SON DAKİKA

Kudret Uğurlu Eminsoy
Kamil Borucu

Sonsuz Olanı Çerçeveleyebilir misin?

Sonsuz Olanı Çerçeveleyebilir misin?
Bu haber 15 Eylül 2017 - 3:43 'de eklendi ve 165 views kez görüntülendi.

SONSUZ OLANI ÇERÇEVELEYEBİLİR MİSİN?

Ey Âşık, aşkın sarhoşluğunda, sonsuzluk ile kucaklaşmak mı istediğin, yoksa varlık sanılanın uyanıklığında, nefsin ile bir zaman oyalanmak mı? Gerçek sandıkların ya senin zannettiğin gibi değillerse? Bildiğini düşündüğün ne varsa belki de yalnızca bir aldanmaca ve bu dünya hayatı belki de sadece bir köşe kapmaca. Sonsuzluğu resmeden sanatçı, bulunabilir mi hiç hayallerinde? Sen çerçevelemek istersin mutlak olanı, onun ufkunu kuşatabilir mi hiç rüyaların? Uyan artık uykularından uyanabilirsen, ayıl artık sarhoşluktan ayılabilirsen. Bu gördüğün yol gördüğün gibi değil, görmen bile sen denilenin elinde değil. Gören kim göz mü? Yoksa gözün ardındaki öz mü? Göz dersen körlenirsin, öz dersen sözlenirsin. Karanlıkta göz nasıl görsün ışık olmadan, ışık nasıl parlasın kudret olmadan. Karanlıkta sensin, ışıkta sen. Hepsiyle cami olmuş olansın sen. Canı da O’ndan, kıyamı da O’ndan, varlık ışığının kudreti Hak’tan olansın sen. Anlamak için bu laftan, kaldırırsan kendini aradan, geriye kalır sadece yaradan.
NASIL BAKARSAN ÖYLE GÖRÜRSÜN
Ey Âşık, ne ile bakarsan onunla görürsün, nasıl bakarsan da öyle görürsün. Hayal ile bakarsan hayali, hakikat ile bakarsan da hakikati görürsün. Hakikat, hakikat aynasında görünür, cahil olan ancak fani varlığıyla övünür. Geç fanilikten, varlığı fena’da bul. Fenafillâh olmadıkça ne görsen hepsi birer avuntudur. Görmez misin? Sende ne varsa, hepsi birer ölümlüdür. Baki olansa ancak O’dur ve O’dur ancak tek olan. Fena’da kaybolan ve beka’da O’nunla var olansa sensin a güzel âşık. Bundan öteye ise kalmaz ben’den başka zamir, ne söz anlatabilir bunu, ne de ney ile semada dönen şalamar. Bidayette ve nihayette her söz, her iş O’na aittir.
SEN YİNE DE MAŞUKA SIR OL, TEVHİDE HAFİ; AŞK İLE AHFADA VUSLAT, ÂŞIKSAN SANA KÂFİ
NE İSTİYORSAN SEN O’SUN
Ey Âşık, Asıl güzel olan rengârenk olmaktır. Onca renk çokluğunda bir bütünü görebilmek ve bu çokluğun üstünde, her parçaya birebir, önyargısız, Mevlana bakışıyla bakabilmektir. İçindeki doluluk seni üzmesin. Teklik alenen ortadayken bunca ikilikler neden? Diye sorma. Bu karmaşa yoldan çıkanların hasret acısıdır. Neden bunları yaşıyoruz? Bunca sıkıntıyı neden çekiyoruz? Bu ayrılık gayrilik neden? Diye sorma. Öncelikle sıkıntı dediğin şeylere iki taraftan bakmalısın. Birincisi Tekâmül için. Diğeri de kendi tercihlerini özgürce yaşaman için. Bunların farkına varıp, senin için seçilen hayattan razı olman lazım. Ayrılık gayrilik meselesi ise kendini henüz keşfedemediğinden kaynaklanıyor. Başına gelenlerin sebebi Allah’ın yolundan ayrılmandır. Aslında başına bir şey de gelmiyor zaten. Bunlar senin tercihlerindir. Hayatın kendi tercihlerinin bütünüdür. Gerçekte reçeten çoktan yazılmış. Sana düşen buna göre tercihlerini belirlemek. Yani ne istiyorsan o’sun sen.
Sırtını dönersen Hakka el olursun
Yüzünü dönersen Hakka kul olursun
Hak yolda yürüyen bir adem olursan
Hakka vesile olan bir el olursun
AKLINLA DÜNYAYI, AŞKINLA DA AHİRETİ YAŞA
Ey Âşık, bunu nasıl başarabilirim? Diye sorarsın. Sana verilene razı olacaksın. Ağzına konan biberondan sütünü içerken gülümseyecek ve hayatın tadını çıkaracaksın. Memnuniyetinle şükür halinde olacaksın. Ağlamak, sızlanmak gücünü azaltmaktan başka ne işine yarıyor? Yumuşamalı ve dünya ile ahiret dengesini kurabilmelisin. Yumuşamak herkese boyun eğmek demek değildir. Yerine göre hareket etmek en güzelidir. Bu dengeyi kuramam diye korkma. Elbette kurabilirsin. Sadece aklınla dünyayı yaşa, aşkınla da ahireti yaşa.
Sevgi ışığınız, kalbiniz rehberiniz olsun.
POPÜLER FOTO GALERİLER
SON DAKİKA HABERLERİ
İLGİLİ HABERLER