gerekçesi hakkında kıraat kitaplarından İbnü’l-Cezerî’nin en-Neşr Fi Kıraeti’l-Aşr” adlı eserde de şöyle denilmektedir:  “İmam Hamze’den rivayet edilen ” أَسْتَعِيذُ، وَنَسْتَعِيذُ، وَاسْتَعَذْتُ ” (esteîzü, nesteîzü, isteaztü) lafızları sahih değildir. Zira Arap dil bilginleri tarafından “Euzü”kelimesi, “Esteîzü” şeklinde okunduğu zaman “Euzü” kelimesinin anlamını tam olarak karşılamadığı belirtilmektedir. (İbnu’l-Cezerî, en-Neşr Fi Kıraeti’l-Aşr,  Neşr, Ali Muhammed ed-Debbağ, Mısır tsz. c.1, s.246-247; İlgili link de şöyledir: http://shamela.ws/browse.php/book-22642/page-255#page-254)

Kudret Uğurlu Eminsoy

Yönetici

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.