SON DAKİKA

Kudret Uğurlu Eminsoy

Facebook zararları ve hesabı silme / kapatma

Konu ile ilgili söylenecek çok şey var. Ancak uzatıpta sizleri sıkmak istemedim. Belki ileride yazarım.Sonuç itibari ile, hoşça vakit geçirmek için nispeten güzel bir platform olsa da, hakkımda bu kadar çok şey öğrenmeye çalışması benim hiç hoşuma gitmiyor. O nedenle Facebook a hep şüphe ile yaklaştım, ve yaklaşmaya da devam edeceğim.

Facebook zararları ve hesabı silme / kapatma
Bu haber 23 Ocak 2018 - 7:38 'de eklendi ve 117 views kez görüntülendi.

Facebook hesabını dondurmak

Eğer Facebook hesabınızı tamamen silmek istemiyor ve bir süreliğine dondurmak istiyorsanız buraya tıklayınız. Bu linkte hesabınız silinmez, sadece bir süreliğine dondurulur. Bu süreye yine siz karar verebilirsiniz. Yani dondurma işleminin son bulması için hesabınıza giriş yapmanız yeterlidir. Ancak şifrenizi unutmayın yada unutsanız bile en azından mail adresinizi ve mail adresinizin şifresini unutmamanız gerekiyor. Mail adres ve şifresi olmadan maalesef hesabınıza hiç bir şekilde giriş yapamazsınız.

Facebook hesabını silmeye kesin kararlıysan okumaya devam et;

Ama yok ben hesabımı dondurmadan direk olarak silmek ve bir daha geri dönmek istemiyorum diyorsan yine sen bilirsin. Hesabını tamamen kesin ve kalıcı olarak silmek için aşağıdaki linke tıklayınız.
Facebook Hesap Silme Linki
Bu bağlantıya tıkladıktan sonra bir ekran açılacak. Oradaki talimatları takip ederek hesabınızı silebilirsiniz.

