Allah’a karşı gelmekten sakın; kötülüğün arkasından iyilik yap ki onu yok etsin

Konu 33 Hadis 33: “Nerede olursan ol Allah’a karşı gelmekten sakın; yaptığın kötülüğün arkasından bir iyilik yap ki bu onu yok etsin. İnsanlara karşı güzel ahlakın gereğine göre davran.” hakkında

اِتَّقِ اللَّهَ حَـيْثُمَا كُنْتَ وَأتْبِـعِ السَّـيِّـئَةَ الْحَسَنَةَ تَمْحُهَا

وَخَالِقِ النَّاسَ بِخُلُقٍ حَسَنٍ

“Nerede olursan ol Allah’a karşı gelmekten sakın; yaptığın kötülüğün arkasından bir iyilik yap ki bu onu yok etsin. İnsanlara karşı güzel ahlakın gereğine göre davran.” Tirmizî, Birr, 55

Allah’a karşı gelmekten sakınmak, takva sahibi olmak demektir. Takva sahiplerine de müttaki denir. Allahu Subhane ve Teala Kur’an-ı Kerim’de müttakilerin özelliklerini şöyle belirtmektedir:

الم﴿١﴾ ذَلِكَ الْكِتَابُ لاَ رَيْبَ فِيهِ هُدًى لِّلْمُتَّقِينَ ﴿٢﴾ الَّذِينَ يُؤْمِنُونَ بِالْغَيْبِ وَيُقِيمُونَ الصَّلاةَ وَمِمَّا رَزَقْنَاهُمْ يُنفِقُونَ ﴿٣﴾ والَّذِينَ يُؤْمِنُونَ بِمَا أُنزِلَ إِلَيْكَ وَمَا أُنزِلَ مِن قَبْلِكَ وَبِالآخِرَةِ هُمْ يُوقِنُونَ ﴿٤﴾ أُوْلَئِكَ عَلَى هُدًى مِّن رَّبِّهِمْ وَأُوْلَئِكَ هُمُ الْمُفْلِحُونَ ﴿٥

1.Elif, Lam, Mim.
2.İşte o kitap ki kendisinde şüphe yoktur. Allah’a karşı gelmekten sakınanlar için yol göstericidir.
3.Onlar ki, gayba iman ederler ve namazı kılarlar ve onları rızıklandırdığımız şeylerden infak ederler / ihtiyaç sahiplerine verirler.
4.Ve onlar ki, sana indirilene ve senden önce indirilenlere îmân ederler ve onlar ahirete yakîn hasıl ederler / tam ve kesin bir bilgiyle kesin olarak inanırlar.
5.İşte onlar, Rab’lerinden bir hidayet üzeredirler ve işte onlar, onlar kurtuluşa erenlerdir.

Takva sahibi olmak Allah’tan korkmak anlamında ele alınmamalıdır. Allah’tan korkmak olarak değerlendirilse bile aslında bu korku olumlu bir korkudan ibarettir. Korku ile kendisine çeki düzen vermek ve ahiretteki hesaba şimdiden hazırlanmak manası vardır. Boşu boşuna bir korku yanlıştır. Eğer korku hayırlı iş yapılmasına mani olan, davranışları kilitleyen bir korku olursa olumsuzdur. Ancak burada bahsedilen korku saygıdan kaynaklanan bir korku olmalıdır ki bu da kişiyi tedbir almaya yöneltir. İşte takvalı olmak demek, saygıdan kaynaklanan bir korku ile, ilerde verilecek hesaba şimdiden hazırlıklı olarak tedbir almak demektir. Bu kapsamda Kur’an-ı Kerim’de de Allah müttakilerin özelliklerini sıralarken Dünya hayatında kulluk vazifelerini layıkıyla yerine getirmek olarak beyan etmektedir.

Müttakilerin özellikleri, gayba iman etmek, namaz kılmak, ihtiyaç sahiplerine infak etmek, kitaplara iman etmek, peygamberlere iman etmek, ahirete iman etmekolarak belirtilir. Buradan da maddi ve manevi veya dünyevi ve uhrevi kulluk vazifeleri anlaşılır.

Müttakilerden olmaya çalışmalıdır. Dünya işlerine layık olduğundan fazla değer vererek tüm vaktini boş işlere harcayıp da muflislerden olmamalıdır. Müttaki olan kimseler var ya işte onlar, gaibe inanırlar ve namazlarını kılarlar ve rızıklandırıldıkları şeyden yerli yerince dağıtırlar. Onlar öyle kimselerdir ki Kuran’a ve ondan önce gönderilmiş olana iman ederler ve ahirete de inanırlar. İşte bunlar Rablerinin doğru yolu üzerinde olanlardır. İşte bunlar kurtuluşa ermiş kişilerdir. O halde her Müslüman da müttakilerden olmaya gayret etmelidir. Dünya hayatını boş işlerle harcayıp, ahirette iflas eden müflislerden olmamalıdır.

Müslüman elbette ki bir insan olmanın gereği bazen yanlış yola sapabilir. Günah işleyebilir. Olgunlaşma yolunda, kemale erene kadar zaman zaman istemeden nefsine, şeytana ve kötü insanların vesveselerine kapılır ki hatalar yapar. Bir kula yakışan bu yolda yılmadan kamil hale gelmeye çalışmaktır. Allahu Teala kulların bu halini bildiğinden, onlara rahmet pınarlarından bir rahmet olmak üzere tövbe ile ve hayırlı işlere yönelmekle onları affedeceği müjdesini vermiştir. Çünkü Allah çok bağışlayandır.

قُلْ يَا عِبَادِيَ الَّذِينَ أَسْرَفُوا عَلَى أَنفُسِهِمْ لَا تَقْنَطُوا مِن رَّحْمَةِ اللَّهِ إِنَّ اللَّهَ يَغْفِرُ الذُّنُوبَ جَمِيعًا إِنَّهُ هُوَ الْغَفُورُ الرَّحِيمُ

“De ki: “Ey kendilerinin aleyhine aşırı giden kullarım! Allah’ın rahmetinden ümidinizi kesmeyin. Şüphesiz Allah, bütün günahları affeder. Çünkü O, çok bağışlayandır, çok merhamet edendir.” Zümer, 53

Tövbede asıl olan pişmanlık ve samimiyettir. Tövbe ettikten sonra da salih işler yapılmalıdır. Her günahın ardından hayırlı bir iş yapılırsa işlenen günaha karşılık gelir ve bağışlanmaya vesile olur.

Tüm bunlarla beraber bir Müslüman, güzel ahlakı ile herkese örnek olmalıdır. Güzel ahlak, İslam ahlakı demektir. Kur’an-ı Kerim ile gönderilen emir ve yasaklara göre bir hayat sürmek anlamına gelir ki buna en güzel örnek de Resulullah sallallahu aleyhi ve sellem’in hayatıdır. Resulullah sallallahu aleyhi ve sellem’in ahlakının ışığında ve Kur’an-ı Kerim’in rehberliğinde İslam ahlakı ile bezenmiş bir hayat sürmek hem dünya hem de ahiret saadetidir.

Yazımızı Resulullah sallallahu aleyhi ve sellem’in bir sözü ile bitirelim. Kalın sağlıcakla. Resulullah ışığınız, Kur’an rehberiniz olsun.

اَلإِسْلاَمُ حُسْنُ الْخُلُقِ

“İslâm, güzel ahlâktır.” Kenzü’l-Ummâl, 3/17, HadisNo: 5225

Kudret Uğurlu Eminsoy

Yönetici

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.