ankara escort izmir escort antalya escort eskişehir escort adana escort
Kandil Müslümanları mı olduk? – kudretuğurlueminsoy

Kandil Müslümanları mı olduk?

Günümüzde uyguladığımız dini kuralların geneline baktığımda içime sinmeyen ilginç bir durumla karşılaşıyorum. Din adına ön plana çıkartılmış ibadetlerin maalesef pek çoğunun nafilelerden oluşması beni ürkütüyor. Konuyu anlatabilmek için kısa bir giriş bilgisi verelim.
Dinimiz de efali mükellefin denilen yani sorumlu olduğumuz işler 8 adet olarak tasnif edilmiştir. Bunlar. Farz, Vacip, Sünnet, Müstehab, Mübah, Haram, Mekruh, Müfsit’tir. Bu işler kendi aralarında protokol sırasına sahiptir. Bizlere bu işi veren makama göre protokol sırası oluşturulur. Yani Farz Allah’ın emridir. Bu nedenle birinci sıraya gelir. Sünnet peygamberin emridir. Bu sebeple de farzlardan sonra gelir. Böyle olunca sünnet işler, farz emirlerin önüne geçemezler. Önce farz ibadetler yapılacak, sonrasında sünnetler uygulanacaktır.
Haram Allah’ın yasağıdır. Mekruh emirler ise peygambere aittir. Bu nedenle haramlardan kaçınmak her zaman mekruhlardan kaçınmaktan daha öncelikli olmalıdır.
İşte benim dikkatimi çeken konu da tam olarak budur. Maalesef önümüze servis edilen din, önceliklerin değiştirildiği ve bizi farz ve haramlara karşı ilgisiz kılacak tarzda bir ara yemek ziyafeti cinsindendir.
Müstehab kabul edilen kandil gecelerini ihya etmek toplumumuzda o kadar şişirilip medyatik yapılmaktadır ki bizler de kandil gecelerine hakkından fazla değer vererek bu gecelerde camileri dolduruyor ve yine mevlit denilen bir şiiri dinleyerek Allah’a olan vazifelerimizi güya yerine getirmiş gibi evlerimize dönüyoruz. Böylece bir çeşit kandil müslümanları oluyoruz. Ertesi gün ise kandil olmadığı için bir sonraki kandile kadar her zaman yaptığımız gibi Dünya hayatına balıklama dalıyoruz. Sanki kandil gecesinden sonraki gece Allah’ın gecesi değilmiş gibi yalnızca bu gecelerde ibadet edilmesi emredilmiş gibi nafileler ile uğraşmaktan Farz ve Haramları unutuyoruz veya daha doğrusu unutturuluyoruz.
Dürüst olmak, ahlaklı olmak, farz ve haram emirlere uymak, dine uygun yaşamak sanki sadece o gün ve gecelere mahsusmuş gibi o günlerde dindarlığımız ortaya çıkıyor ve sonra da ortadan kayboluyor. Bir başka örnek daha vereyim. Cuma günleri. Hayatımızda ne kadar da önemli bir yer tutar. Cuma oldumu bir birimize kutlama mesajları yollarız. Hem de bu konuyu meslek haline getiren bazı cuma mesajcılarının hazırladığı mesajlarla. Bazılarımız yalnızca Cuma namazına gider ve çok şükür cumalarımı hiç kaçırmam diyerek de övünür. Yani cumalar mübarek de perşembeler lanetli mi? Kişi cuma günü ölse Ne mübarek adammış bak cuma öldü deriz veya Ramazan ayında ölmüş olsa veya kandil vb. gecelerde. Peki Resulullah aleyhisselam niye cuma günü, ramazan ayında hatta kadir gecesinde ölmedi? Hiç alakasız bir şekilde pazartesi günü vefat etti. Bu şekilde düşünmemizin sebebi çok basit. Bize bu düşünce hapını yutturup duruyorlar ve biz artık onların istedikleri gibi düşünmeye başlıyoruz. Peki kim bunlar?
Bunlar seni sosyal, ekonomik, kültürel, siyasi olarak sömüren, tüm emeğini çalan şeytanın uşakları olan hırsızlardır. Seni kandillerle kandırıp, sana bir taraftan kandil simidi dağıttırırken, bu çıkarcı para babaları müslüman ülkelerde at koşturup bir bir işgal ediyor, kardeşlerimizi öldürüyor, onları sömürüyorlar. Yer üstü ve yer altı kaynaklarımızı çalıyorlar. Petrolümüzü kendileri için kullanıyorlar. Emeğini bankalara hapsedip, alın terini faiz ile hiç ediyorlar. Emri Maruf, nehyi anil münker gibi, Hakkı, adaleti Dünyaya hakim kılmak gibi, Bilimsel araştırmalar yapmak gibi, mazlumu korumak, zalimi yok etmek gibi daha üstün farzlar varken müstehab olan bir mevlüt okumayı veya dinlemeyi din saymak ne kadar da cahilliktir.
O halde öncelikle dinimizi temiz kaynaklardan öğreneceğiz. Sorumlu olduğumuz işler nelerdir? Hangisini Allah emretmiş? Hangisi nafile ibadetlerdir? İyice bileceğiz. Sonrasında asıl bize lazım olan işlerin peşinden koşacağız.
Bir tarafta aç ve açıkta kalmış, evsiz ve yurtsuz yardım edin diye haykıran kardeşin dururken sen aşura günü diye kase kase aşureler yapıp karnı toklara dağıtmayacaksın. Bunun parasını yardıma muhtaç kardeşlerine göndereceksin.
Lazım olan ne ise onu yapmak, Allah’ın rızasını cezbeder. Boş işlerle oyalanarak dini görevlerini yerine getirdiğini düşünmek ancak cahillerin işidir. Müslüman ise cahil değildir. O halde uykudan uyan ve yapman gereken ne ise onu yap.
Sevgi ışığınız, kalbiniz rehberiniz olsun.

Kudret Uğurlu Eminsoy

Yönetici

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

ankara escort izmir escort antalya escort eskişehir escort adana escort