Facebook olumsuz yönleri

Şimdiye kadar hep iyi tarafları anlatıldı. Hakkında sayfalar dolusu makaleler yazıldı ve yazılmaya da devam ediyor. Bir çok kişi için bir hayat tarzı ve onsuz bir yaşam bile düşünemiyorlar. Milyonlarca kişinin açılış sayfası olmuş halde. Yani deyim yerinde ise tam bir çılgınlık. Neden mi bahsediyorum? Tabii ki facebook tan… Gelin hep iyi tarafları anlatılan bu “fenomen” in, olası tehlikelerine bir göz atalım. Atalım ve herşeyin o kadar basit olmadığını anlayalım.
Bilindiği gibi Facebook, tüm dünyada olduğu gibi, ülkemizde de en büyük sosyal çılgınlık. Çocukluk ve ya “ilkokul arkadaşını bul” sloganı ile hayatımıza giren, ülkemiz insanı tarafından merak edilen ve iyice araştırmadan her türlü bilgimizi paylaştığımız bir platform oldu. Oldu da ne oldu? Şimdiye kadar hep olumlu tarafları anlatıldı. Peki acaba hep öyle mi? Gelin beraber irdeleyelim…
Şimdi öncelikle merak ettiğim husus şu: Bilmem kaç sene öncesinde küçücük bir çocuk olarak bıraktığınız ilkokul arkadaşınızı, yıllar sonra bulacaksınız da ne olacak? Hadi buldunuz diyelim, dediğim gibi, siz onu çocuk olarak bırakmıştınız, yıllar sonra kelli felli bir adam olarak veya çoluklu çocuklu bir kadın olarak karşınıza çıkıverecek. Sonra? Sonrası için türlü senaryolar yazılabilir. Ancak şahsen ben, ne ilkokul arkadaşımı bulmak isterim, ne de hayalimde tatlı bir çocukluk anısı olarak kalan bu anıları günümüze taşıyarak kirletmek isterim. Bunca yıl beni bulmayan kişinin, artık bulmasına gerek yok diye düşünüyorum. Çünkü bunca yıl, o kişiye ihtiyaç duymadan hayatımı idame ettirdi isem, zaten bulmaya gerek te yoktur. Mevcut arkadaşlarıma sahip çıkmak daha akıllıca.
Günümüz insanının zaten internet ile tanışıklıkları çok eskiye dayanmıyor. Yeni nesil, bilgisayar ve internete nispeten daha hakim ancak gelebilecek tehlikeler hakkında nerede ise bi-haber diyebiliriz. Buna birde orta yaşı geçmiş teyzeler-amcalar ı katarsak, hemen herşey fütursuzca paylaşılıyor. Ne var bunda dediğinizi duyar gibiyim. Paylaşan elbetteki art niyetsiz paylaşıyor. Buna elbetteki bir lafımız yok. Ancak art niyetsiz olarak paylaştığınız bu tarz kişisel materyallerin başınıza ne gibi sorunlar açabileceğini bilseydiniz, emin olun paylaşmazdınız.
Ben prensip olarak facebook sayfamda sadece blogumda yazdığım makaleleri paylaşırım. Onun harici bir paylaşımda bulunmam. Kişisel facebook hesabım ise, sadece “var mı? var” demek içindir. Prensip olarak bir fotoğrafımı veya videomu paylaşmadığım gibi, herhangi bir arkadaşımın albümünde etiketlenmeyi de reddederim. Ve çok da haksız sayılmam. Bugün bir forumda bir arkdaşın yazdıklarını okuyunca da, zamanında ne kadar doğru bir karar aldığımı anlamış oldum.
Olay şu; bu arkadaşın kız arkadaşının facebook ta yayınladığı fotoğraflar, bir şekilde birilerinin eline geçiyor. Fotoğraflar elbetteki “normal” fotolar. Ancak fotoğrafları eline geçiren kişiler, oluşturmuş oldukları, “başka amaçlara hitap eden” sayfalarda paylaşmışlar. Hem mevcut hallerini, hem de photoshop ile düzenlenmiş hallerini. Ve altına yazılan “sapıkça” yorumları görseydiniz, emin olun mideniz kalkardı. Dünyada ne çeşit türlü sapıklar varmış… Dolayısı ile arkadaşımızın kız arkadaşı bunalıma girmiş halde. Facebook’ a şikayet etsen ne yazar ki? Bir çok arama motorunda imlenmiş vaziyette. Umarım fotoğraf paylaşımında sizleri neden uyardığımı anlamışsınızdır… Eğer paylaşırsanızda gizlilik ayarlarınızı titizlikle oluşturmanızı öneririm. Hoş, gizlilik ayarı denen şey bir fasa-fiso olsa da…
Bilmem farkındamısınız? Facebook giderek sexbook oluyor. Bir gazete, zamanında konu ile ilgili yaptığı bir haberde “Facebook’ta tanışalım, messenger’de kaynaşalım, sonra telefonlarımızı alalım ve buluşalım” şeklinde başlayıp ilerliyor işler…” değerlendirmesinde bulunmuştu. Bugün, bu tarz sapkınca açılan grupları gördükçe ve duydukça, bu değerlendirmenin ne kadar da doğru olduğunu anlıyoruz.
Durun, daha bitmedi… Facebook geçenlerde yaptığı bir açıklamada, 50 milyondan fazla üyesinin kişisel bilgilerini, reklam şirketlerine satabileceğini duyurdu. Bu ne demek biliyormusunuz? Ne demek olduğunu tahmin etmişsinizdir. Uzun-uzun anlatmaya gerek yok.
Gelelim paylaştığımız bilgilere. Doğum tarihimizi paylaşıyor muyuz? Evet… Yaşadığımız yeri, çalıştığımız şirketi, ana-babamızı, kardeşimizi? Evet… Dayımızı? Evet… Bayansak kızlık soyadımızı? Evet… Şimdi gelelim bankacılık sistemine? Herhangi bir işlemde veya bir sorunda, bizlerden kimlik doğrulaması için hangi bilgiler isteniyor bir düşünün… Umarım ne demek istediğimi anlamışsınızdır. Art niyetli birisi olsam; dayınızın soyadından veya annenizin profil oluştururken yazdığı kızlık soyadından ve doğum tarihinizden ben ihtiyacım olan bilgileri zaten elde ettim. Geriye oyunu tezgaha koymak kalıyor.
Bir uyarım da, kendilerini özgür! hisseden ve her türlü muhteşem fikirlerini! fütursuzca paylaşan genç arkadaşlarımıza. Herhangi bir işyerine başvuru yaptığınızda, sizi nasıl araştırıyorlar sanıyorsunuz? Google amcaya isminizi veriyorlar ve hooop, karşılarına Facebook hesabınız çıkıveriyor. Burdan da kişiliğiniz, hobileriniz, neler yaptığınız, hangi konu hakkında hangi düşüncede olduğunuz bütün çıplaklığıyla çıkıyor meydana…
Eminim ki yukarıda yazdıklarımı okuyanlar, girmiş oldukları bilgileri değiştirme veya silme yoluna gideceklerdir. Hemen belirteyim ki artık çok geç. Çünkü veritabanına işlendi ve değiştirip silseniz bile o bilgiler yenileri ile birlikte veritabanında saklanıyor. Bazı kişilerde kişisel bilgilerin paylaşılması durumunda dava açabileceklerini düşünüyorlardır. Bunun için de çok geç. Acaba kaçınız üye olurken onayladığınız üyelik sözleşmesini okudunuz? Evet, bu sözleşmede maalesef ki bilgilerinizin paylaşılmasını kabul ettiniz… Peki ne yapabiliriz? Facebook kullanım koşullarına göre yapılacak tek şey Facebooktan kurtulmak. Yani hesabı silmek. Ancak bu durumda da, “makul bir süre” bilgiler kayıtlı kalacak ve sonrasında silinecektir deniliyor.
Geçenlerde bir sitede>>> okuduklarım karşısında hayrete düşmedimdesem yeridir. Son yıllarda boşanma davalarının sayılarının arttığı zaten bilinen bir gerçek. Ancak sebepler konusuna gelince, facebook hatrı sayılır bir ivme kazanmış. Ve bu davaların nerede ise %80 inde, facebooktaki mesaj ve resimler aldatma delili olarak gösterilmiş. Yine zaman zaman da olsa, facebook yüzünden işlenen cinayet haberlerini okuyoruz, görüyoruz. Acaba bunda “ilkokul arkadaşlarını bulmanın etkisi varmıdır?” diye düşünmeden edemedim. Siz ne dersiniz?
Konu ile ilgili söylenecek çok şey var. Ancak uzatıpta sizleri sıkmak istemedim. Belki ileride yazarım.Sonuç itibari ile, hoşça vakit geçirmek için nispeten güzel bir platform olsa da, hakkımda bu kadar çok şey öğrenmeye çalışması benim hiç hoşuma gitmiyor. O nedenle Facebook a hep şüphe ile yaklaştım, ve yaklaşmaya da devam edeceğim.
Kaynak: https://burakveelif.com/genel/618-facebookun-zararlari-gittikce-buyuyor.html

POPÜLER FOTO GALERİLER
SON DAKİKA HABERLERİ
İLGİLİ HABERLER