Muhammed Aleyhisselam’ın mucizeleri var mı?

Muhammed aleyhisselam’ın anlamak istediğimiz klasik manada mucizeleri yoktur. Mucize deyince sıra dışı, doğa kanunlarına aykırı fevkalade işlerin olması anlaşılmaktadır. Oysa ki imanın temelinde tevhit inancından sonra istenen husus, gaybi konuların Allah’a ait olduğunun bilinmesidir. Daha işin başında hataya düşülmemelidir. Kelime-i şahadette Muhammed aleyhisselam için Allah’ın kulu ve elçisidir denilmektedir. Bu da demektir ki mucize göstermek hiç bir kula ait değildir. Hayır işin aslı böyle değildir, mucize ancak Allah’a aittir. İman ise gaybi bilgileri tam bir teslimiyetle kalbi, akli, hissi ve ilmi olarak kabullenmek ve Allah’a görmeden teslim olmaktır. Aklı başında, ilim sahibi, hassas ve duygulu, temiz bir kalbe sahip kişiler yapacakları değerlendirmeler ile Allah’ın yolunu bulacaklar ve her hangi bir mucizeye ihtiyaç duymayacaklardır. Mucize istemek ancak inanmak istemeyenlerin inançsızlıklarına hazırladıkları kılıftan başka bir şey değildir.
Düşünün bir kişi her gün etrafındaki harikalara şahit olur. Bu şahitliği onu imana götürür. Tüm bu gördüklerinden, duyduklarından Allah’ın her an ayrı bir işte olduğu gerçeğini çok açık şekilde müşahade ederler. Elimizdeki Kuran’da yazılanlar işte bunlara işaret etmektedir. Kendisi başlı başına bir mucize olan Kuran, gökten haberler beklemekten ziyade kendi çalışmalarımızla Dünyamızı mamur etmemiz gerektiğini söyler. Çünkü artık Kuran ile ilim kapısı sonuna kadar açılmıştır. Artık uçmak için keramet göstermenize gerek yok, uçak var. Binersin ve uçarsın. Karada, denizde, havada dolaşırsın. Hepsinin vasıtaları var. O halde inanmak için mucizeye ne gerek var? Hayatın kendisi bir mucize değil mi? Doğmak, yaşamak, ölmek mucize isteyene apaçık bir mucize değil midir?
Ancak ne yazık ki bazı kardeşlerimiz hala akli düşünmenin çok uzağında olarak ilmi fakirliğin gölgesinde miskinliğe mübtelâ olmuşlar, sanki mucizeler ortaya koyarlarsa, Muhammed aleyhisselam’a üstünlük sağlayacaklarını sanmaktadırlar.  Hayır, hayır, böyle değil, Muhammed aleyhisselam’ın sizin üstünleştirme çabalarınıza ihtiyacı yoktur. Onun için Rabbinin kulu ve elçisi olması ona yeter.  Onun mükemmel ahlâk sahibi olması, Allah’a tam bir teslimiyetle teslim olması, insanlara bir rahmet ve bereket kapısı olması, Allah yolunda mücadele etmesi, ömrünce daima istikamet üzere yaşaması, asla Allah’ın yolundan dönmemesi, merhametli, bağışlayıcı, yumuşak olması, gerektiğinde Allah düşmanlarına karşı pek çetin olması kısaca insan gibi insan olması ona mucize olarak yeter. İyice bilin ki gerçek mucize veya keramet istikamet üzere olmaktır.
Üstünlük mucize gösterip göstermemekle ölçülmez. Üstünlük ancak takva iledir. Resulullah aleyhisselam da gerçekten takva sahibi olan bir kuldu. Öyleyse Allah’ın onu bir nebi, bir resul olarak seçmesi onun üstünlüğünün, en yüksek takva sahibi olmasının bir delili değil midir?
O halde bize düşen boş işlerle uğraşmamak ve Kuran’da Allah bize ne emretmişse bunlara göre yaşayıp, Allah’a layık takva sahibi kul olmaktır. Resulullah’ın mucizeleri gibi işlere kafa yoracağımıza, onun vasıtasıyla bize gönderilen Allah’ın kitabına sımsıkı sarılıp, Resulullah aleyhisselam’ı örnek alarak güzel ve hayırlı bir ömür sürmektir.
Allahu Teala Kuran-ı Kerim’de bu konularda şöyle buyurmaktadır:

İSRA, 59
“Mucizeler göndermekten bizi alıkoyan husus, öncekilerin onları yalanlamış olmasıdır. Semud’lulara, gözle görülebilen bir dişi deve vermiştik de ona zulmetmişlerdi. Oysa, biz mucizeleri yalnız korkutmak için göndeririz.”
ENAM, 35
“Eğer onların yüz çevirmesi sana ağır geldiyse, haydi (yapabilirsen) yerin içine (inebileceğin) bir delik, ya da göğe (çıkabileceğin) bir merdiven ara ki onlara bir mucize getiresin! Allah dileseydi elbette onları hidayet üzerinde toplardı. O halde cahillerden olma!”
ENBİYA, 5-6
“Hayır, dediler, (bu) karmakarışık hayallerdir; hayır onu uydurmuş; hayır o şairdir. (Eğer gerçekten peygamberse) öncekilerin (mucizelerle) gönderildikleri gibi o da bize bir mucize getirsin. Bundan önce helak ettiğimiz hiçbir kent(halkı) inanmamıştı, şimdi bunlar mı inanacaklar?”
RAD, 7
“İnkar edenler, “Rabbinden Muhammed`e bir mucize indirilmeli değil miydi?” derler. Sen ancak bir uyarıcısın ve her toplumun bir yol göstereni vardır.”
RAD, 27
“İnkar edenler, “Rabbinden Muhammed`e bir mucize indirilmeli değil miydi?” derler. De ki: “Doğrusu, Allah, dileyeni saptırır, kendisine yöneleni doğru yola iletir.”
YUNUS, 20
“Muhammed`e, Rabbinden bir mucize indirilmeli değil mi?” diyorlar. De ki: “Görünmeyen ancak Allah`a aittir, bekleyin, doğrusu, ben de sizinle beraber bekleyenlerdenim.”
ANKEBUT, 50
“İnkarcılar: “Ona Rabbinden mucizeler indirilmesi gerekmez miydi?” derler. De ki: “Mucizeler ancak Rabbimin katındadır. Doğrusu ben, sadece apaçık bir uyarıcıyım.”

Kudret Uğurlu Eminsoy

Yönetici

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.